Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, süt dağıtma programını ısrarla devam
ettireceklerini söyledi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de,
projeyi birilerinin provoke etmesine müsaade etmeyeceklerini belirterek, projenin devam edeceğini bildirdi.
şu anda "tek tük şikayetler olduğunu" bildiren Dinçer, "Yani dünkü gibi çok yoğun bir hadiseyle karşı karşıya değiliz" diye konuştu.
"Okullarda süt projesi aslında sağlıklı beslenen bir toplum olma yolunda çok önemli bir proje. Çocuklarımızın fiziki ve zihni gelişimine ciddi katkı sağlayacak bir proje" diyen Dinçer, süt dağıtımının, çocukların protein ihtiyacını karşılayabileceği ve dengeleyebileceği en önemli program olduğuna
inandıklarını kaydetti.
Dinçer, "Çok başarılı bir program yürüttük. Bunun da görülmesini istiyoruz. Dün süt dağıtım programında ülke çapında neredeyse bütün okullarımızda, yaklaşık 7 milyon öğrencimize süt dağıttık. Ben bu projenin bu ülkeye sağlayacağı yararın fark edilmesini ve uygulanan programın idari anlamdaki başarısının görülmesini haseten rica ediyorum" diye konuştu.
Bazı çocukların süte karşı hassasiyetleri sebebiyle problemleri olduğunu ama bunların teknik olarak veya sıhhi açıdan ne anlama geldiğini, hem Sağlık Bakanlığı hem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hem de konuyla ilgili pek çok uzmanın açıkladığını belirten Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hastanelerde tedavi gören ve zehirlenme belirtisiyle hastanelerde müşahede altında tutulan çocuğumuz yok. O açıdan bakıldığında süte karşı hassasiyetin olabileceğini önceden görmüştük. Bu sebeple de öğretmenlerimizi eğittik. Ailelere konuyla ilgili bilgilendirme yapıldı. Bazılarından konuyla
ilgili imza da alındı ve bununla ilgili duyarlılık varsa bize bildirilmesi istendi. Hakikaten Türkiye çapında bakıldığında, ortaya çıkan vaka sayısı ve sonuçları itibariyle değerlendirildiğinde, ön hazırlık çalışmalarının da başarıyla yürütüldüğünün altını çizmek lazım."
Bir okulda gazetecilerin öğrencilerin süt içmesini istemesi üzerine, öğretmenin
beslenme saati olmadığını ve aç karnına süt içemeyeceklerini belirttiğini anlatan Dinçer, öğretmenin çok güzel bir yönetim ortaya koyduğunu kaydetti.
Çocuklara aç karnına süt içirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dinçer, düzenli süt içmeyen çocuklarda da benzer belirtilerin olabileceğini dile getirdi.
Süte karşı hassasiyeti bulanan çocukların bildirilmesi halinde bu gibi vakaları minimize etme şansı olacağını belirten Dinçer, "Ama her şeyiyle birlikte süt dağıtma programını ısrarla devam ettireceğiz" dedi.
"Her şey kontrol altında"İl düzeyinde incelemeler yaptırdıklarını ve bugün çok nadir vakaların geldiğini anlatan Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Doğrusu ben bunun arkasında çok farklı anlamlandırmalar yapmayı da uygun görmüyorum. Süt dağıtmaya başladık. Çok tabii olarak süt içen çocuklarımızda karşılaşılabilecek bir vakayla karşılaştık. Sonuç olarak her şey kontrol altında. Bu hassasiyetleri doktorlarımız, hastanelerimiz gerekli değerlendirmeleri yaptılar. Bunun sonucu itibariyle bizim öngöremediğimiz başka
bir problem çıkar mı sorusuna ihtiyaten cevap olsun diye de gerekli analizleri yaptırıyoruz. Biz gerekli her türlü tedbiri alacağız. Velilerimiz bize inanmalı ve güvenmeliler. Çocuklarının süt içmesinin faydasına da inanmalılar. Biz programı devam ettirip bu sorunları çözeceğiz ve sağlıklı bir şekilde yürüteceğiz diye düşünüyorum."
"Program üzerinden yürütülecek muhalefeti ülkenin hayrına yormuyorum"Konu çocuklar olunca hassasiyetlerin çok daha yükseldiğini vurgulayan Dinçer, birden bire süt programının üzerine dönen bir muhalefet oluşmaya başladığını söyledi.
"Doğrusu bu programın üzerinden yürütülecek muhalefeti ülkenin hayrına yormuyorum" diyen Dinçer, TBMM'de 5 yıllık sütlerin paketlendiğine dair bir takım dedikodular yapıldığını belirtti. Dinçer, "Bunlar teknik olarak bile mümkün değil. Sizlerin bunu bildiğinizi varsayıyorum" dedi.
Sütlerin yeni ambalajlandığını vurgulayan Dinçer, "Çünkü sütün ambalajı ve kutusu yeni, biz yeni tasarladık. Yeni tasarladığımız için kutulara yeni paketledik. Yeni ve taze sütleri çocuklarımıza gönderdik. Çok iddialı bir şey söylemek doğru değil, sütleri de analiz ediyoruz şimdi biz, ihtiyaten. Sonuçlar çıktığı zaman kesin bir dille ifade edeceğiz ama ben sütten kaynaklanan bir durum
olmadığını süt içme tecrübesiyle irtibatlı bir gelişme olduğunu ifade edebilirim" diye konuştu.
Bir gazetecinin "Samsun'da bir öğrencinin tedavisinin devam ettiği, durumunun ağır olduğu yönünde haberler var. Birçok çocuk da sütün tadının bozuk olduğunu, Sivas Valisi de aynı şekilde bir açıklama yapmıştı. Numunelerin analizleri çıkmadı mı" sorusuna, şu yanıtı verdi:
"Biz sizin bahsettiğiniz vakalardan haberdar değiliz. Müşahede altında tutuluyor olması durumunun kritik olduğundan değil, başka sebeplerle ilgili olabilir. Böyle bir vakaya dair bilgim yok. Şunu söylemeliyim. Telaş etmeye hiç gerek yok. Sütlerle ilgili analizler yapılıp tamamlandıktan sonra açıklıkla sizlerle paylaşacağız. Bahsettiğim gibi bu çok hassas bir mevzudur. Sizlerin ve velilerin taşıdığı her türlü hassasiyet aynı zamanda bizim hassasiyetimizdir."
Bakan Eker: "Şüphelenilen sütler toplatıldı"Eker, TBMM Genel Kurulu'nda, okul sütündeki zehirlenme iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ülkede 200 mililitre süt üretebilen bütün tesislerin tamamının ihaleye çağrıldığını belirten Eker, "16 firma katıldı. 16 firmanın tamamı, sütü ortak olarak üretiyor, bir ya da 3 firma üretmiyor" dedi.
Eker, ilk kez bu kadar büyük ölçekli bir proje gerçekleştirildiğini ifade ederek, "Öğrenciler, farklı sosyoekonomik yapıya, gelir durumuna sahip çocuklar. Farklı biyolojik özelliklerine sahip bireyler olabilir, onların bir kısmı süte, süt şekerine hassasiyeti, bir kısmının belki alerjisi olabilir" dedi.
Sütlerin bozuk olduğu konusunda şüphe duydukları her ilde dağıtımı durdurduklarını ifade eden Eker, "Sütten dolayı zehirlenme şüphesi ve tanısıyla hastanede yatan, tedavi gören çocuk yok" diye konuştu.
Mehdi Eker, sütlerin analizlerinin yapıldığını kaydederek, 24 saat ile 48 saat içinde sonuçlarının alınacağını söyledi. Eker, "Bu projeyi birilerinin provoke etmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi. Eker, projenin devam edeceğini de bildirdi.