"Futbolda şike" iddiaları üzerine açılan davanın 7. duruşmasında Aziz Yıldırım'ın savunması tamamlandı. Yıldırım, Sivasspor'a bir çantayla teşvik parası gönderildiği iddiasını "Bu çantaya 2,5 milyon dolar sığmaz" diyerek çürütmeye çalıştı ve Emniyet'in çantada para olmadığını bildiğini söyledi.
"Futbolda şike" iddialarına ilişkin Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 23'ü tutuklu 93 sanık hakkında açılan davanın 7'nci duruşması başladı.
Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda faaliyet gösteren özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Olgun Peker, Aziz Yıldırım, Mecnun Odyakmaz, İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu ve Tamer Yelkovan'nın da aralarında bulunduğu 23 tutuklu sanık katıldı.
Daha önceki celselere raporlu olması nedeniyle katılmayan tutuklu sanık Bülent İşçen'in kimlik tespitinin yapıldığı duruşmada, 6 tutuksuz sanık da hazır bulundu.
İŞTE YILDIRIM'IN MAHKEMEDE İZLETTİRDİĞİ VE "BU DA MI ŞİKE?" DEDİĞİ PLATİNİ'NİN GOLÜ... İZLE
Duruşmada tutuklu sanık Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım yarım kalan savunmasını tamamlandı.
Yıldırım'ın savunmasından
"İyi günler diyerek başlamak istiyorum" diyerek savunmasına başlayan Yıldırım, bir gazetenin manşetinde yayınlanan duruşma görüntüsünü değinerek, “Bir tişört basıp burada gösterdik. Fakat dün bir fotoğrafla daha karşılaştık. Tam sizin arkanızdaki kameradan resim çekmişler" dedi.
Mahkeme Bakanı Mehmet Ekinci ise “Basın mensupları adına bir ekran kurmak istiyorduk. Ses alamayınca vazgeçtik. O deneme esnasında fotoğraf çekilmiş. Savcılığa gerekli olan yazıyı yazdım. Savcılık görevini yapar" diye cevapladı.
YILDIRIM'DAN MAHKEMEDE ÇANTALI MİZANSEN PARAYLA SAVUNMA
Aziz Yıldırım’ın Sivasspor’a siyah bir çanta içinde 2,5 milyon dolarlık şike ve teşvik parası gönderildiğine dair iddiaları yanıtladı. Yıldırım, duruşma salonuna emniyette görüntüsü çekilen çantanın bir benzerini getirerek mahkeme heyetine gösterdi. Yıldırım daha sonra, bir torba içerisinde de 2.5 milyon doları temsil eden kağıtlarının bulunduğu torba gösterdi.
Mahkeme başkanı Ekinci “Bunlar sahte para mı?" diye sordu.
Bunun üzerine Yıldırım gülerek, “Gerçek" dedi.
Yıldırım, “Sivasspor 5 milyon dolarlık bir takım. Bu takımı satın almak için 10 milyon dolar vermek gerekir. Bu çantayla Sivas’a gitse gitse 1 milyon dolar gider. Bu çanta 2.5 milyon doları almaz" dedi.
"BU ÇANTA İÇİN ÖZÜR DİLEMELİLER"
Yıldırım, “Buradaki çantanın içindeki elbisedir. İlhan Ekşioğlunun kıyafetleridir. Uğur olsun diye aynı kıyafetler giyilir" dedi. Emniyetin yaptığı fiziki takibinden utandığını vurgulayan Yıldırım, “Utanıyorum emniyetin bu çalışmasına. Çanta değiş tokuş yapılırken çekmek yerine gelip bassanıza. Çantayı açsanıza. Onlarda biliyorlar bunu. İçinde para olmadığını. Bu yalan. Onlarda biraz ahlak varsa bizim ailelerimizi getirdikleri noktayı düşündüğünde bizden bu çanta için özür dilemeleri gerekiyor. Bu çanta için özür dilemeliler" dedi.
"BU KALECİ ŞİKE YAPMIŞ"
Duruşmada Sivasspor maçı da Yıldırım tarafından izletildi. Maç sırasında çok heycanlandığını ve sonunu izleyemediğini ifade eden Yıldırım, görüntülerde şike yaptığı iddia edilen kaleci Korcan Çelikay'ın yaptığı iyi bir kurtarıştan sonra, "Bu şike yapan bir kaleci olabilir mi?" diye sordu. Yıldırım ayrıca aynı maçta hatalı gol yiyen kaleci Volkan Demirel için de gülerek, "Bu kaleci şike yapmış" dedi.
"50 TALEBE OKUTUYORUM, ONLARDAN BİR ŞEY OLSA YARGILANACAĞIZ DEMEK Kİ"
Tutuklu sanık Abdullah Başak’a "Mini Cooper" marka otomobilinin " şike parasıyla" alındığı iddialarıyla ilgili olarak savunma yapan Yıldırım, “Abdullah Başak, İlhan Ekşioğlu’nun totemidir. Oradan tanıyorum. Hoş sohbet, güler yüzlü biri. Sizde burada tandınız. Zaten başkada özelliği yok. Sivasspor’da yenik durumdayken Abdullah Başak, İlhan Ekşioğlu ile konuşuyor. Biz maçı kazanacağız diyorlar. Onu da şike yapmışlar. Maçtan sonra İlhan, Abdullah’a ne hediye alayım sana diyor. Saat al diyor. Sonra vazgeçti. Araba alındı. Oda kız kardeşine hediye etti" şeklinde kouştu. Yıldırım, “Biz varlıklı insanlarız. Allaha şükür bize iyiliği dokunmuş insanlara yardım ederiz. Bir dosta bunu yapmak suç mu? Ben 50 talebe okutuyorum onlardan bir şey olsa beni içeri alacaklar demek ki" dedi.
"6222 SAYILI YASA ÇIKMASA DOLANDIRICILIKTAN YARGILANACAKTIK"
Yıldırım, “Olgun Peker çetesine bağladılar bizi. Nasıl bir çete olduğunu da burada gördük. 6222 sayılı yasa çıkmasaydı ben buraya dolandırıcılıktan çıkacaktım. Şike'nin suçu ağırlaşınca bizi buna bağladılar. Bu yasa çıkınca Olgun Peker’le burada şikeden yargılanıyoruz" dedi.
Savunmadan satır başları
- Aziz Yıldırım: "Fahri Tatan, Tahir Kıran'ın adamıdır. Tahir Kıran, Trabzonsporlular'a mesaj çekiyor. Tahir Kıran, buraya gelsin anlatsın."
- Aziz Yıldırım: "İbrahim Akın kendi hatalarını örtmek için bizi kullanmıştır."
- Aziz Yıldırım: "İbrahim Akın'a 100 bin euro verdiysem kendimi Boğaz Köprüsü'nden atacağım. Vermemişsem bunu iddia eden Emniyet Müdürü dahil kim bu iddiayı ortaya attıysa istifa etmeli."
- Karabükspor-Fenerbahçe maçına geçen Aziz Yıldırım, Emenike transferiyle ilgili olarak "9 milyon euroya transfer şikesi yapılmaz" dedi.
- Aziz Yıldırım: ""6222 sayılı yasa çıkmasa, buraya dolandırıcılıktan gelecektik."
- Aziz Yıldırım: "Korcan, genç ve geleceği parlak biri. İddialarla karalamaya çalışıyorlar, iddiaların dayanağı yok."
- Aziz Yıldırım, İspanya-Fransa maçında Platini'nin attığı gol ile Korcan'ın Selçuk'tan yediği golü ekranda karşılaştırmalı olarak gösterdi.
- Fenerbahçe Başkanı, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci'ye Sivasspor maçını izletti.
- Aziz Yıldırım: "Mecnun ile anlaşmışsak, bağladığımız Mehmet Yıldız neden 82. dakikada oyuna girdi, neden bir asist yaptı?"
- Aziz Yıldırım: "Trabzonspor, bizim oynadığımız her maçtan önce rakip oyuncuya transfer teklif ediyor. Sivasspor maçından önce de Mehmet Yıldız'a."
- Aziz Yıldırım: "Manisaspor maçından itibaren Trabzonspor'un şike ve teşvik çalışmlarını engellemeye çalıştım."
- Aziz Yıldırım: "Sivasspor Başkanı Mecnun Odyakmaz, (Oyuncularım aslanlar gibi oynayacak. Besiktaşlı Rıza Çalımbay'a takımı emanet ettim) demiştir."
Mahkeme Başkanı'nın "3 ay ertelerim" sözlerine soru önergesi
Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci'nin Aziz Yıldırım’a ''Kısa konuş, yoksa duruşmayı üç ay ertelerim'' demesi üzerine harekete geçen MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve başka duruşmalardaki sanıkların savunma haklarının gasp edildiğini ileri sürerek, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in yanıtlaması için TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.
Lütfü Türkkan'ın yazılı olarak cevanlandırılmasını istediği iki soru şöyle:
1- Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın duruşmasında ve son dönemlerde görülmekte olan davalarda, sanık sıfatı ile yargılananların savunma haklarını kısıtlayan tutumlar ve 'Savunma Hakkı Gaspı' yapıldığı İddiaları doğru mudur? Bu iddialar doğru ise yapılan işlem uluslararası hukuk normlarına uymakta mıdır?
2-Bazı tutukluların 8 ay gibi bir süre tutuklu olması sonucu ilk kez mahkemeye çıkarılmış sanığın yargılaması esnasında uzun iddianamelere karşı 15 dakika içinde savunma yapması istenmektedir. İddia makamlarını ikna edecek bir savunmayı 15 dakika ile sınırlandırma uygulaması hangi hukuk sisteminde vardır? Bu hukuk dışı uygulamalar 12 Eylül yasalarının getirdikleri midir? Yoksa İleri Demokrasi midir?
Sürpriz sabıka
Bu arada Mahkeme Başkanı, savcılık ve mahkemede daha önce verdiği ifadelerinin doğru olup olmadığını sordu. Yıldırım doğru olduğunu söyledi. Başkan Ekinci'nin, sabıkası olup olmadığını sorduğu Yıldırım "Yok" dedi. Başkan Ekinci ise "Sabıkanız var gözüküyor" diye konuştu.
Yıldırım ise "Nereden efendim" diye sordu. Başkan Ekinci, "Gebze'de bir kooperatif olayından sabıkanız var gözüküyor" dedi.
Yıldırım'ın avukatı Bayraktar'ın konuşması
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada Yıldırım'ın savunmasının tamamlanmasının ardından söz alan avukatı Köksal Bayraktar, iddianamenin yüzde 98'inin telefon tapelerinden oluştuğunu belirterek, bu tapelerin hukuka aykırı olarak elde edildiğini savundu.
Telefon kayıtlarının hiçbir zaman mutlak delil olmadığını belirten Bayraktar, hukukçu Prof. Sait Günal'dan alıntı yaparak şikenin ilk geçerli tanığının müsabakanın kendisi ve skoru olduğunu söyledi.
Müvekkiline atılı suçlamada cebir ve şiddet unsurlarının bulunmadığını savunan Bayraktar, "Yargılamanın, özel yetkili mahkemede değil olağan mahkemede yapılması gerekir" dedi.
Müvekkilinin "dolandırıcılık" suçundan da cezalandırılmasının istendiğini ifade eden Bayraktar, bu suçlamanın 6222 sayılı Yasa yürürlüğe girmeden önceki maçlara ilişkin olduğunu kaydetti.
Bayraktar, 6622 Sayılı Yasa'da istenen cezanın dolandırıcılık suçundan daha az olduğunu belirterek, "Lehe olan yasa, geçmişe dönük de işler. Bu nedenle dolandırıcılık iddiasının bir önemi kalmamıştır" diye konuştu.
Şeref Dede: "Tapeler cımbızlanarak iddianameye konuldu"
Yıldırım'ın avukatlarından Şeref Dede de iddia makamının iletişimin denetlenmesi tedbirine dair yasayı ihlal ettiğini savunarak, iddianameye konulan tapelerin de bir bütün olarak değil, "cımbızlanarak" ele alındığını, bu tapelerin bir bütün halinde ele alınması durumunda gerçeğin anlaşılacağını kaydetti.
"Müvekkilim, tahminlere dayanarak, işlenmemiş bir suçu peşin hükme dayanarak 'şike suçu işleyebilir' diye dinlemeye alındı" diyen Dede, "Bu yasaya aykırıdır" ifadesini kullandı.
Dede, müvekkillerinin aynı zamanda "Haksız çıkar sağlamak amacıyla örgüt kurmak"la suçlandığını ifade ederek, böyle bir suç tanımının yasada yer almadığını söyledi.
İlhan Ekşioğlu'nun savunması
Yıldırım'ın avukatlarının savunmalarını tamamlamalarının ardından tutuklu sanıklardan Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı İlhan Ekşioğlu kürsüye çağrıldı.
Hayatı boyunca hiçbir suça karışmadığını savunan Ekşioğlu, ilk kez adli makamların karşısına çıktığını kaydetti.
Ekşioğlu, iddianamenin hatalarla dolu olduğunu anlatarak, iddianamede bulunan delillerin de savcı tarafından yanlış yorumlandığını söyledi.
-"Anlık mutluluklar yüz binlerce dolara mal olabilir"-
Hakkındaki suçlamalar arasında tutuklu sanıklardan Abdullah Başak'a bir otomobil aldığı iddialarının yer aldığını belirten Ekşioğlu, söz konusu aracın Başak'ın ablasına alındığını kaydetti.
Ekşioğlu, söz konusu aracın değerinin 31 bin euro olduğunu anlatarak, "Bu paraya Mercedes de alınır. Malumunuz Abdullah Başak ile Mini Cooper yan yana dahi getirilemez. Abdullah Başak kiloludur" dedi.
Bu sözler üzerine araya giren Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci'nin "Belki hayali vardır" demesi, gülüşmelere neden oldu. Başkan Ekinci ayrıca, "Başak'ın bu arabaya bindiğine dair fiziki takip var" dedi.
Ekşioğlu da bunun üzerine fiziki takipleri bildiğini belirterek, Başak'ın arabayı aldığını göstermek için bindiğini kaydetti.
-"İnandığım uğurlar şike şifresi olarak değerlendirilmiş"-
İddianamede, tutuklu sanıklardan Olgun Peker ile 5 kez görüştüklerinin yazıldığını ifade eden Ekşioğlu, bu görüşmelerde savcılığın suç unsuruna rastlamadığını söyledi.
Ekşioğlu, herkesin bir uğuru olduğunu dile getirerek, "İnandığım uğurlar şike şifresi olarak değerlendirilmiştir. Örnek olarak deplasmandaki maçlara gidemiyorum. Geçen yıl sadece 2 maça gittim. Sivas maçına gittim. Bu uğur konusunda kimileri aynı kıyafetleri giyer, kimi kurban keser. Benim de çeşitli uğurlarım var. Başkanımızın değindiği çanta içerisinde maçlarda çok değer verdiğim takım elbisem vardır" şeklinde konuştu.
İlhan Ekşioğlu, bugüne kadar yaptığı harcamalar dikkate alındığında bu paraların şike için kullanılmadığının ortaya çıkacağını dile getirerek, iddianamede kendisine yapıldığı iddia edilen ödemelerin inşaat bakım ve onarımı gibi giderler olduğunu söyledi.
Ali Kıratlı ile aralarında yaşanan bütün para akışının şike için yapıldığı şeklinde yorumlandığını anlatan Ekşioğlu, söz konusu para akışının Kıbrıs'ta yürütülen kişisel ticari faaliyetleri içerisindeki para akışı olduğunu kaydetti.
TARLA SÜRME İFADESİ
2001 yılında Samsunspor maçından önce Eyüp Sultan'a gidip dua ettiğini kaydeden Ekşioğlu, "Belirlediğim bir güzergah vardı, orada araba kullandım. 'Tarla sürme' muhabbetini ilk o zaman söyledim ve ondan sonra da kullanmaya devam ettim" diye konuştu.
Ekşioğlu, iddianamede suçlandığı birçok maça ilişkin telefon konuşması dahi olmadığını anlatarak, yaptığı bir konuşmanın 6 ayrı maç için konuşulmuş gibi iddianameye konulduğunu söyledi.
"Şikeye ilişkin iddiaları kanıtlayacak hiçbir somut tape veya delil olmaması masumiyetimin kanıtıdır" diyen Ekşioğlu, şöyle devam etti: "Trabzonspor'un teşvik girişimlerini engellemeye çalıştığımızdan iddianamede dahi bahsedilmektedir ki, Trabzonspor yöneticileri böyle dinlenmiştir. Kasımpaşa maçıyla ilgili olan tapeler başka yerlerde de mükerrer olarak kullanılmış."
Ekşioğlu, iddianamede aleyhine olan hususları kabul etmeyerek, tahliyesini talep etti.
Mosturoğlu: "Fantezi olarak bile hayal edemedik"
Tutuklu sanık Şekip Mosturoğlu da savunmasında, kendileri için iddianamede "transfer şikesi" diye bir suç tipi oluşturulduğunu öne sürerek, "6222 sayılı yasanın hazırlanmasında maalesef ben de çalıştım. Şike ve teşvik, genel yargı içinde tanımlanmış suç tipleridir. Ama biz yasanın bu noktalara geleceğini fantezi olarak bile hayal edemedik. Şike ve teşvik primi suçlamalarının yargılamasının bu boyutta olacağını tahmin edemedik" dedi.
Fenerbahçe Spor Kulübünde hukuk işlerinden sorumlu asbaşkan olduğunu kaydeden Mosturoğlu, şöyle devam etti: "Bir nevi ücret almayan hukuk müşaviriyim. Sporcu sözleşmelerini hazırlayıp müzakerelerine bizzat katılıyorum. TFF hukuk kurulunda da çalıştım ve değişik kademelerde görev aldım. Yasada yer alan 11. maddeyi iddia üzerinde oynanan şike ve teşvik olaylarını önlemek amacıyla hazırladık. Ancak biz Bakanlar Kurulunda imzalanmış kararı gördük. Bu üzücü olaylar yaşanmasaydı CAS'taki 3.
Türk hakem olacaktım. Aklanırsam o görevi de alırım."
Mosturoğlu, maç raporlarının telefon tapelerinden daha değerli olduğunu ifade ederek, "Siz mahkeme olarak bir maçın sonucunu değiştirirseniz FİFA ertesi gün Türkiye'nin üyeliğini askıya alır. Maç raporları tapelerden yüz kat daha değerlidir" dedi.
Bucaspor'un as futbolcularını kadro dışı bırakarak Trabzon'la oynadığını ve 2-1 yenildiğini söyleyen Mosturoğlu, "Buna bakarsanız şike diyebilirsiniz, ancak spor hukukunun gerçekleriyle değerlendirildiğinde salt bu durum şike için yeterli değildir" diye konuştu.
Mosturoğlu, iddianamede yer alan Sezer Öztürk, Mehmet Ekici ve Tunay Torun'un transferi için görevlendirildiğini belirterek şöyle devam etti: "Sezer ile ilgili tapelerim var. Zafer Demirel'le konuşuyorum. Sezer'in transferi ile ilgili konuşuyoruz. Sonra Aziz başkanla bu konuyu konuşuyorum. 5 tapeye de hukukçu olarak bakıyorum; şike, teşvik yok. Sezer Öztürk'ün avukatı Sami Dinç'tir. Sami Dinç, müvekkili Sezer Öztürk'e defalarca 'görüşmeye maçtan sonra git' diyor. Bu konuşma, tanışma amaçlı bir toplantıdır. Bu transferde gayri ahlaki olan ne var?"
İddianamenin fikir önderinin, Kadir Has Üniversitesi Ceza Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Süheyl Donay olduğunu öne süren Mosturoğlu, "Savcı iddianamede kendisinden notlar almış. Ben 15 yıllık spor hukukçusuyum. Daha önceden Süheyl hocayı tanıyorum. O zaman kendisi spor hukukunu bilmiyordu, şimdi de bilmiyor. Hoca, sporcu diyerek satranç oyuncusu ile futbolcuyu aynı kefeye koyuyor" ifadelerini kullandı.
Mahkeme Başkanı Ekinci, duruşmayı yarına erteledi.
O çanta basın mensuplarına gösterildi
"Futbolda şike" davasının tutuklu sanığı
Fenerbahçe Kulübü Başkanı
Aziz Yıldırım'ın avukatı Abdullah Kaya,
Sivasspor maçıyla ilgili Yıldırım'ın duruşma salonunda yaptığı mizansende kullanılan dolarları ve paranın taşındığı iddia edilen çantayı basın mensuplarına gösterdi.
Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görülen duruşmanın öğle arasında bina dışına çıkan Kaya, mizansen için sembolik olarak hazırlanan bir kutu içindeki 2,5 milyon doları ve paranın taşındığı iddia edilen elbise çantasını medya mensuplarına göstererek, soruları cevapladı.
Sivasspor maçına İstanbul'dan para götürüldüğü iddia edilen elbise çantasını göstererek, çantanın ince olduğunu ve yanda körüğü de bulunmadığını ifade eden Kaya, "Çanta, elbiselerin kırışmasını önleyecek şekilde yanda körüğü olmayan çantadır. Fotoğraflarıyla iddianamede de bellidir. Orijinal çantayı getirelim dedik. Bu çanta ile Sivas'a para götürüldüğü iddia ediliyor. Bu paralar beyaz kağıda fotokopi yapılmış kopyadır. Burada temsili 2,5 milyon dolar var. Bunların hepsi bu çantaya girecek durumda değil. Biz bunu delil olarak mahkemeye sunduk" diye konuştu.
Kaya, şöyle devam etti:
"Tape kayıtlarına göre, Trabzonspor tarafından Sivas'a gönderilmek istenen para 5 milyon dolar. Bu görmüş olduğunuz paranın iki misli. Bunu da savunmada açıkça belirttik. Şayet böyle bir teklif Trabzonspor'dan geldiyse teşvik girişimiyle ilgili olarak, tutup da Sivasspor... Zaten yapmaz da bunun en az 8-10 milyon dolar olması gerekir. Çantaya koymaya çalıştığınız zaman zaten 200 bin dolar ancak alıyor."
Avukat Abdullah Kaya, bir gazetecinin "Tahliye talebinde Aziz beyin sağlık sorunlarını gerekçe gösterecek misiniz?" şeklindeki soruya, "Göstereceğiz tabii. Doğan Yurdakul beyefendinin tahliyesine sevindik. Hepsi mahkemenin önüne sunulacak. Başkan şunu açıkça söyledi; 'Ben tahliye, beraat istemiyorum, ama Fenerbahçe'yi rezil ettiler dünyaya. Fenerbahçe temizlenecek, buna inanmayanlar da inanacak. Biz de bu davanın sonunda zaten beraat edeceğiz' dedi" diye cevap verdi.
İddianamede şifreli ifadeler şeklinde geçen "Taş ocağı, taş ocağı işçileri" gibi kelimelerle ilgili bir soru üzerine de, Kaya şunları söyledi:
"Bunların hepsi kendilerinin temennileridir. Tamer Yelkovan'a soruyor, diyor ki 'Eyüp Sultan'a gittin mi?', 'İşlem tamam mı?' Şifreli konuşma denilerek Tamer Yelkovan'a suçlama getirilmiştir. Her maç öncesi Tamer Yelkovan'ın işlerinden birisi de, Eyüp Sultan'a gidip, kurban kesip başkana bilgi vermek. 'İşlem tamam', 'Bitti', 'Hallettik', 'Görev tamamlandı', 'Taş ocağına gittik, geldik' ya da 'Orayı hallettik', 'Dikimi yaptık' ifadeleri hepsi temennilerdir. Bu temennileri yaparken insanların kendi içlerinde kullandıkları tabirlerdir bunlar. Bu tabirleri tutup da işte taş ocağından taş mı maden mi çıkarıyorlar gibi anlam yükleme abesle iştigaldir. Maddi delillerle bunlar desteklendi."