"Balyoz Darbe Planı" davasında haklarında yakalama emri çıkarılan 102 sanıktan eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, Bodrum Havaalanı'nda gözaltına alındı. Doğan, İstanbul'a getirildikten sonra sağlık kontrolünden geçti, "yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlığı" nedeniyle Siyami Ersek Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Bodrum'daki villasında bir süredir
tatil yapan
emekli Orgeneral Çetin Doğan, "Balyoz" davasına bakan İstanbul özel yetkili 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nin cuma günü verdiği yakalama kararı üzerine, İstanbul'a gelmek için Bodrum Havalanı'na gitti.
Davanın '1' numaralı sanığı olarak bugün adliyede olacağını söyleyen Çetin Doğan, eşi ile gittiği havalanında polis tarafından gözaltına alındı.
Bodrum'dan sivil polisler eşliğinde İstanbul'a getirilen Doğan, ilk önce Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Burada sağlık kontrolünden geçirilen Doğan, "yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlığı" nedeniyle, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne gönderildi.
Doğan, fakültenin Acil Dahiliye ve Nöroloji servisinde müşahade altına alındıktan bir süre sonra Siyami Ersek Hastanesi'ne sevkedildi.
Avukatı: "Karara itiraz ettik"Bu arada, Çetin Doğan,
emekli Tuğgeneral Süha Tanyeli ile Albay Dursun Çiçek hakkındaki yakalama emirlerine itiraz edildi.
Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine gelen Doğan, Tanyeli ile Çiçek'in avukatları Celal Ülgen, Hüseyin Ersöz ve Serkan Günal, yakalama kararlarına ilişkin itirazda bulundu.
Avukatlar, ayrıca, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin heyetine yönelik reddihakim talebini içeren dilekçeyi mahkemeye sundu.
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan avukat Ülgen, dün hakkında Bodrum Havalimanında gözaltı işlemi yapılan, İstanbul'a geldikten sonra Adli Tıp Kurumunda muayeneden geçirilip Dr. Siyami Ersek Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Hastanesinde tedavi altına alınan Çetin Doğan'ın kalp krizi geçirme tehdidi altında olduğu için saat 03.00'ten beri yoğun bakım ünitesinde tutulduğunu bildirdi.
İtiraz dilekçesinden...
Mahkemenin, hukukta yok sayılacak bir karar ile yakalama emri verdiği ifade edilen dilekçede, "Mahkemenin bu kararı hiç kuşkusuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına da aykırılık oluşturmaktadır. Çünkü mahkemelerin birkaç
ay ya da gün aralığı ile birbirine tamamen farklı kararlar vermesi, bir tahliye, bir tutukluluk şeklinde bu kararların değişmesi çıplak gözle dahi görülecek bir Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlalidir. Mahkeme bu ihlali gidermek için bir
AİHM kararı beklemek yerine ivedi olarak kendisi bu hatadan dönmelidir" denildi.
Bu kişilerin kamuoyunda sahip oldukları saygınlık ve geçmişte yaptığı görevler ile düzenli bir aile yaşantısı bulunması hususlarının da tutuklama tedbiri için koşulların oluşmadığını gösterdiği belirtilen dilekçede, mahkemenin kararının keyfi olduğu iddia edildi.
Dilekçenin sonunda, söz konusu kişiler hakkında çıkarılan yakalama emrinin kaldırılması, bu talebin reddedilmesi durumunda dilekçenin bir üst mahkemeye gönderilmesi istendi.
Aynı avukatlar tarafından mahkemeye verilen reddihakim talebini içeren dilekçede ise soruşturmanın başlangıç aşamasında sorguladığı tüm sanıklar hakkında tutuklama kararı veren İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin üye hakimi Ali Efendi Peksak'ın tarafsız ve bağımsız hareket etmediği hususunda kuvvetli şüphe oluştuğu kaydedildi.
Dilekçede, mahkemenin tensip zaptının hukuka aykırı olduğu ifade edilerek, "İhsas-ı reyde bulunan, dosyaya mahkemece salıverilme tarihinden sonra tutuklamayı gerektiren herhangi bir yeni kanıt ve belge girmemiş olmasına karşın tutuklama koşulları ile yakalama emri düzenleyen, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun hükümlerini bilerek uygulamayan, tutuklama kararına somut, açık ve doyurucu gerekçe göstermeyip 'kılıf gerekçe' gösteren, hukukun gücünü değil gücün hukukunu uygulayan, böylece yargıçların yansız olması ilkesini çiğneyen hakimler Davut Bedir, Ali Efendi Peksak ve Murat Üründü'yü toplu olarak reddediyoruz" denildi.
Bu arada, sanık tümgeneraller İhsan Balabanlı ve Bulut Ömer Mirmiroğlu hakkında çıkarılan yakalama emrine de avukatları tarafından itiraz edildi.

Havaalanında gözaltıÇetin Doğan'ın Bodrum Havaalanı VIP salonunda beklediği sırada, buraya sivil polisler geldi. Ancak polisler uzakta durarak Doğan'a yaklaşmadı.
Doğan'ı gözaltına almak istedikleri belirtilen polislerin, savcıyla yapılan görüşmenin ardından bundan vazgeçerek, Doğan ile aynı uçakla İstanbul'a gitmeye karar verdiği öne sürüldü.
Bunu öğrenen Çetin Doğan'ın, "Havada uçak mı değiştireceğiz. Neden böyle yapıyor" diyerek, bavullarını istediği ve karayoluyla İstanbul'a gitmeye karar verdiği öğrenildi.
Ancak bavullar uçakta kaldığı için bu da mümkün olmayınca, Doğan, alanda yarım saat bekletilen uçağa alındı. Onur Havayolları'na ait uçakla İstanbul'a gelen Doğan, uçaktan alınarak iki sivil polis aracı eşliğinde
Atatürk Havalimanı'ndan çıkarıldı.