İkinci Balyoz Planı davasında verdiği ifadeler "Balyoz'da büyük itiraf" olarak basına yansıyan Yarbay Yüksel Gürcan'ın avukatı, "Müvekkilim 'emir verildi hazırladım' diyor. Bir itiraf söz konusu değil" dedi. Bir başka sanık avukatı da mahkemeden basına müdahale etmesini istedi.
İkinci "Balyoz Planı" davasıyla birleştirilen Orgeneral Bilgin Balanlı, eski Hava Kuvvetleri Komutanı
emekli Orgeneral Halil İbrahim
Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı
emekli Oramiral Özden Örnek ve eski 1. Ordu Komutanı
emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 184'ü tutuklu 224 sanıklı davanın 45. duruşması başladı.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda yapılan duruşmaya, Çetin Doğan, Halil İbrahim
Fırtına ve Özden Örnek ile
MHP'den milletvekili seçilen
emekli Korgeneral Engin Alan ile birleşen ikinci "Balyoz planı" davasının sanıklarından Korgeneral Turgut Atman, Tümgeneral İsmail Taş'ın da aralarında bulunduğu tutuklu 149 sanık ile tutuksuz yargılanan 29 kişi katıldı.
Bilgin Balanlı'nın da aralarında bulunduğu 35 tutuklu sanığın gelmediği duruşmaya, hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar Tümamiral Ahmet Sinan Ertuğrul ile
emekli Orgeneral Ergin Saygun da katılmadı.
"Büyük itiraf ' doğru değil"Duruşmada söz alan tutuklu sanıklardan Yüksel Gürcan'ın avukatı Ziya Kara, müvekkilinin dünkü savunmasıyla ilgili basında "Balyoz'da büyük itiraf" şeklinde haberler yayımlandığını belirtti.
Gölcük Donanma Komutanlığında yapılan aramada çıkan müvekkilinin imzasının bulunduğu "Bursa ili ve ilçelerinde mülki amir ve belediye başkanları" adlı belgenin,
12 Eylül 2002 tarihinde hazırlandığını ifade eden Kara, bu belgenin iddianameye konu olan olaylarla ilgisinin olmadığını söyledi.
Avukat Kara, yayınların bu belge ile Balyoz arasında bağlantı kurularak yapıldığını dile getirerek, "Müvekkilim, bu belgeyi hazırladığını baştan beri söylüyor. Dünkü sorguda bir itiraf söz konusu değildir. 'Emir verildi, hazırladım', diyor. Bu yayınlar baştan beri yapılıyor. Yargılamayı etkileme çabalarının heyetçe dikkate alınmasını istiyorum" dedi.
Basına müdahale istediSanık avukatlarından Şule Nazlıoğlu Erol da yargılamayı etkilemenin suç olduğunu belirterek, mahkemenin basına müdahale etmesini istedi.
"TÜMAS belgesini açın"Avukat Ali Fahir Kayacan da mahkemenin talebi üzerine 2002-2003 yıllarındaki yürürlükteki haliyle istediği Türkiye'nin Milli Askeri Strateji Belgesi'nin (TÜMAS)
Genelkurmay Başkanlığından gönderildiğini belirtti. Bu belgede,
irtica ile mücadele konusunun, eylem planlarının yer aldığını ifade eden Kayacan, gizlilik nedeniyle bu belgenin taraflara verilmediğini anımsattı.
Kayacan, bu belgenin, Milli Güvenlik Siyaset Belgesiyle paralel olduğunu dile getirerek, "Belgedeki iç tehdit kısmının müdafilere açılmasını istiyorum. Bu bölümde
irtica ile mücadeledeki eylem planları var. Bazı sanıklarla ilgili 'Şunu yaptı, bunu yaptı' deniyor. Aynen o belgede bunların direktif olduğunu göreceksiniz" diye konuştu.
Kıbrıs'a gidiyorsunuz, donanmanın yarısı parmaklık ardında"Balyoz Planı" davasının tutuklu sanıklarından eski 1. Ordu Komutanı
emekli Orgeneral Çetin Doğan, dosyadaki dijital verilerin sahte olduğunu ileri sürdü. Doğan, "TSK,
Kıbrıs'ın güneyine gidiyor. Donanmanın yarısı parmaklıklar arkasında. 'Dijital belgelerde imza yok. Bunlar sahte' dedik komutanlar içeride. Lütfen, haykırıyorum. Biz yandık, ülke gitmesin. Bari muvazzaf subaylara yol verin" dedi.
"O psikolojik ortamda söyledim"Savcı, 37'nci celsede söz alarak, "Bu salonda bulunan birileri gözümüze baka baka burada olmamıza hala göz yumuyorsa, bildikleri bir şey varsa açıklasınlar" diyerek dikkat çeken
emekli Yüzbaşı Mehmet Ulutaş'tan kastını açıklamasını istedi. Ulutaş da, "Türkiye'de gelinen noktada darbelerin nasıl olduğu belli. Hiyerarşik yapı içindeki faaliyetler. Biz de böyle bir suçlama ile karşı karşıyayız. Herkes bir şeyler söylüyor. 'Halil İbrahim
Fırtına, çıldıracağını söylüyor. Biz de çıldıracağız. Burada ordu komutanları var. Eğer biliyorlarsa bunu söylesinler' diye söyledim. O psikolojik ortamda bunları söyledim. Sonraki dönemde bu insanların, dijital verilerle bir ilgileri bulunmadığını gördüm" şeklinde konuştu.