İndex

CHP'nin İstanbul yarışı "çarşaf"la olacak

CHP'nin İstanbul yarışı "çarşaf"la olacak

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
CHP’nin büyük önem taşıyan İstanbul kongresi yapılıyor. Kongrede konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Partide kavga istemiyorum. Beni eleştirenlere de saygı gösteririm ama partiye zarar verenleri kusura bakmayın affetmem" dedi. İstanbul İl Kongresi seçimleri çarşaf listeyle yapılacak.

CHP'nin 34. Olağan İstanbul İl Kongresi, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda başladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, il başkanlığı için mevcut başkan Oğuz Kaan Salıcı, eski il başkanı Ali Özcan ve Prof. Dr. Semih Eryıldız'ın yarışacağı kongrenin yapıldığı salona, saat 13.00'de giriş yaptı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Başbakan Kemal" sloganı ve alkışlarla karşılandı. Kılıçdaroğlu kendisine ayrılan yere otururken iki yanında başkan adayları Oğuz Kaan Salıcı ve Ali Özcan yer aldı.

Kültür ve sanattan sorumlu il başkan yardımcısı Canan Kaftancıoğlu, kongre öncesinde lösemi hastaları için başlatılan kan bağışı kampanyası hakkında bilgi verdi. Kaftancıoğlu, kongreye katılan 18-50 yaş arası partililerin Abdi İpekçi Spor Salonu'nda kan bağışında bulunabileceğini söyledi.

Kongrede daha sonra Divan Başkanlığı seçimi yapıldı. Divan Başkanlığı'na oy birliğiyle CHP Sinop Milletvekili Engin Altay seçildi. Altay, konuşmasında Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun Mart 2009'da İstanbul'da bir çığır açtığını belirterek, "CHP'liler, sizin 2009'da açtığınız çığırı yol edinip, İstanbul'un surlarına 6 oklu bayrağı dikmekte kararlıdırlar. Bu anlayış içinde bugün kongremizi gerçekleştireceğiz" dedi.

Bugün bu salonda sadece ve sadece kongre üyelerinin iradesinin tecelli edeceğini vurgulayan Altay, "Bunda hiçbir CHP'linin kuşkusu ve şüphesi olmamalıdır. CHP, kimsenin malı değildir, örgütün malıdır" dedi.

Tekin: "Önce adaylarımızı görelim"

CHP Genel Başkan Yardımcılığı ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeliğinden istifa eden Gürsel Tekin, saat 12.15'te salona geldi ve protokoldeki yerini aldı. Bu sırada bir partili Gürsel Tekin'e poşu taktı. Basın mensuplarının Anneler Günü'nü kutlayan Tekin, "Burada bir demokrasi şöleni yapıyoruz" dedi. Gürsel Tekin partideki görevinden istifasının kongreyle ilgisi bulunmadığını belirterek, "Seçimde oy kullanacak mısınız?" sorusuna "Adaylarımızı görelim öyle karar vereceğiz" cevabını verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran da 2014 yılında yapılacak yerel seçimleri kazanacak il başkanını seçmek için toplandıklarını ifade ederek, "Yeni tüzüğümüz daha demokratik olan çarşaf listeye imkan veriyor. Buna da delege karar verecek" diye konuştu.

Kongreye, bazı milletvekilleri, MYK ve Parti Meclisi (PM) üyeleri ile CHP'li belediye başkanları katıldı. Kongreye katılan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in üzerinde deniz feneri amblemi bulunan ve deniz feneri yazan kırmızı kravat taktığı görüldü.

Kılıçdaroğlu: "Barışı sağlayamazsınız"

Kongrede, partililere seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, bugün "demokrasi dersi vermek üzere" önemli bir kongre yaptıklarını belirterek, "Sizlerle beraber olmaktan mutluyum, gururluyum, onurluyum" dedi.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'nın 1930'lu yıllarda yaptığı bir araştırmaya değinen Kılıçdaroğlu, "Araştırmaya göre Diyarbakır 1930'lu yıllarda Türkiye'nin üçüncü büyük sanayi kenti. 1970'li yıllarda sosyo-ekonomik gelişme açısından 81 il içinde 40'ıncı sırada. 1990'lı yıllarda 53, 2007 yılında 63'üncü sırada. Ne dedim? Anadolu kan kaybediyor. Anadolu'nun kan kaybettiği bir ülke, dengeli bir ülke değildir. Anadolu'nun kan kaybettiği bir ülkede işsizliği önleyemezsiniz, barışı sağlayamazsınız" diye konuştu.

İktidara geldiklerinde Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde özelleştirmelere son vereceklerini, devletin bu bölgelerde fabrika kuracağını ifade eden ve kendisini dinleyen Diyarbakırlılar'a seslenen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Size hapishane sözü veren Başbakan'a oy verdiniz. Yeni Adalet Bakanı da çıktı, 'Türkiye'ye daha fazla hapishane yapacağım' dedi. Türkiye zaten yarı açık cezaevine dönüştü. Herkes baskı altında. Herkes, korku imparatorluğuna teslim olmuş gibi bir tablo sergiliyor. Korku imparatorluğuna direnen tek parti var, direnen tek kitle var o da CHP.

"Türkiye'yi büyüteceğiz. Bu bizim sözümüzdür"

Siz hiçbir demokraside, özgür insanların bulunduğu bir ülkede, bir Başbakan'ın hapishane sözü verdiğini duydunuz mu? Bu bile demokrasinin yüz karası bir söylemdir. Bu anlayışa karşı çıkan tek parti var o da Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Unutmayın, çok sık kullanılan bir deyim vardır; 'Büyük balık, küçük balığı yutar'. Büyük balık, küçük balığı yutar tamam da 21. yüzyılda daha farklı bir şey var. Hızlı balık, yavaş balığı yutar. Bunun unutulmaması lazım. Büyük olmak, aynı zamanda hızlı olmak, karar vermek, uygulamak gerekiyor. Bunu yapacak olan sadece ve sadece sosyal demokratlardır. Yapacağız, hızlı karar alacağız. Türkiye'yi büyüteceğiz. Bu bizim sözümüzdür."

"Birilerine endeksli dış politika yapmayız"

Türkiye'nin dış politikasına da değinen Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bugün izlediği dış politikanın CHP'nin arzu ettiği, savunduğu bir dış politika olmadığını dile getirdi.

Türkiye'nin bağımsız bir ülke olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Biz dış politikada kararlarımızı kendi özgür irademizle alırız. Birilerine endeksli dış politika yapmayız. Hele hele batının egemen güçlerinin, Orta Doğu'daki taşeronu asla ve asla olmayacağız. Kendisini, batının egemen güçlerinin taşeronu olarak konumlandıran Adalet ve Kalkınma Partisi'nin dış politikasını şiddetle kınıyoruz ve reddediyoruz" dedi.

Suriye'deki olaylara değinen Kılıçdaroğlu, "Ne zamandan beri Türkiye, batının taşeronu olarak kendi komşusuna silah sıkmaya kalkıyor, onun topraklarını işgal etmeye yelteniyor? Buna izin vermeyeceğiz. 1 Mart tezkeresine nasıl karşı çıktıysak, Suriye'ye müdahaleye de aynı anlayışla karşı çıkacağız" diye konuştu.

Erdoğan'a yüklendi

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gidersin, Beşşar Esed ile kanka olursun, orada Bakanlar Kurulu Toplantısı'nı yaparsın, beraber Şam'ın sokaklarında gezersin, yediğin içtiğin ayrı gitmez, bir gün Amerika kızar, sen de kalkarsın Beşşar Esed'e kızarsın. Bunu
uygun görmüyoruz. Biz bağımsız bir ülkeyiz. Kendi kararlarımızı, kendimiz almalıyız. Bütün komşularımızla dost ve barış içinde yaşamalıyız."

"Dış politikada Irak, İran, İsrail, Suriye ile aramızı bozdun. Yunanistan ile zaten sorunlarımız vardı. Allah aşkına dış politikada kavga etmediğimiz bir ülke kaldı mı?" diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Ayakları yere basmayan, parmakla çağrılan, koşa koşa giden bir Dışişleri Bakanımız var. Böyle bir Dışişleri Bakanı'nı, bağımsızlık savaşı veren bir Türkiye'ye asla ve asla yakıştırmıyoruz. O Dışişleri Bakanı, o koltuğunda oturduğu sürece, parmakla çağrılan bir Dışişleri Bakanı'dır. Biz Dışişleri Bakanlığını, kendi ülkesinin çıkarlarını her ortamda savunan kişiler olarak
biliriz. Dışişleri politikası, bir ülkenin en önemli politikasıdır ve o politikanın bir devlet politikası olarak ortaya çıkması gerekir. Birilerine endekslenen bir dış politika doğru değildir."

Parti içi muhalefete sert çıktı

Kılıçdaroğlu, CHP'lilere "CHP'liler eski alışkanlarından vazgeçecekler. CHP'liler, ülkenin sorunlarına kilitlenecekler, ülkenin sorunlarıyla ilgilenecekler. Kahvede otururken ülkenin sorunlarından söz edecekler. Sokakta gezerken ülkenin sorunlarından söz edecekler. Cesur, kararlı olacaklar, ödün vermeyecekler. 'Biz CHP'liyiz' diyecekler, kıvançla söyleyecekler bunu" diye seslendi.

Türkiye'yi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yönetmediğini, dış politikada kararların dışarıdan alındığını, ekonomiyi sıcak paranın yönettiğini savunan Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında emekli aylıklarındaki yüzde 15 kesintiyi kaldıracağını bildirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Siz siz olun, yeni anlayışa egemen olun, eski alışkanlıklar bitti. Demokrasi ve özgürlüğü her yerde dillendireceğiz. Parti içinde de demokrasi olacak. 2 aday, 3 aday, 5 aday çıksın. Yarış olsun, demokrasi yarışı olsun. Bizden 2 aday çıkınca onların asabı bozuluyor. Efendim onlarda hiç 2 aday var mı? Hayatta olmaz. Talimat gelir, 'Sen aday olacaksın' diye. Diğerleri sesini keser. Ona 'demokrasi' diyorlar. Bazı aklı evvellerde şunu öneriyor; 'Siz niye AKP gibi olmuyorsunuz? Orada hiç bir şey olmuyor, ses bile çıkmıyor. Sesin çıkmadığı yere ölü toprağı serpilmiş derler. Ses çıkacak ses. CHP'yi AKP'ye benzetmek istiyorlarsa demokrasiyi bitirmek istiyorlardır. Biz AKP değil, çağdaş sosyal demokrat bir parti olacağız."

CHP iktidarında anaların ağlamayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Doğu ve Güneydoğu'daki yurttaşlara sesleniyorum; anaların ağlamasını istemiyor musunuz? Hedef belli, CHP, gelin buraya. İktidar yapın CHP'yi, çözmezsem 4 yıl sonra alırsınız, bu kadar basit. Biz koltuk meraklısı değiliz. Sorunları çözmek istiyoruz. Bu ülkede herkesin barış ve huzur içinde yaşamasını istiyoruz. Herkes özgürlüğün tadına varsın, gerçek demokrasi olsun, gömlek demokrasisi olmasın istiyoruz. Demokrasi bir zihniyet, kültür, eğitim, dünyaya bakış işidir.

Hem toplama kampı kuracaksın, hem de 'bizim ülkemizde demokrasi var' diyeceksin. Recep Tayyip Erdoğan'ı rahat gideceği bir ülke bırakmayacağım. Avrupa'ya bile gidemeyecek. Arap ülkelerine de gidemeyecek. Avrupa'dan insan hakları ödülü alacaktı, aldı mı? Alamadı, gidemedi bile. O sivil toplum örgütü, o insan hakları ödülünü niye geri çekti? Çünkü CHP var. Avrupa Parlamentosu'nda, Brüksel'de, İngiltere'de, Almanya'da, ABD'de her yerde ama her yerde CHP'liler var.

Siz medyanın bunları yazıp çizdiğine bakmayın. Sokağın ilgisi farklıdır, biz sokaktayız. Ama bunun yolu kararlı güven vermekten geçer. Güven vermenin yolu kısır çekişmeleri, tartışmaları çöp sepetine atmaktan geçer. Artık partide kavga istemiyorum. Ben yumuşak huylu bir insanım, her türlü eleştiriye saygı gösteririm, beni eleştirenlere de saygı gösteririm ama partiye zarar verenleri kusura bakmayın affetmem."

Çarşaf liste kararı

CHP'nin 34. İstanbul İl Kongresi'nde seçimlerin çarşaf listeyle yapılmasına karar verildi.

Geçen günlerde Ali Özcan lehine il başkan adaylığından çekilen Dr. Bülent Kerimoğlu'nun konuşması sırasında salonda tartışma çıktı. Konuşmasında, CHP'nin genel merkez ve İstanbul il yönetimini eleştiren Kerimoğlu'na salondan sözlü sataşmalar oldu.

Kerimoğlu'nun da sözlü karşılık vermesi üzerine bazı partililer konuşmanın yapıldığı platforma çıkarak, Kerimoğlu'nun üzerine yürüdü. Kürsüde, kısa süre arbede yaşandı. Bülent Kerimoğlu, daha sonra güvenlik güçleri tarafından salondan dışarı çıkarıldı.

Bu arada, seçimin, Oğuz Kaan Salıcı ile Ali Özcan'ın anlaşması üzerine çarşaf liste ile yapılmasına karar verildi.

Öte yandan, sabah saatlerinde il başkanlığına aday adayı olacağı belirtilen Prof. Dr. Semih Eryıldız, adaylık başvurusunda bulunmak için gerekli olan delegelerin yüzde 10'unun imzasını alamadığı için aday olamadı. Başkanlık yarışı Oğuz Kaan Salıcı ve Ali Özcan arasında geçecek.

Kongrede, çarşaf liste okunduktan sonra itirazlar karara bağlandı.

170 kişilik büyük kurultay adaylığı için 736, 40 kişilik il yönetim kurulu üyeliği için 160 ve 9 kişilik il disiplin kurulu üyeliği için 47 olmak üzere 943 kişi başvurdu. Başvuruları inceleyip değerlendirecek Divan Kurulu daha sonra kabul edilen adayların listesini basım için matbaaya gönderecek.

Seçimde, 638 delege, 9 kişilik il disiplin kurulu, 40 kişilik il yönetim kurulu, 170 büyük kurultay delegesi seçecek.

Salondan notlar

Abdi İpekçi Spor Salonu'nda, sahnenin üstüne sırasıyla Türk bayrağı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafı ile CHP bayrağı asıldı.

"CHP 34. İl Kongresi İstanbul Demokrasi Şöleni" başlığıyla sunulan kongrenin yapılacağı salonun dört bir tarafı yerel seçimlerin yapılacağı 2014 yılına atıfta bulunan "2014 İstanbul bizim" yazılı pankartlarla donatıldı.

Salonda "Sadece partide değil, Türkiye'de iktidar", "Genel Başkanımızla var olduk, var olacağız", "Çırakken KİT'leri, ustayken vatanı sattın kindar Recep", "Safları sıklaştırın çocuklar, bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgası", "Camdan değil candan dinlemeye geldik", "Temeli 1923 olmayanın, hedefi 2023 olamaz", "Halkın Başbakanı Zeytinburnu'na hoş geldiniz" pankartları dikkati çekti.

CHP Başakşehir İlçe Teşkilatı da Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın fotoğrafının yer aldığı ve üzerinde "Umudu kuşanıp geldik" yazılı pankart açtı.

Salonun orta kısmı delegelere ayrılırken, delege ve konukların koltuklarına "Biz İstanbuluz İstanbul Bizim Oğuz Kaan Salıcı" yazılı broşürler bırakıldı.

Protokol tribününün karşı tribününde Ali Özcan'ı destekleyenler ellerinde, "Örgütün adayı Ali Özcan" pankartlarıyla oturdu. Salonda Oğuz Kaan Salıcı ve Ali Özcan'ın 4 resmi bulunurken Ali Özcan'ın, "Örgütün adayı Ali Özcan", "Buyruk değil örgüt kazanacak", "Örgütlü toplum özgür birey", "Hedefimiz İstanbul, hedefimiz Türkiye", "Özcan Başkan, Kılıçdaroğlu Başbakan" yazılı afişleri yer aldı.

Salonda Anneler Günü kutlamasına ilişkin pankartlar da bulunuyor. CHP İstanbul İl Başkanlığı, basın mensupları için akreditasyon uyguladı, kongreyi izleyecek basın mensupları için yaka kartları hazırlandı.

CHP Gençlik Kollarından gençlerin görev yaptığı kongrede özel güvenlik görevlileri güvenliği sağlıyor.

Basın mensupları için sahnenin sol tarafında bir bölüm ayrılırken, delegeler, milletvekilleri ve vatandaşlar için ise, ayrı yerler ayrıldı.

Kongrede, Yeni Türkü de konser verdi.

Gerginlik

Bu arada kongrede gerginlik de yaşandı. CHP'nin İstanbul İl başkanı Oğuz Kaan Salıcı'yı kendilerini disipline sevk etmekle suçlayan dört CHP'li ağızlarını bantlayarak protesto eylemi yaptı. Olağan kongre öncesi gerçekleşen protestoya CHP'lilerden tepki geldi. Protesto eylemi yapan üyeler ile diğer CHP'liler arasında tartışma yaşandı. Dört üyenin 2 Mayıs 2011'de CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in arabasını tekmelemesi sonrası disipline sevk edildiği iddia edildi.

İlgili Konular » CHPCHP kurultayı...diğer konular »
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

Yandex

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Hangi gölsünüz?
Uyuduğunuz oda nasıl olmalı?





Devam