Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, İstanbul Boğazı'na yapılacak 3. köprü için en uygun güzergahın seçildiğini belirterek, "Köprüde birtakım ağaçlar sökülebilir, bunları başka alanlara taşıyacağız ve dikeceğiz. Kesilen ağaçların 10 misli kadar fidan dikeceğiz. 3. köprü içme suyu havzalarında bir problem doğurmayacak" dedi.
Bakan Eroğlu'nun başkanlığında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Sütlüce'deki tanıtım çadırında düzenlenen toplantıda, İstanbul'a içme suyu temini çalışmalarının son durumu, Melen Projesi, barajlardaki su durumu ile 2012 yılında gerçekleştirilecek ağaçlandırma faaliyetleri ele alındı.
Toplantı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Eroğlu, bir gazetecinin, "3. Köprü yeşil alanları ne kadar etkileyecek? Etkilenen ormanlık alanlar nasıl telafi edilecek?" sorusunu şöyle yanıtladı:
"Bir uydu fotoğraflarına bakın, İstanbul'un eski yeşil alanlarıyla bugünkü yeşil alanlarını mukayese edin. 1994 yılı öncesi ağaç yoktu. 'Ağaç dikin' denilince 'Su mu var, nasıl sulayalım?' diye bir anlayış vardı. Şu anda 3,5 milyon fidan diktik. Büyükşehir, her yeri ağaçlandırdı. Yabancılar gelince hayret ediyor, 'Ne güzel yeşillenmiş' diyor.
Köprüye gelince, köprü için konuştuk. Köprü için en uygun güzergah seçildi. Köprüde, birtakım ağaçlar sökülebilir, bunları başka alanlara taşıyacağız ve dikeceğiz. Ulaştırma Bakanı ile anlaştık, kesilen ağaçların 10 misli kadar fidan dikeceğiz, bunun da müjdesini vereyim.
Ulaştırma Bakanı ile şu konuda da anlaştık. Eğer iki taraftaki yaban hayatında kesinti olursa, yaban hayatının geçişine müsaade edecek yeşil, ekolojik köprüler de kurulacak. 3. köprü içme suyu havzalarında bir problem doğurmayacak" diye konuştu.
Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, Ergene Havzası konusunda yarın İstanbul'da bir toplantı yapacaklarını hatırlatarak, "Ergene kirlendi. Orayı belediyeler ve sanayinin bir kısmı kirletiyor. Oradaki
CHP'li belediyenin, hiç birisinin atık su arıtma tesisi yok. Atık su arıtma tesisi kurma vazifesi belediyelerin yetkisi altındadır. Ama hiçbir belediyenin yok, ergene kirleniyor. Başbakan talimat verdi, 'Gerekirse, bakanlık olarak, DSİ ve İller Bankası olarak siz yapın' dedi. Bir eylem planı hazırladık. Eylem planı sadece arıtma tesisi kurma değil, katı atık bertaraf tesisleri, zirai mücadele, dere ıslahları, ağaçlandırma, erozyon kontrolü, organize sanayi bölgelerinin kurulması yapılıyor" dedi.
3. Köprüİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da, 3. Köprü ile ilgili soru üzerine şunları söyledi:
"3. Köprü ile ilgili önce 7 tane daha sonra 5'e indirilen güzergah tespiti vardı. Bunların 5'i üzerinde değerlendirme uzun zaman aldı. Başbakanın bizzat kendisinin değerlendirmesiyle daha az orman ve yeşil alan, daha çok kamu arazisi tercihi ile en kuzeye atıldı. Karayolları Genel Müdürlüğü, daha güneydeki güzergahları tercih ediyordu, kent içi ulaşıma daha fazla katkı sunsun diye.
Ama Başbakanımız, özellikle bunun kuzeyden geçmesini tercih etti. Ormanlara ve su havzalarına müdahale etmemesi, kamulaştırma maliyetlerinin düşük olması için en kuzeyi tercih etti. En uzun köprü olarak da ortaya çıkıyor."
Topbaş toplantıda yaptığı konuşmada da İstanbul'un gelecekteki su sorunlarını da değerlendirileceğini, özellikle Melen Havzası ve buradan gelen su ve rezervinin ele alınacağını söyledi.
İstanbul'un ağaçlandırılma ve yeşillendirilmesi çalışmalarının gerçekten çok ciddi başarılar ortaya koyduğunu ve örnek bir kent olarak bu konuda dikkate değer hale geldiğini anlatan Topbaş, "Havası kirli bir şehirden Avrupa standartlarının önünde bir kent haline geldi" dedi.
Özellikle yeni katılan yeşil alanların ve ağaçların getirdiği sonuçların gözlenebildiğini ifade eden Eroğlu, İBB olarak dönemlerinde kente 19 milyon metrekare aktif yeşil alan ilave ettiklerini kaydetti.
Topbaş, her boş buldukları yere ağaç dikme çalışmalarını gözden geçireceklerini belirterek, "İstanbul'un su sorunu yok. Geçen yıla göre barajlardaki doluluk oranı eksik, ama biz, her bir sonraki yıla miktar rezerv ile geçmek arzusundayız. Her daim, her alanda tasarrufu da öneriyoruz. Su,
enerji, akaryakıtta tasarruflu olmak ve doğru kullanmak zorundayız. Kaynaklarımız fazla olabilir, imkanlar, maddi güç fazla olabilir, ama başka coğrafyalardaki insanları da düşünmek zorundayız. Medeni insan israf etmeden, kaynakları doğru kullanmak zorundadır. Bu da kent yönetimine büyük bir katkı anlamı taşımaktadır" diye konuştu.