İndex

Özge Uzun: "Okumuyorum, anlatıyorum"

Özge Uzun: "Okumuyorum, anlatıyorum"

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Özge Uzun... CNN TÜRK'te "Güne Merhaba" programını sunuyor... Onunki radyoculukla başlayan bir serüven. Zorlu dönemler atlattı, istediği okulda okuyamadı ama yapmak istediği işten hiç vazgeçmedi. Bitmek bilmeyen azmiyle şu an tam da olmak istediği yerde.

CNN Türk’te ‘Güne Merhaba’ programını sunan Özge Uzun, mesleğin alaylılarından. İşe radyoculukla başlayan ve bu dönemde para kazanamayan Uzun, bir yandan otel resepsiyonlarında diğer yandan radyolarda çalışarak bugünlere geldi. Bu azminin karşılığını da aldı.

Ekranın sevilen simalarından biri haline gelen Uzun’un programına, CNN Türk izleyicileri de interaktif olarak katılabiliyor. CNN Türk’ün Twitter ve Facebook gibi platformlarında yayımlanan anketlerin değerlendirmeleri ve izleyici görüşleri de programda yayınlanıyor. ‘Güne Merhaba’ hafta içi her gün, saat 07:00’de.

Turizm otelcilik mezunusunuz. Medyada çalışmak nereden aklınıza geldi?

Okuduğum okuldan mezun olamadım. O dönem yaşadığım bazı olaylar nedeniyle okulu bırakmak zorunda kaldım. Ama turizm okurken de zaten radyoculuk yapıyordum. Yani bu sektöre girmem radyoyla başladı. Ben hiçbir zaman okuduğum mesleği kendime yakın bulamadım. Tabiri caizse gönlümde yatan aslan hep iletişim, konservatuvar ve tiyatro gibi şeylerdi. Ama bazen hayat şartları, insanları istemedikleri yerlere sürükleyebiliyor. Radyo programı yaptığım dönemde para alamıyordum.

Bu yüzden geceleri otel resepsiyonunda çalışmaya başladım ve Türk Hava Yolları için bilet satışı yaptım. Sonra İstanbul’a geldim ve bir şeyleri daha profesyonel yapmaya başladım. Bu yüzden artık radyo programı haricinde bir işte çalışmama gerek kalmadı. Çünkü bu işten yeterli parayı kazanmaya başladım.

Bir süre sonra NTV’ye transfer oldunuz ve burada gece haberleri sunmaya başladınız. Sonuçta bir aileniz var, sorumluluklarınız var. Gece çalışmak zor değil mi?

Gece çalışmak çok zordu ama bir yandan da çok zevkliydi. Çünkü çok lokal bir kadro vardı. Dostluklar da çok farklıydı. Mesela hatırlıyorum, Ramazan aylarında gece kurulan sofralar, sabaha karşı beşte yapılan kahvaltılar… Bunların tadı bambaşkaydı. Zaten genelde en büyük olaylar gece patlar. Az kişi olduğunuz için işi toplamakta zorlanırsınız ama çok keyifli çalışırsınız.

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde bir süre iletişim derslerine girdiniz. Bu nasıl bir tecrübeydi?

Öğrencilerin karşısına çıkmak çok zordu. Öğrencilere, bu işin göründüğü kadar toz pembe olmadığını anlattım. Onları biraz hayal kırıklığına uğrattım. Ama bir yandan da bu işin ne kadar keyifli olduğunu anlattım.

Çocuğunuza hamileyken de ekranlardan ayrılmadınız. Zorlanmadınız mı?

Hamileliğimin ilk altı ayı çok bulantılı geçti. Stüdyoda spotlardan gelen koku, dekorların kokusu beni mahvediyordu. En çok zorlandığım konu bu olmuştu. Çok heyecanlı bir şey sunduğumda Dağhan da tepki veriyordu. Tekmeler atıyordu (gülüyor). En zor çekimim 22 Temmuz seçimleri zamanında oldu. Beş saat kadar yayında kaldım ve çoğunlukla ayaktaydım. O dönem herkes üstüme titriyordu. Sancım var mı, ya yayında doğurursam diye bir kaygı içindelerdi.

Şu ana kadar yayın sırasında başınıza gelen en ilginç olay neydi?

Bir keresinde çok ciddi bir haber sunuyordum ve stüdyoda bir sinek vardı. Sabahtan beri bizi deli etmişti. Haberi sunarken geldi, burnuma kondu. Ciddiyetimi bozmamak için kovalayamadım. Kulaklıktan, rejideki arkadaşların gülüşmelerini duyuyordum. Ben de güleceğim, gülemiyorum. Daha rahat bir haber olsaydı belki şakaya vurup ben de gülebilirdim ama o anki haber çok ciddi bir haber olduğu için hiçbir şey yapamadım.

Kaynak:: Melis Özçelik / D-Smart Dergisi


İlgili Konular » Medyadiğer konular »
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Sevgililer Günü'nü nasıl geçirmelisiniz?
Canınız bir şeylere sıkkın. Kendinizi toplamak için bunlardan hangisini yaparsınız?





Devam