İndex

Suriye Başkonsolosluğu'na girmeye çalıştılar

Suriye Başkonsolosluğu'na girmeye çalıştılar

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Suriye'nin İstanbul Başkonsolosluğu önünde dünden beri süren protesto gösterilerinde ilk kez gerginlik yaşandı. 30 kişilik bir grup başkonsolosluğa girmeye kalktı. Polis gruba müdahale etti.

Beşşar Esad güçlerinin, Mevlit Kandili'nde Humus kentinde sivil halka yönelik saldırısı, Suriye'nin İstanbul Başkonsolosluğu önünde düzenlenen gösteriyle protesto edildi.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER), AKDAV, "Anadolu Platformu", Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (ÖZGÜR-DER) ve "Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu" ile bazı sivil toplum örgütleri organizasyonunda Maçka Lisesi civarında toplanan grup, Suriye'deki olaylardan dolayı Beşşar Esad rejimi, olaylara sessiz kalmakla suçladıkları İran ve uluslararası güçler aleyhine döviz ve pankartlar açtı.

Bir katılımcının "İran, 79 devriminden utan" dövizi taşıdığı görülen grup, Suriye bayrakları eşliğinde ve "Katil Esad hesap verecek", "Katillerin elçisi sınır dışı edilsin", "Suriye, İran olmayacak", "Her yer Humus, hepimiz Suriyeliyiz" şeklinde sloganlar atarak, Teşvikiye Caddesi üzerinden Nişantaşı'ndaki Suriye'nin İstanbul Başkonsolosluğu önüne kadar yürüdü.

Burada bir konuşma yapan Suriye Ulusal Meclisi üyesi Mahmut Osman, Suriye halkının yıllardır yaşadığı sıkıntıdan, zulümden ve baskıdan kurtulmak ve zalime "Hayır" demek için aylardır mücadele verdiğini belirterek, "Aylardır süren olaylarda binlerce insan hayatını kaybetti, binlerce insan yaralandı. Bu zulmün ve insanlık dışı uygulamaların, bu vahşetin bitmesini istiyoruz. Suriye halkı 'Ben insanım' demek için sokaklarda... Çünkü, bu diktatör rejimi, Suriye insanını insan yerine koymadı. İnsan olarak bakmadı. Her şeyimizi elimizden aldı. Suriye'nin tüm mukadderatını, polisiye bir rejim kurmak için kullandı. Suriye'de 16 istihbarat servisine karşı ancak 8 üniversite var" dedi.

Suriye halkının verdiği bu direnişte yalnız olmadığını, Türk halkının da Suriye halkının beraberinde olduğunu söyleyen Osman, "Zalimin savunuculuğunu yapan da zalim değil midir? Biz tüm insanların Suriye halkının yanında olmasını istiyoruz. 11 ay geçti, Suriye halkı hala bedel ödüyor. Türk hükümetinden de Suriye'nin elçisi ve başkonsolosunu geri göndermesini istiyoruz" diye konuştu.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Selman Esmerer de konuşmasında, yapılan tüm uyarılara rağmen Beşşar Esad'ın ısrar ve inatla halkının taleplerine silahla karşılık vermesinin akıl tutulmasından başka bir şey olmadığını söyledi.

Esmerer, Genel Başkan Mustafa Kamalak'ın Suriye'ye yaptığı ziyarette Esad'a, muhalefete ve halkın sesine kulak vermesi gerektiği çağrısında bulunduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Biz ne diktatörlerin ne de emperyalistlerin yanındayız. Bizler Müslüman coğrafyalarda ortaya çıkan bu haklı taleplerin, manipülasyonlar sonucu İslam dünyasının işgaline zemin hazırlaması yönünde kullanılmasının karşısındayız. Esad güçleri tarafından yapılan bu katliamlara karşı bundan önce olduğu gibi bundan sonra da mazlum Suriyeli kardeşlerimizin yanında olacağız. İktidarda kalmak adına dünya siyasi dengelerinin kendisini kurtaracağı zannıyla hareket eden Esad, akıttığı mazlumların kanında boğulacaktır."

MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal da yaklaşık yarım asırdır Suriye halkının başına musallat olan Baas rejiminin halkın yaşam, inanç, özgürlük ve adalet haklarını alt üst ettiğini belirtti.

Esad rejiminin kutsal bir gece olan Mevlit Kandili'nde bile insanları katlettiğini dile getiren Ünsal, "Esad rejimi, Suriyeli kardeşlerimizin yalnız olduğunu düşünmesin. Suriye halkının arkasında Türk halkı vardır. Suriyeli kardeşlerimizin özgürlük mücadelesinin yanındayız" şeklinde konuştu. 

İHH Genel Başkan Yardımcısı Osman Atalay da İslam dünyasındaki siyasi ve ekonomik örgütlerin Suriye ve Çin ile olan ekonomik ve siyasi ilişkileri gözden geçirmesi gerektiğini ifade ederek, "Suriye halkı 10 aydır kan ağlıyor. Bu akan kanın durması gerek. İslam ülkelerinin Suriye'de yaşananlara karşı bir yaptırımının olması gerek. Seyirci kalmamalıyız" dedi.

-Kısa süreli gerginlik-

Konuşmaların ardından bir grubun Suriye'nin İstanbul Başkonsolosluğunun bulunduğu apartmana doğru yürüyüşe geçmesi üzerine polisle aralarında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Bunun üzerine polis, grubun çevresinde güvenlik kordonu oluşturdu.

Polisin çağrısına aldırmayan gruba güvenlik güçleri tarafından biber gazı sıkıldığı, gruptan da bazı kişilerin polise yumurta ve taş attıkları gözlendi.

Suriye Genel Müftüsü Basın Ofisi Başkanı Abdülcelil Elsaid, Suriye bayrağını başkonsolosluğun bulunduğu binaya astı. Polisin başkonsolosluğun bulunduğu binaya bayrak asılmasına izin vermesi üzerine grup, "Polise Teşekkür" sloganları attı. 

Boşkonsolosluk önünde bir süre daha slogan atmayı sürdüren grup, daha sonra olaysız dağıldı.



İlgili Konular » Suriyediğer konular »
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Hangi duyunuz daha keskin?
Kalıcı bir bilgi edinmenin sizin için en kolay yolu hangisi?





Devam