"Türkiye şamar oğlanı değildir"

"Türkiye şamar oğlanı değildir"

"Türkiye şamar oğlanı değildir"

x
"Türkiye şamar oğlanı değildir"
"Türkiye şamar oğlanı değildir"

"Türkiye şamar oğlanı değildir"

Başbakan Erdoğan, ABD Ankara Büyükelçisi'nin Türkiye'deki yargı sistemine yönelik eleştirilerine tepki gösterdi, "Türkiye hiçkimsenin şamar oğlanı değildir'' dedi.

"Türkiye şamar oğlanı değildir"Video
09.02.2013 Cumartesi 16:08
Başbakan Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde, partisinin "İlk Hedef 2014-Seçim Sürecini Başlatıyoruz" sloganıyla düzenlenen İstanbul İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı.

AK Parti'nin, özellikle 2014 yerel seçimlerine yönelik adeta farklı bir süreci başlattığını ifade eden Erdoğan, toplantının İstanbul'a, İstanbullulara, millete ve ülkeye hayırlı olmasını temenni etti.

İstanbul'un bir deniz feneri gibi kendilerine yol ve yön göstereceğini kaydeden Erdoğan, kendilerinin de o yönde, o istikamette yürüyerek, Selçuklu ihtişamını, Osmanlı kudretini Türkiye Cumhuriyeti bayrağı olarak en yüksek burçlara hep birlikte dikeceklerini ifade etti.

"Şunu dünya üzerindeki herkes bilsin ki, bu ülke ve bu millet, tarihte nasıl medeniyetlere istikamet çizdiyse, bugün de, yarın da tarihi şekillendirecek, tarihe istikamet çizecek güç ve kudrete fazlasıyla sahiptir" diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz, 76 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak, başı öne eğilecek bir millet asla değiliz. Biz, iradesi teslim alınacak, özgürlüğüne ipotek konulacak, istikameti başkaları tarafından belirlenecek bir millet asla ve asla değiliz. Biz her ülkeyle dostane ilişki içinde olmaya, her kurumla samimi işbirliği geliştirmeye büyük özen gösteririz. Ancak hiç kimsenin, hiçbir ülkenin, hiçbir kurumun, hiçbir örgütün üzerimizde ahkam kesmesine, irademize yön vermesine asla müsaade etmeyiz."

"Türkiye'nin çıkarı neredeyse oraya gideriz"

Türkiye'nin büyük bir devlet, milletinin büyük bir millet olduğunu dile getiren Erdoğan, "Türkiye'nin çıkarı neredeyse oraya gideriz, menfaati neyi gerektiriyorsa o yönde işbirlikleri ararız, ilişkiler geliştiririz" ifadesini kullandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin tek taraflı etki altına alınacak, yönlendirilecek, üst perdeden hizaya çekilecek bir ülke olmadığını kaydederek, alçak gönüllü olduklarını ancak alçaklık kompleksiyle hareket etmediklerini, Türkiye'nin gururunu kıracak, milletin onurunu incitecek hiçbir harekete, söyleme, tutuma eyvallah etmeyeceklerini vurguladı.

AB liderlerine seslendi

Erdoğan, Türkiye'yi eleştiren ve Türkiye'nin önüne sürekli kriterler çıkaran AB yetkililerine ve AB ülkelerinin bazı liderlerine seslendi.

Erdoğan, şöyle dedi: "Siz bir yandan Türkiye'yi kriterlere uymamakla itham edip, bir yandan Türkiye'nin önüne yeni şartlar sürüp, bir yandan da Türkiye'ye çok ağır bedeller
ödeten teröre neden bu kadar müsamaha gösteriyorsunuz? Sürekli terör sorunundan dem vurduğunuz halde niçin Türkiye'nin terörle mücadelesine gereken desteği vermiyorsunuz? Ben de, aziz milletim de bu sorunun cevabını net bir şekilde, tatmin edici bir şekilde almak istiyoruz. Bakın bir hesaplamaya göre terörün Türkiye'ye sadece ekonomik maliyeti 30 yıl olarak değerlendirdiğimizde 350 milyar doların üzerinde. Terörün 30 yıldır siyaset üzerine yüklediği bir yük var. Demokrasi üzerine, özgürlükler üzerine yüklediği bir yük var. Bir yandan bu teröre müsamaha gösterip, bir yandan da Türkiye ekonomisini özellikle siyasetini, demokrasisini, özgürlüklerini eleştirmek tam anlamıyla çifte standarttır."

Kimi Avrupa ülkelerinde yıllardır kırmızı bültenle aranan azılı canilere kol kanat gerildiğini aktaran Erdoğan, değişik terör örgütlerinin liderleri, yöneticileri, üyeleri, Avrupa sokaklarında özgürce, serbestçe ellerini kollarını sallayıp dolaşırken uzaktan ve hiç çekinmeden örgütlerini yönetebildiklerini kaydetti.

Kendisine bir parlamento başkanının, "Biz terörizmin ya da teröristin yerin altına girmesini istemiyoruz. Yerin üstünde olsunlar ki, onlarla mücadelemiz daha rahat olsun" dediğini ve bunu hiç unutamadığını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tamam da sen yerin üstündekini dört dörtlük takip ettiğini neyle ispat edeceksin. Biz sana adres veriyoruz, her şeyi söylüyoruz, sen bunları bize teslim etmiyorsun. Allah aşkına, insan katletmek ne zamandan beri özgürlükten sayılır oldu? Katilleri serbest bırakmak ne zamandan beri hukuk oldu? Terör örgütü kurmaya, yönetmeye, insan katletmeye müsamaha göstermek ne zamandan beri demokrasi oldu? Sizin terörle mücadelenize biz sürekli destek vereceğiz, mesele bizim mücadelemiz olunca kırk dereden su getireceksiniz.

Bizim AB üyeliği noktasında artık tahammülümüz zayıfladığı gibi, teröre gösterilen müsamaha noktasında hiç tahammülümüz kalmamıştır. Önce Paris'teki olay, ardından Ankara'da ABD Büyükelçiliği'ne gerçekleştirilen, bir vatandaşımızın da şahadeti, bir gazeteci kardeşimizin yaralanmasına neden olan olay, Avrupa ile terör arasındaki muhabbetin artık daha güçlü şekilde sorgulanması gereğini ortaya koymuştur. Türkiye olarak bu ilişkinin, bu muhabbetin, bu müsamahanın üzerine çok daha kararlılıkla gideceğiz."

Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.