BDP: "İkinci bayrak ikame etme anlamı yok"

x
BDP: "İkinci bayrak ikame etme anlamı yok"
BDP: "İkinci bayrak ikame etme anlamı yok"

BDP: "İkinci bayrak ikame etme anlamı yok"

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, "demokratik özerklik" projelerine ilişkin eleştirileri değerlendirirken, "Bölge yönetimlerinin kendilerine ait sembolleri, Türkiye'yi temsil eden bayrağın yerine ikinci bir bayrak ikame etme anlamına gelmiyor" dedi.

BDP: "İkinci bayrak ikame etme anlamı yok"
04.01.2011 Salı 15:59
Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'de 3 milyonu aşkın kişinin asgari ücretle çalıştığını, bunların bakmakla yükümlü oldukları aileleri ile birlikte yaklaşık 20 milyonluk nüfusu oluşturduklarını belirtti.

Açlık sınırının 934, asgari ücretin ise 629 lira olduğunu kaydeden Kışanak, "Yani bu ülkenin 20 milyon yurttaşı, açlık sınırının da altında yaşıyor. Asgari ücretli, ülkenin ekonomik büyümesinden pay alamıyor" diye konuştu.

"Torba mı çorba mı ne olduğu belli olmayan bir yasa"

Gültan Kışanak, içinde kamuya olan borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemelerin de yer aldığı "torba tasarının", "toplumsal beklentilerle hak gasplarını aynı torbaya dolduran bir tasarı" olduğunu iddia etti.

Tasarıda, toplumun büyük kesimini ilgilendiren kredi kartı borçları ile çek mağdurlarına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını belirten Kışanak, ayırımcılık yapıldığını ileri sürdü. Kışanak, "Tasarıya yeni maddeler de eklendi ve torba mı çorba mı ne olduğu belli olmayan bir yasa haline geldi" dedi.

Kışanak, tasarıda yer alan bir düzenlemeyle, engellilerin olmayan istihdam olanaklarının da ortadan kaldırılamaya çalışıldığını öne sürdü.

Kışanak, "torba tasarıya" eklenen başka bir maddeyle belediye işçilerinin de sosyal güvencesinin ortadan kaldırılmak istendiğini iddia etti.

Ekonomik sorunların, beraberinde başka sıkıntılar getirdiğini ifade eden Kışanak, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Alt Komisyonunun Diyarbakır ve Mardin'deki YİBO'larda yaptığı inceleme sonuçlarını anımsattı.

Sonucun "bir insanlık trajedisi" olduğunu, söz konusu YİBO'lardaki çocukların üşüdüklerini ve karınlarının doymadığını belirten Kışanak, "YİBO'lar artık Türkiye'nin dört bir yanında var. Yoksulların çocukları, işte buralarda, eğitim adı altında bir toplama kampına mahkum edilmiş durumdalar" dedi.

"Ömürleri yalan söylemekle geçti"

İktidarın, hukuk sistemine ilişkin yaptığı yasal düzenlemeleri eleştiren Kışanak, DGM'lerin devamı niteliğinde özel yetkili mahkemeler kurulduğunu savundu.

Kışanak, "Tutukluluk fiili cezaya dönüştü. Cinayet işleyenler 3 yıl, ancak basın açıklaması okudu diye örgüt üyeliği suçundan yargılananlar 10 yıl tutuklu kalıyor. İkili, ayrılıkçı hukuk sistemi yaratıldı" diye konuştu.

AK Parti iktidarının ömrünün "Yalan söylemekle geçtiğini" öne süren Kışanak, şöyle devam etti:

"(12 Eylül ile hesaplaşacağız) dediler, ancak darbecilerin çıkardığı yasalara sarıldılar. Darbeciler evlerinde paşa paşa oturuyor. 'Yargı bağımsızlığı' dediler, yarattıkları hukuk garabeti ortada. 'Askeri vesayete karşıyız' dediler, bunda da sınıfta kaldılar.

AKP Hükümeti partimizin çözüm projesini provoke etmek adına askeri cesaretlendirdi, parti kapatmaktan bahsetti, 'Demokrasiye suikasttır' dedi. Bundan cesaret alan Genelkurmay, bildiri yayımladı. Bu ülkenin yurttaşlarının kendi anadillerini nasıl kullanacaklarına ilişkin taleplerine karşı ordunun süngüsünü çıkardılar. AKP Hükümeti de bu süngünün karşısında onayladı, tasdik etti."

"Ulusal bayrağa ikame anlamına gelmiyor"

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, "Demokratik özerklik" projelerine ilişkin eleştirileri değerlendirirken, "Bölge yönetimlerinin kendilerine ait sembolleri, Türkiye'yi temsil eden bayrağın yerine ikinci bir bayrak ikame etme anlamına gelmiyor" dedi.

Yıllardır, Türkiye'nin demokratik bir ülke olmasının, "Kürt sorununun" çözülmesinin yolunun bölge yönetimlerinin kurulmasından geçtiğini söylediklerini belirten Kışanak, şöyle devam etti:

"Ama birileri sürekli önerilerimizi görmezlikten geliyor. 'İkinci bir devlet kurmak istiyoruz' diyen herhangi bir BDP'li, DTP'li gördünüz mü? Kim dedi ki 'ikinci devlet kurumak istiyoruz'. 80 yıldır bölünme fobisiyle bu ülkeyi demokrasiden mahrum bıraktınız.

Biz Demokratik Özerklik öneriyoruz. Bu, birlik ve beraberliğin yegane yoludur. Sayın Başbakan çıkıp, 'bu ülkede ameliyat yaptırmam' diyor. Bu ülkenin sorunları var, bunları çözmezsek değil ameliyat, kangrene dönüştürebilirsiniz. Kangren olunca da bu işin sonu ayrılıktır. Biz birlik ve beraberliği sağlamak için eşit yaşam, çoğulcu demokrasi istiyoruz.

Bölge yönetimleri, dünyanın her yerinde uygulanan demokratik yöntemdir. Bölge yönetimlerinin de kendilerine ait sembolleri olacaktır. Bu, tüm Türkiye'yi temsil eden ulusal bayrağın yerine ikinci bir bayrak ikame etme anlamına gelmiyor. Bu ülkenin hiçbir yurttaşının bu bayrakla bir sorunu yok."

''Türkçe sözlük hediye etti"

Bu arada, grup toplantısı başlamadan önce, Atatürk Kültür Dayanışma Eğitim Vakfı Başkanı Gül Karyaldız, Kışanak'ın yanına giderek, Türkçe sözlük ve bir CD verdi. Karyaldız, Kışanak'a, "30 lisanın olduğu bir ülkede yaşıyoruz. 30 lisanlı bir ülkede, tek bir lisanla, tek dille halkımız anlaşabilir" diye konuştu.

Kışanak ise "Ben de size Kürtçe sözlük hediye edeyim" dedi.

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karyaldız, "Türkçe sözlük ve Şırnaklı çocukların İstiklal Marşı ve Andımız'ı yürekten okudukları CD'yi verdim. Bunun yanında Atatürk ile ilgili bir yazı verdim kendilerine. Ülkemdeki sessizliği sevmiyorum. 30 lisana da saygı duyuyorum. Ama 30 lisanlı bir ülkede tek bir lisanla, tek dille halkımız anlaşabilir" diye konuştu.

Grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kışanak ise kendisinin 2 yıl Türk Dili ve Edebiyatı okuduğunu, Türkçe ile arasının iyi olduğunu ve Türkçeyi çok iyi kullandığını söyledi.

Kışanak, "Hanımefendi bu ülkenin çoğunluğundan da bahsetti. İstiyorum ki herkesin gönlü de bizimki kadar geniş olur. Tüm dil, kütür ve sözlüklere gönlünü açacak yurttaşlar istiyoruz. Her sabah Türk olmayan çocuklara 'Varlığım Türk varlığına armağan olsun' diye andokutmak, bir utançtır. Bunun kaldırılması gerekiyor" diye konuştu.

Kışanak ayrıca, Demokratik Özerklik projesinin, 2007 yılında DTP kongresinde alınan bir karar olduğunu, ancak 3 yıl boyunca bu projeyi ülkede yeterince tartışmaya açamadıklarını belirterek, "Oysa yapılması gereken, demokratik zeminde özgürce bu konunun tartışılmasıdır" dedi.

Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.