Erdoğan'dan birlik beraberlik çağrısı

Başbakan Erdoğan, Reyhanlı'daki bombalı saldırılara ilişkin, "Bugün bir olmak, saldırılara birlikte göğüs germek, tüm dünyaya birlik fotoğrafı sunmak zorundayız" dedi.

12.05.2013 Pazar 16:54
Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Kadın Kolları Başkanlığı'nın düzenlediği "Analar Ağlamasın" temalı Anneler Günü etkinliğinde yaptığı konuşmada, Anneler Günü'nün burukluk ve hüzün içinde geçtiğini söyledi.

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde, dün, belediye ve PTT binalarının önünde, iki bomba yüklü aracın infilak etmesi sonucu 46 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 19'u ağır olmak üzere 55 kişinin tedavi altında bulunduğunu kaydeden Erdoğan, "Hayatını kaybeden kardeşlerimize Rabbim'den rahmet niyaz ediyorum, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Yaralı kardeşlerimize de acil şifalar temenni ediyorum" dedi.

Başbakan Erdoğan, "Hatay'da, Reyhanlı ilçesinde yakınlarını kaybeden annelerin, yakınlarını kaybeden tüm kardeşlerimizin acısını, en az onlar kadar yüreğimizde hissediyor, onların acısını paylaşıyoruz. Milletçe gerçekten büyük bir hüzün içindeyiz. Allah'ın izniyle, milletimizin dirayetiyle, sabırla, soğukkanlılıkla; en önemlisi de birlikle, beraberlikle, tek yürek olarak bu acıyı aşacak, böyle acıların yaşanmasının da önüne geçeceğiz" dedi.

"Kaos oluşturulmak, fitne çıkarılmak isteniyor"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında, Reyhanlı'daki saldırılar, Suriye meselesi ve çözüm süreci konularında şunları söyledi: "Bizi, Türkiye'yi, Suriye'deki kanlı bataklığın içine çekme yönündeki her provokasyon, her tahrik eylemi karşısında son derece dikkatli, son derece hassas, en önemlisi de son derece soğukkanlı olmak zorundayız. Büyük devlet, hadiseler karşısında soğukkanlılığını muhafaza edebilen, aklı selimle düşünebilen, aklı selimle hareket edebilen devlettir.

Suriye'de bu kanlı sürecin başladığı andan itibaren, uçak hadisesiyle, sınır ilçelerimize yönelik ihlallerle, Cilvegözü sınır kapımızdaki saldırıyla, diğer bazı provokasyonlarla, Türkiye'nin sabrı, Türkiye'nin soğukkanlılığı adeta test ediliyor. Türkiye, bu tür provokasyonlarla, adeta kirli bir senaryonun içine çekilmek isteniyor. Özellikle Hatay ilimizde, birtakım hassasiyetleri tahrik etmek suretiyle, kaos oluşturulmak, fitne çıkarılmak isteniyor. En başından itibaren biz, bu tür girişimlere karşı çok dikkatli olduk, bu tür girişimler karşısında serinkanlı olduk, bundan sonra da serinkanlılığımızı güçlü şekilde muhafaza edeceğiz. Soğukkanlılığımızı yitirerek, aklıselim dışına çıkarak, bizi çekmek istedikleri tuzağa düşmeyeceğiz."

"Türkiye'nin birlik fotoğrafını kirletmelerine asla müsaade etmeyeceğiz"

Başbakan Erdoğan, bugün "bir olmak", "beraber olmak" gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi: "Bugün 76 milyon, acıyı paylaşmak, saldırılara birlikte göğüs germek, tüm
dünyaya birlik fotoğrafı sunmak zorundayız. Bugün, 'Ben demiştim' diye ortalıkta böbürlenme günü değildir. Bugün, 'Ben söylemiştim' diyerek, suçlama, itham etme, içerden suçlu arama günü değildir. Saldırı olduğu andan itibaren, daha biz cenazelerimizi kaldırmadan, daha yaralar sarılmadan, saldırganları unutturup, meseleyi siyasi bir çıkar meselesi haline getirme günü hiç değildir. Bir ülkenin acısını, 76 milyon milletin ortak hüznünü, ilk andan itibaren siyasi bir rant vesilesi haline getirmek, en hafif tabiriyle ahlaksızlıktır."

Saldırıların amacının, en başta, milletin fertleri arasında nifak oluşturmak, milletin fertleri arasına fitne sokmak, milletin zihninde soru işaretleri meydana getirmek olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Buna izin vermeyeceğiz. Terörün de Türkiye düşmanlarının da Türkiye'nin birlik fotoğrafını kirletmelerine asla müsaade etmeyeceğiz. Hassasiyetlerin kaşınmasına, farklılıkların bir husumete çevrilmesine asla ve asla göz yummayacağız. Herkes ama herkes, soğukkanlı olmak, aklıselimle hareket etmek, özellikle de açıklamalarından dolayı sorumlu olduklarını bilmek zorundadır. Birilerinin, Şam'daki canilerle, Şam'daki gayri meşru yönetimle gönül bağı olabilir. Birilerinin, eli kanlı terör örgütleriyle muhabbeti olabilir. Birilerinin, mezhep taassubu içinde, bir mezhep çatışmasına, ellerinde körükle gitme niyeti de olabilir ama biz buna izin vermeyeceğiz."

"Büyüyen bir Türkiye'ye yönelik saldırılardır"

Başbakan Erdoğan, "Suriye kaynaklı olarak, güvenlik güçlerimize, insanımıza, il ve ilçelerimize yönelik saldırıları Türkiye'nin Suriye politikasına bir tepki olarak görmek ve göstermek, sadece ve sadece sorumsuzluktur, hedef saptırmadır" diye konuştu.

Türkiye'nin en başından itibaren yanı başındaki bu insanlık dışı hadiselere sessiz kalsa, tepkisiz kalsa, vurdumduymaz olsa bile bu tahriklerin yapılacağını herkesin bilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'yi tuzağa çekmek yönünde bu saldırılar yine gerçekleşecekti. Çünkü bu saldırılar Suriye politikamıza yönelik saldırılar değil, bölgede güçlenen, gücünü hissettiren, büyüyen bir Türkiye'ye yönelik saldırılardır. 10 sene önce kişi başına milli geliri 3 bin 500 dolar olan Türkiye'nin bugün kişi başına milli geliri 10 bin 600 dolar olmuştur. Bunu hazmedemiyorlar. İşte bakın şimdi salı günü, göreve geldiğimizde 23.5 milyar dolar olan IMF borcunun son taksidini ödüyoruz ve IMF ile olan borcumuzu kapatıyoruz. O da bitiyor."