Dünyanın en önemli koleksiyonlarından birine ve değerli Antik Mısır hazinelerine ev sahipliği yapan Kahire Müzesi, zenginliğiyle göz kamaştırıyor.
Ziyaretçilerini Eski
Mısır'da tarihi bir yolculuğa çıkaran müzede, genç yaşta hayata veda eden "Tutankhamon"un hazinelerinden, firavun mumyalarına, Akenaten ile Nefertiti'nin Amarna sitili zarif heykellerine kadar, bu eşsiz medeniyetin en nadide eserlerini görmek mümkün. Müze her gün, 09.00-18.00 saatleri arasında açık.
Müzeye girmek için 60
Mısır Poundu ödemek gerekiyor. İçeri girmeden dağıtılan telsizlere kulaklık takılıyor ve rehberinizin anlattıklarını buradan dinliyorsunuz. Bu sayede müze içinde fazla gürültü engellenmiş oluyor. Ayrıca, müzeye
fotoğraf makinesiyle girilmesine izin verilmiyor. Bahçede çekim yapabilirsiniz. Müzenin giriş katında 42, üst katta ise 47 odada eserler sergileniyor.
İlk kez 1891 yılında Gize'de kurulan müze, 1902'de bugün bulunduğu yere taşınmış. Bina, Fransız mimar "Auguste Mariette" tarafından sanat eserlerinin ülke dışındaki müzelere götürülmesini engellemek için kurulmuş. Müzede 120 binden fazla eser bulunuyor. Sadece önemli bölümleri görmek için bile en az 4-5 saat ayırmak gerekiyor. Müzenin tamamını gezmek ise neredeyse imkansız.
Giriş katında lahitler ve mumya yapımıyla ilgili eşyalar sergileniyor. Müzenin mumya kısmı insanı gerçekten ürpertiyor.
Mısır Firavunu II. Ramses'in mumyası burada bulunuyor. Diğer firavun mumyaları da özel bir bölümde yer alıyor. Bu bölüme girerken ayıca bir para ödemeniz gerekiyor. Mumya bölümünde
fotoğraf çekmek yasak. Ayrıca bu bölüme çocukların girmemesi tavsiye ediliyor.
Zemin kattaki odalarda, eski krallık odalarından itibaren, kronolojik sırayla, Antik
Mısır tarihi anlatılıyor. Müzenin birçok bölümünde genellikle mezarlardan çıkarılmış hazineler var. Bu nesneler, Antik
Mısır'daki inanışlar ve günlük hayatla ilgili birçok ipucu veriyor. Ölümden sonra yaşamın devam edeceği inancıyla kişilerle birlikte gömülen kişisel eşyalar dikkati çekiyor.
Mumyalama işlemiRehberin verdiği bilgilere göre, mumyalama işlemi için, hafif meyilli bir taş kullanılıyor. Ölen kişi, buraya yatırılıyor ve burun kıkırdağı kırılıyor. Beyin, burun kanallarından özel bir aletle çekilerek alınıyor. Boşaltılan bölüme yine aynı yöntemle keten dolduruluyor. Bu sayede gözlerin içeri düşmesi engelleniyor.
Vücudun yanlarından delikler açılıyor ve bu deliklerden, zarar görmeden, dört organ çıkarılıyor. Vücutta, sadece kalp kalıyor.
Mısır inanışında kalp özel bir yere sahip. Öldükten sonra hayatın devam ettiğine inanan Mısırlılar, mahkeme zamanında hesap vermek için kalbi vücutta bırakıyor. Diğer organlar ise yeniden hayata dönüldüğünde kullanılmak üzere testilere konularak, mumyanın yakınına bırakılıyor.
Müzede organların saklandığı birçok vazo ve testi benzeri eşya yer alıyor. Mumyalama işlemini yapan kişi çakal maskesi takıyor ve "Mumya Tanrısı" olarak adlandırılıyor. Bu şekilde yapılan mumyalama işlemi 40 gün sürüyor. Bütün bu işlemler sırasında formülü hala çözülemeyen bir sıvı etlerin çürümemesi için ölen kişinin vücuduna sürülüyor. Son olarak vücut, ketenle sarılarak, sandığın içine yerleştiriliyor. Sandığın dışındaki maskelerin ölen kişinin birebir yüzünü gösterdiği belirtiliyor.
Genç firavun TutanhamunMüzenin ikinci katında, 9 yaşında firavun olan ancak 18 yaşına geldiğinde başına aldığı bir darbe ile ölen "Tutankhamun"un mumyasının konulduğu 3 tabut sergileniyor.
En içteki tabut 170 kilogram ağırlığında ve som altından yapılmış. En dışta, tahtadan ve üstü
altın yapraklardan oluşan kısım yer alıyor. İkinci tabut, yine tahtadan,
altın kaplamalı ve daha süslü. Onun içinde ise Tutanhamun'un mumyası bulunan ve en içteki tabut mevcut. Hemen yanındaki sandıkta ise, mumyalama sırasında çıkarılan organların bulunduğu küçük bir tabut var. Tutanhamun'un mumyası ise Luksor şehrinde bulunuyor.
Tutanhamun'un mezarından çıkarılan bin 700'den fazla eser var. Çünkü bu mezar, Krallar Vadisi'nde bulunanlar arasında tahrip olmamış tek kral mezarı. Kralın,
altın ve ikinci derece kıymetli taşlarla süslü cenaze maskı muhteşem. Bu bölümden etkilenmemek imkansız.
Müzede geziye devamMüzede, Antik
Mısır'a yönelik birbirinden değişik eserleri görmek mümkün. Bunlardan en ilginci yaklaşık 5 bin 500 yıl öncesine ait keten prezervatif. İnsanların geçmiş yıllarda da aile planlamasına verdikleri önemi ortaya koyuyor.
Mısır'ın birleşik krallık olmasından sonra bir kraldan söz eden ilk belge olma özelliğini taşıyan "Kral Narmer Levhası"nı da müzede görmek mümkün.
Ölümle yaşam iç içeŞehir dışında bulunan "Kahire Kalesi"ne giderken, zamanınız varsa "Ölüler Şehri" isimli eski "Memluk Mezarlığı"na mutlaka uğrayın. Burası, "Ölüler Şehri" diye isimlendirilen ve ilk başta fikrine alışması zor gelen bir çeşit gece kondu bölgesi. Birkaç kilometre boyunca devam eden geniş bir alanı kapsayan bölgede, yaklaşık 500 bin kişi yaşıyor.
Mezarlık bekçileri, mezar üstlerine ev yapıyorlarmış, zamanla aileleri de burada yaşamaya başlamış ve nüfus artmış. Şimdilerde burayı boşaltıp mezarları çöle taşımayı, bölgeye modern yerleşimlerin yapılması planlanıyormuş.
Ölüler Şehri'nde, çeşitli yerlerden gelen yoksullar, evsizler ayrıca kırsal bölgelerden göç edenler yaşıyor. Bunların çoğu kalabalık aileleriyle birlikte buraya gelip yerleşmiş ve yeni bir kentli topluluk oluşturmuş. Bazı bölgelerdeki evler boşaltılsa da birçok evde yaşam sürüyor. Ölülerle birlikte yaşayan insanları gördüğünüzde oldukça şaşırıyorsunuz, evlerin önünde oturan kadınlara ya da yaşlı insanlara biraz bahşiş verdiğinizde size evini gezdiriyor.
Burada doğan çocukların birçoğunun nüfus kağıdı olmadığı için okula gidemiyor. Ancak içlerinde okuyanlar da yok değil. Bölgedeki evlerden birini gezmek için öncelikle evin erkeğinden izin almak gerekiyor. Burada
fotoğraf makinesini kadınlara yöneltmeden önce de izin almakta yarar var. Aksi halde yanlış anlaşılabiliyorsunuz.
Kahire KalesiYapımına 12. yüzyılda Eyyubi hanedanının kurucusu Selahaddin Eyyubi tarafından başlanan ve Osmanlı Devleti döneminde bitirilen Kahire Kalesi, bugün tüm ihtişamıyla ayakta duruyor. Kale, Eyyubiler, Memlukler, Osmanlı Devleti ve
Mısır Hıdivleri dönemlerinde çeşitli eklemeler ve onarımlardan geçerek bugünkü görünümünü almış. Kahire Kalesi'ndeki terastan kuşbakışı, tüm kenti gören hoş bir manzaraya tanık oluyorsunuz.
Mehmet Ali Paşa CamiiMısır Valisi ve modern
Mısır'ın kurucusu sayılan Mehmet Ali Paşa Camisi Kahire Kalesi içinde bulunuyor. Mehmet Ali Paşa,
Mısır'da, yüzyıllar boyu hüküm sürmüş Memluklar'dan kalan bütün sarayları yıktırmış, bu yüzden, Kahire'de bugün tek bir Memluk krallık sarayı bulmak mümkün değil.
Mehmet Ali Paşa, bu camiyi kendisi için bir anıt olarak inşa ettirmiş ve buraya gömülmüş. Konumlanışı ve anıtsal dış görünüşü nedeniyle kentin simgesi haline gelen cami, halk arasında "Kaymaktaşı" Camii olarak da biliniyor. Mehmet Ali Paşa'nın türbesi de burada bulunuyor. Buranın hemen yakınında daha sade bir görünüme sahip olan En-Nasır Camisi de gezilebilir.
Han El-Halil ÇarşısıKahire'nin en ünlü yerlerinden biri de "Khan El-Halili" çarşısı, burada gezecek ve görecek o kadar çok şey var ki bir günün yarısını buraya ayırsanız yeterli olmayabilir. Kentin en çok ziyaret edilen mekanı olan çarşı, dünyanın en eski kozmopolit çarşılarından biri olarak gösteriliyor.
Çarşının ismi burada 1380 yılında bir han yaptıran Emir Cevher el-Halili'den kaynaklanıyor. Çarşı sadece
turist pazarı olarak değil, kent halkı için paha biçilmez mücevherlerden süs eşyalarına ve ev gereçlerine kadar, her şeyin satıldığı küçük dükkanlardan oluşuyor.
Pek çok dükkan adeta birer sanat eseri gibi selamlıyor ziyaretçilerini. Birbirinden güzel süslemeler, ahşap kapılar, eşyalar, taş işlemeleri, ipek giysiler, eşarplar, halılar, sandal ağacı ya da tütsü kokularıyla kaplanmış iç mekanlar...
Çarşı içinde bağırarak, müşteri çekmeye çalışan işportacılar göreceksiniz. Çarşı, Orta Doğu'nun en büyük çarşılarından biri olarak gösteriliyor. Burada
Mısır'a özgü her türlü hediyelik eşyayı bulmak mümkün. Papirüsler, değerli taşlar ve gümüş incik boncuk...
Paranıza göre alışveriş yapabilirsiniz. Khan el-Halili'de pazarlık yapmadan bir şey almak neredeyse imkansız. Pazarlık payı her zaman var. Burada özellikle,
Mısır'ın
Nobel Ödüllü yazarı Necip Mahfuz'un adını taşıyan kafede mango suyu ve
Mısır'a özgü içecekler ile meşhur elmalı nargileyi mutlaka deneyin.
Çarşıdan sonra Papirüs Enstitüsü'nde dünyanın ilk kağıdının nasıl yapıldığını görebilirsiniz. Burada ebatlarına göre 10 dolar ile 2 bin dolar arasında değişen fiyatlarıyla orijinal papirüslerden satın alabilirsiniz.
Felluca gezisiGünün yorgunluğunu atmak için Nil Nehri üzerinde, "felluca" adı verilen teknelerle gezinti yapmayı ihmal etmeyin. "Felluca",
Mısır'ın geleneksel yelkenli kayıklarına verilen isim. Diğer gezinti tekneleriyle kıyaslandığında, oldukça basit ve ilkel görünse de konuklarına konfor sunmasa da
Mısır'ın benzersiz gökyüzünü izleyerek Nil'de gezmenin tadı başka hiçbir şeyle kıyaslanmayacak ölçüde.
Ayrıca, açık büfe yemek yenilen, geleneksel
Mısır müziğiyle oryantal izleyebileceğiniz daha büyük teknelerle de Nil gezisine çıkabilirsiniz. Ancak bu teknelerin fiyatları Felluca'dan oldukça yüksek. Nil gezisi sırasında, Kahire'nin gece yüzünü görme fırsatı bulacaksınız. Felluca turu için de pazarlık yapmayı unutmayın.