İndex

21 yıl sonra oradaydı!

21 yıl sonra oradaydı!

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Diyarbakır'da 20 Eylül 1992 yılında uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren Kürt yazar Musa Anter'in yurt dışında bulunan ve 1991 yılından beri Türkiye'ye girişi yasaklanan oğlu Anter Anter, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği bir aylık özel izinle Türkiye'ye gelerek babasının mezarı başında dua etti.

Anter Anter, "Şu anki mutluluğumu tarif edemiyorum. Babamın yanında olmak büyük bir mutluluk. Artık beni buradan kimse götüremez. Başbakan, bugünkü konuşmasında benden ve babamdan söz etmiş. Artık buradan ayrılmak istemiyorum"dedi.
 
1969 yılında yurt dışına çıkan ve 1991 yılında Türkiye'ye girişi yasaklanan merhum Kürt Yazar Musa Anter'in oğlu Anter Anter, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yazdığı, "Babamın mezarında bir fatiha okumak istiyorum" mektubundan sonra 30 günlük özel izinle geçen hafta Türkiye'ye geldi. Dün Batman'a kardeşi Dicle Anter'in yanına giden Anter Anter, bugün kardeşiyle birlikte babasının mezarının bulunduğu Mardin'in Nusaybin İlçesi'ne bağlı Akarsu Beldesi'ne geldi.

Belde sakinleri tarafından karşılanan Anter kardeşler, babalarının mezarı başına giderek gözyaşları arasında dua etti. Babasının mezarı başında Anter Anter, çok mutlu olduğunu ve duygularını tarif edemediğini belirterek, şöyle dedi:

"Babamın yanında olmak büyük bir mutluluk. Çok güzel bir duygu. Artık beni buradan kimse götüremez. Bir aylık için gelmiştim. Şimdi yoldayken telefon geldi. Başbakan bugünkü konuşmasında benden ve babamdan sözetmiş. Sanırım artık bir aylık izin olayı diye bir şey kalmaz, hep burada kalırım. Vatandaşlıktan neden çıkarıldığımı bilmiyorum. Kürtçülüğümüzden, Kürt olmamızdan Musa Anter'in oğlu olmamdan dolayı olmuş olabilir. Hiç taviz vermedik. O zamanki hükümet ve cuntaya rağmen taviz vermedik. Bundan dolayı vatandaşlıktan çıkarılmış olabiliriz. Adam öldürmedim, kaçakçılık yapmadım. Kimse ile kötü olmadık. Biz 68 kuşağıyız. Herhalde ne olduğunu halk anlar"

Anter Anter, 1987 ile 1991 yılları arasında babasıyla görüştüğünü ifade ederek, "Babam köyde kalıyordu. O'na İstanbul'da yer aldım. Öldürüldüğü güne kadar orada kaldı. Öldürülmeden önce de tehdit ediliyordu. Kapısına kadar gelip tehdit ediyorlardı. Bana, 'buradan gideceğim' dedi tehditlerden sonra. Ben gitme, İstanbul'da seni vuramazlar dedim. Bana Ankara'da partiye gideceğini söyledi. Ben de git ama telefon aç dedim. Son konuşmamız bu oldu. Babamın katilleri Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mehmet Ağar ve Ünal Erkan ile JİTEM'dir. Onlar eninde sonunda yargılanacaklar. Tetikçi babamı vurmuş, tetikçi benim için mühim değil. O baştakiler benim için önemli. İnşallah burda kalırsam, onlarla görüşüp dava açacağım. Bazı şeylerin değişmesi lazım, bu kanın durması lazım" şeklinde konuştu.

Kardeşi Dicle Anter ise, "İki kardeş ilk defa Kürdistan topraklarına birlikte ayak basıyoruz.Kürt halkına görülen reva bu. Köyler boşaltıldı. İnsanlar göç ettirildi. İnşallah yeni bir dönem başlar, yeniden hep birlikte yaşarız"dedi. Anter kardeşler, babasına ait mezar başına gelen belde sakinleriyle sohbet ederek hasret giderdi.



İlgili Konular » Başbakan Erdoğandiğer konular »
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Hangi duyunuz daha keskin?
Kalıcı bir bilgi edinmenin sizin için en kolay yolu hangisi?





Devam