İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "Türkiye aydınlanıyor, Türkiye normalleşiyor. Türkiye gerçek demokratik bir ülke haline geliyor. Biz bu konuda kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz" dedi.
Atalay, AK Parti Genel Merkezi'nin Küçükçekmece Evlendirme Dairesi'nde düzenlediği "Türkiye Buluşmaları" adlı programda yaptığı konuşmada, bu program kapsamında bütün bakanların, parti üst yöneticilerinin ve milletvekillerinin hafta sonları Türkiye'yi gezdiğini söyledi.
AK Parti'nin her an toplumun içinde vatandaşlarla birlikte, onların arasında olmayı tercih ettiğini kaydeden Atalay, mümkün olabildiğince her il ve ilçeye mutlaka gittiklerini vurguladı.
Bakan Atalay, AK Parti'nin en büyük hedeflerinden birisinin ülkenin demokratikleşmesi olduğunu, Türkiye'nin demokrasi açığını kapatmayı misyon edindiklerini anlattı.
Atalay, Amerika'da 2001 yılında yaşanan terör olayından sonra demokraside bir daralma olduğunu, adeta terörün karşı özgürlüklerin kısıtlanması yönünde kullanıldığı belirtti.
Türkiye'de 2002 yılında iktidar olduktan sonra demokrasi ve özgürlükleri teröre feda etmeyeceklerini, terör bahanesiyle insan haklarını kısıtlamayacaklarını belirttikleri kaydeden Atalay, bunu da hassasiyetle uyguladıklarını söyledi.
Atalay, bu yolda ilk icraatlarının olağanüstü halin kaldırılması olduğunu anlatarak "Olağanüstü hal, hukuk sisteminin uygulanmasının biraz kenara atılması, askıya alınmasıdır. Demokrasinin durduğu, insan hakları konusunun ikinci plana itildiği, güvenlik gerekçesinin birinci plana geldiği bir uygulamadır. O döneme ait herkesin acı hatıraları vardır. O günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine çokça kararlar veriliyordu. Türkiye işkencenin olduğu, insan haklarının olmadığı, sürekli insanlara kötü muamele,
işkence edilen bir ülke olarak anılıyordu. İşte olağanüstü hal bunları çağrıştırıyordu. AK Parti olarak 'Türkiye'de karanlık bir şey kalmayacak' dedik. Şimdi bunların nasıl adım adım yürüdüğünü görüyoruz" ifadelerini kullandı.
AK Parti'nin göreve geldiğinde "Türkiye'de faili meçhullerin olmayacağını, insan haklarının ihlal edilmeyeceğini,
işkence ve kötü muamele olmayacağını ve her şeyin şeffaflaşacağı"nı söylediğini kaydeden Atalay, o günden bugüne bu çizgi üzerinde yürüdüklerini belirtti.
"İşkenceye sıfır tolerans"Kendi dönemlerinde
faili meçhul cinayetlerin yaşanmadığını ifade eden Atalay, "Bırakın kendi dönemimizde olmasını, geçmiş dönemlerde olanları aydınlatıyoruz. Şu anda o karanlık dosyaların hepsini açıyoruz ve bunlar bir bir açılacak. Türkiye aydınlanıyor. Türkiye normalleşiyor. Türkiye gerçek demokratik bir ülke haline geliyor. Biz bu konuda kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Şimdi olağanüstü halin yanında, Devlet Güvenlik Mahkemeleri diye bir yargı türü vardı. Olağanüstü dönemlerin yargı sistemiydi. İstisnai bir sistemdi, normal değildi. Demokratik değildi. Bu mahkemeleri yine bizim dönemimizde kaldırdık. Özellikle de işkencenin ve kötü muamelenin önlenmesiyle ilgili olağanüstü tedbirler aldık. Biz bunları bırakın bir vatandaşımıza, hiç bir insana layık görmüyoruz. İnsan azizdir, insanların hataları varsa onun cezasını verecek hukuk sistemi vardır. İşkence ve kötü muamele suçlu suçsuz hiçbir insana yapılamaz. İşkenceye sıfır tolerans ilkesi getirdik" dedi.
Demokratikleşmenin en önemli ilkelerinden birinin şeffaflık olduğunu bildiren Atalay, vatandaşın olup biten her şeyi öğrendiği yerde demokrasiden bahsedilebileceğini vurguladı.
Danıştay saldırı59. hükümet döneminde Danıştay'a bir saldırı yapıldığını ve bir yüksek hakimin yaşamını yitirdiğini anımsatan Atalay, olay sonucunda hükümete karşı büyük bir feryadın koptuğunu anlattı.
Hükümetin adeta taziye ziyaretine gidemediğini, camiye cenaze törenine giden bakanlara çirkin saldırılar yapıldığını söyleyen Atalay, "Şimdi Danıştay saldırısını kim yaptırmış? Hükümet mi yaptırmış? Hükümetin mi sorumluluğunda? Şimdi kimin yaptırdığı açığa çıktı değil mi? İstanbul'da Silivri'de özel bir mahkeme kuruldu. Ve orada büyük bir yargılama var. İşte şimdi Danıştay saldırısı onun içinde. Danıştay'da hakimi katleden kişi de, diğer suçlular da şimdi Silivri'de. O komploların, o karanlık oyunların içinde bunun nasıl yapıldığı şimdi orada soruşturuluyor. Yani o günlerde çok özel olarak kurgulanmış Danıştay saldırısı '
Ergenekon' dosyası içinde Silivri'de yargılanıyor. Kimin yaptırdığı da ortaya çıktı" diye konuştu.
Türkiye'de artık kalıcı şekilde bu olayların yaşanmayacağını, demokratikleşme çabalarının da özellikle bunun için olduğunu belirten Atalay, "Bu çabaların sonunda Türkiye, gerçek bir demokratik ülke, demokratik toplum oluyor. Vatandaşın verdiği oyun değeri artık daha çok açığa çıkacak. Bundan sonra artık kolay kolay olağanüstü dönemler olmayacak. Vatandaşın sandığa giderek vereceği oy, bu ülkenin kaderini belirleyecek. Demokrasi denilince biz milletin dediği olur diyoruz. Millet ne diyorsa, o olacak. Karanlık oyunlar inşallah bundan sonra olmayacak" dedi.
Atalay, Türkiye'nin gerçekten büyük bir değişim geçirdiğini, bazen içinde yaşayanların bu değişimi tam takdir edemediğini, ama bu değişimi tarihin yazacağını söyledi.
Türkiye'de şu anda olup bitenlerin bazen insanlara fazla abartılı, birazcık gergin, istisnai gelişmeler gibi gözükebileceğini vurgulayan Atalay, bu yaşananları "Türkiye normalleşiyor" şeklinde diye değerlendirdiklerini belirtti.
Atalay, Türkiye'nin artık demokrasinin tam işlediği, vatandaşların her şeyi bildiği ve olağanüstülüklerin olmayacağı bir döneme doğru gittiğini, bunun yanında ülkenin büyüdüğünü, geliştiğini, güçlendiğini ve dünyanın önemli seçkin ülkelerinden biri haline geldiğini kaydetti.
Türkiye'nin bugün dünyanın önemli ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Atalay, "Türkiye bölgesinde lider, çevresinde neresinde bir sorun varsa, orada müdahil ve dünyanın etkili, güçlü ve ekonomisi 16. sırada yer alan bir ülke. AK Partililer olarak, Türkiye'nin bu gelişmesinde katkımız olduğu için, bunlarda rol oynadığımız için çok mutluyuz. Bunu Allah'ın bir lütfu diye sayıyoruz. Türkiye'nin gelişmesinde, huzur bulmasında rol alan kişileriz" diye konuştu.