AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adana mitinginde yaptığı konuşmada siyasi parti örgütleri, hukuk kuruluşları, medya ve PKK'nın birleştiğini iddia ederek "Bugüne kadar bir araya gelemeyenler CHP, MHP, BDP, YARSAV, bir kısım medya ve bakıyorsunuz terör örgütü. Hepsi de birleşti mi..." diye konuştu.
BErdoğan, İstasyon Meydanı'nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, ilçelerin adlarını tek tek sayarak, Çukurova sıcağına rağmen coşkulu bir kalabalıkla karşılaştığını ifade ederek, "tüm kardeşlerimi kucaklıyorum" dedi.
12 Eylülde referanduma gidileceğini hatırlatan Erdoğan, mitinge katılanlara her seferinde sorarak "demokrasiye", "hukukun üstünlüğüne", "özgürlüklere" evet karşılığını alınca, "işte mesele bu..." dedi.
Erdoğan, meydanda asılı "Pehlivanoğlu'na, Kurumahmutoğlu'na sahip çıkana biz de sahip çıkarız. Darbe mağduru ülkücüler" yazılı pankarta dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Bugüne kadar bir araya gelemeyenler
CHP,
MHP,
BDP, YARSAV, bir kısım
medya ve bakıyorsunuz terör örgütü. Hepsi de birleşti mi... Bunların karşısında bizler dimdik durarak, bir millet projesinin sahipleri olarak, hep birlikte diyoruz ki; biz bu ülkede darbe anayasası ile bugüne kadar sürece durduracak millet projesine evet diyoruz. Mesele bu. Bu AK Parti'nin, Tayyip Erdoğan'ın değil, 3-5 kişinin projesi değil, milletin projesi. Ve şimdi bu adımı bunun için atıyoruz."
Anayasanın ülkenin, bir milletin rotasını belirleyen, gelişimine yol veren en önemli belge olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Anayasa demokrasi ile doğrudan alakalıdır. Anayasa özgürlüklerle, haklarla doğrudan ilgilidir. Anayasa ekonomiyle yatırımla istihdamla üretimle doğrudan ilgilidir. Anayasa hakları yasaklıyorsa orada kalkınma olmaz, Anayasa özgürlükleri kısıtlıyorsa orada yatırım olmaz. Vatandaşına güvenmeyen, vatandaşını bir tehdit gibi, bir tehlike gibi gören anlayışla Türkiye büyüyemez, kalkınamaz, ilerleyemez."
Erdoğan, İstasyon Meydanı'nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Anayasa değişikliğiyle bir değişimi başlatmak için yola çıktıklarını ve gittikleri her yerde bunun gereğini anlattıklarını söyledi.
Erdoğan, "Bizi yargıya müdahale etmekle, yargıyı siyasallaştırmakla itham ediyorlar. Dert bu değil, dert başka kast sistemi çökecek ondan çekiniyorlar. Adeta birileri benim arka bahçeme dokunma diyor. Yargıda kapalı devre bitiyor, ondan çekiniyorlar. Yargı artık birilerinin arka bahçesi olmayacak. Yargı milletin olacak, milletin...İşte ondan korkuyorlar" şeklinde konuştu.
Adana'da
CHP ve
MHP'ye oy vermiş olanlara da seslenen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Diğer partilere gönül vermiş kardeşlerime de sesleniyorum.
CHP'nin,
MHP'nin,
BDP'nin yönetimleri, tabanlarının sesine kulak vermiyor. Kendilerine oy vermiş kitlenin feryadını dinlemiyor. Kendi şahsi çıkarları uğruna, kendi koltuk sevdaları uğruna, Türkiye'yi karanlığa mahkum etmekten çekinmiyorlar. Onlar milli iradenin söz sahibi olmasını değil, halka dayanmayan, vesayetçi anlayışların devam etmesini istiyorlar."
Siyasetin ciddi bir iş olduğunu, samimiyet ve vizyon istediğini, boş konuşmayı kaldırmayacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"
CHP Genel Başkanı Malatya'ya gidiyor. Anayasa, Malatya'nın kayısı sorununa çare olacak mı diyor. Kalkıyor Ordu'ya gidiyor. Anayasa,
fındık sorununa çare olacak mı diye soruyor. Şimdi yarın Adana'ya gelirse Anayasa, Adana kebabına çare olacak mı diye söyleyebilir. Bu beyefendiler Anayasa metniyle coğrafya ders kitabı arasındaki farkı dahi bilmiyorlar. Bunların önüne bir anayasa kitapçığı koyun, bir de yemek kitabı koyun, ikisini bir birine karıştırırlar."
Ramazanın yaklaştığını, bu dönemde sevgi, kardeşlik ve en önemlisi de dayanışma ve paylaşmanın yaşandığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bizim medeniyetimiz sevgi, kardeşlik medeniyetidir. Bazı fitne odakları, bazı ilçelerimizde kirli tezgahları, senaryolarını uygulamaya koydular, koymak istediler. Şunu unutmayın bizim öfkelenmemiz istiyorlar. Bizim hiddetlenmemizi istiyorlar, bizi sağduyudan uzaklaştırmak, sokağa dökmek istiyorlar. Bu tuzaklara tarih boyunca düşmedik. Allah'ın izniyle bugün de düşmeyeceğiz, bunda sonra da düşmeyeceğiz. Zira biz Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Romanıyla, Boşnağıyla tüm kardeşlerimizi, yaratılanı severiz yaratandan ötürü."