Suriye Ulusal Konseyi’ne neredeyse Esad’ı devirdikten sonra ülkeyi yönetmek için bir el kitapçığı hazırlanmıştı. Şöyle cümleler var içinde.
1) Kontrolü ele geçirdikten sonraki ilk 24 saat içinde alınması gereken önlemler
2) İlk üç hafta içinde uygulamaya konması ve eski rejimin artıklarının düzeni bozmaması için yapılması gerekenler
3) İlk üç ay içinde güvenlik ve istikrarı yerleştirecek adımlar
4) Orta ve uzun vadede ve “geçiş döneminin” sonuna kadar yapılması gerekenler
Neler mi yazılmış bu alt başlıklarda? Birkaç çarpıcı madde sıralayalım
* Demokratik seçimler Suriye için tek seçenektir ve devlet Başkanı 5 yılı aşmayacak bir süre için seçilir ve en fazla iki kez seçilebilir.
* Rastgele gözaltılar ve psikolojik işkence kısıtlanmalıdır.
* Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılacaktır.
* Adem-i Merkeziyetçi bir yönetim kurulacak, merkezi otorite azalacak, bölgelere daha çok yetki verilecektir. Azınlıklara böylelikle daha fazla söz hakkı ve yönetim yetkisi tanınacaktır.
* Yenisi yazılana kadar 1950’deki Suriye Anayasası esas alınacaktır.
* Sınırların güvenliğini hızla sağlamak gerekecektir. Geçiş yönetimi bunun için Arap ya da Uluslararası bir Barış gücü talep edebilir.
* Piyasa ekonomisi yerleştirilecek, Suriye Hava Yollarının filosu genişletilecek ve Uluslararası hava yolları ile işbirlikleri yapılacaktır.
* Rejimin yıkılmasından sonra Marshall Suriye Yeniden Yapılandırma Planı ile ekonomik gelişim sağlanacak, ülke yabancı yatırımcılara açılacaktır.
Maddeler neredeyse “Türkiye bunları yazdıysa kendisi de uygulasa” dedirten cinsten.
Şimdi bu, neresinden bakılsa bir ülkenin yıkılıp yeniden yapılma planı. Son bölümünde rejim yıkıldıktan sonra ülkenin ihtiyaçlarını karşılamak için bir bağış konferansı, 2.5 yıl içinde de uluslararası camiaya açılmış bir Suriye “pazarı” kaleme alınmış.
Her ülkenin de bu “Yeni Suriye” için 1 milyar dolar bağış yapması öngörülmüş.
Suriye Ulusal Konseyi Ekonomi ve Finans Bürosu’nun her ay bu bağışçı ülkelere “rapor vermesi” istenmiş.
Şimdi merak ediyoruz. Bu plan, komşumuzdaki sert ve acımasız rejim yıkıldıktan sonra yerine de uluslararası camianın kontrolünde bir nevi “müstemleke” hükümeti kurma planı nerede kaleme alındı?
Dili ve jargonu ABD’yi hatırlatsa da bazı kaynaklar bu belgenin Ankara’da Davutoğlu’na yakın danışmanlar heyeti ve Dışişleri tarafından Suriye Ulusal Konseyi’nin katkıları ile yazıldığını belirtiyor.
Öyleyse Washington’un büyük bir çekingenlikle frene basması boşuna değil.
Ankara’da çok önemli bir kaynak, dış politikadaki referans bir akademisyene geçtiğimiz haftalarda şunu söyledi.
“Bizim tek derdimiz var. Esad devrilsin”