Milliyet gazetesi yazarı Güngör Uras, Mısır'daki kaosun yayılması durumunda faturanın giderek büyüyebileceği uyarısında bulundu.
Uras, bugünkü köşe yazısında,
Mısır'daki olayların önce
Mısır'da yatırımı olan sanayiciyi, dükkân açan tüccarı, nihayet
Mısır'a mal satan ihracatçıyı üzdüğünü belirtti.
"Ama, sonunda fatura bir bütün halinde Türk ekonomisinin sırtına yükleniyor.
Mısır'daki olayların başka ülkelere yayılması halinde faturanın
büyüme olasılığı var" diyen Uras, şunları yazdı:
"Son yıllarda Türkiye'de bir '
Mısır Sevdası' başlamıştı. Sanayicilerimiz ve özellikle tekstilcilerimiz, 'Türkiye'de yatırım yapmaktansa
Mısır'da yapmak daha cazip, daha kârlı' diyerek
Mısır'a koşar oldu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi eski başkanı
Mısır'da 'Polaris International' adıyla özel bir sanayi bölgesi kurdu. Türk yatırımcılara yatırım yapmaları için arsa sattı.
Mısır'da bu sanayi bölgesinde ve başka yörelerde Türkler 65 fabrika kurdu.
Perakendecilerimiz de
Mısır pazarına girmeye başladı. Önce Beymen Kahire'de mağaza açtı. Ardından Vakko, Sarar, Mavi, Kığılı, FLO, Damat Tween ADV, Çilek, Colins, Balizza, Aydınlı ve Avva mağazaları açıldı.
Son olaylarda fabrikaların, mağazaların hepsi yağma edildi. Yatırım yapanlar büyük kayıplara uğradı diye bir şey yok ama,
Mısır'da yatırımı, ticarethanesi bulunan iş adamlarımızın ciddi risklerle karşı karşıya oldukları da bir gerçek.
Pazar riskli de olsa önemliTürk ekonomisi için önemli olan ihracatın artırılmasıdır. İhracatçılarımız son zamanlarda büyük çabalarla yeni pazarlara girmeye, bu pazarlardaki iş büyüklüklerini artırmaya çabalıyor. Hükümetin de teşvik ve desteğiyle, son yıllarda komşu ülkeler ve Müslüman ülkelerle ticaret hacmi giderek büyür hale geldi.
Mısır'a biz 2005 yılında 687 milyon dolarlık mal satabiliyorduk. 2010 yılında 2 milyar 261 milyon dolarlık mal sattık. Buna karşılık ithalatımız 926 milyon dolar. 1 milyar 335 milyon dolarlık dış ticaret fazlamız var.
Mısır,
Tunus, Lübnan,
Suriye, Ürdün, Cezayir, Yemen ve Sudan'a 2010 yılında 8.0 milyar dolarlık
ihracat yaptık. 4.4 milyar dolar oldu. Gerçi bu rakamlar 2010 yılının toplam 113 milyar dolarlık
ihracat ve 185 milyar dolarlık ithalat rakamlarına göre küçük görülüyor ama, unutulmasın bu pazarlara yeni yeni girmeye başladık. Aldığımızdan daha çok satıyoruz. Pazarlar kârlı pazar. Bu pazarların
büyüme potansiyeli var. 2005 yılında 8 ülkeye yaptığımız
ihracat 3.1 milyar dolar idi. 2010 yılında 8.0 milyar dolara yükseldi.
Pes etmek yokÜlkelerde rejim sorunları çıkınca ticari ilişkiler bütünüyle kesilmez ama rejimler oturuncaya kadar ortaya çıkacak karışıklıklar, ticari ilişkilerde riski artırır, rejimler oturduktan sonra yeni oluşacak şartlara uyum, yeni çabaları gerektirir.
Sakın ha 'Efendim ne lüzum vardı bu ülkelerle ticari ilişkileri geliştirmeye... Bize Batı pazarı yeter. Batı pazarı büyüktür, güvenlidir' demeyiniz. Evet... Batı pazarını ihmal etmemek, Batı pazarına daha çok mal satmak gerekir ama çevremizdeki ülkelerin pazarlarını ihmal etmek de yanlış olur. Rejimleri sarsıldı, zarar ziyan riski var diyerek bu pazarlardan çekilmeyeceğiz. Pes etmek yok.
Zarar ziyanı hazmedilebilir boyuta indirerek bu pazarlarda kalıcı olma çabamızı sürdüreceğiz. Pazar olacak ki, üretimimiz artsın. Üretimiz artsın ki işsizlere iş bulalım. Halkımızın geliri, refahı yükselsin."