CNN Türk

Yazarlar

Deniz Bayramoğludenizb@cnnturk.com.tr

CNN TÜRK Program Yapımcısı/Sunucu

DENİZ BAYRAMOĞLU Kırbaç üstüne kırbaç

Kırbaç üstüne kırbaç

29.06.2009 Pazartesi 07:42

Bankacıları tatlı bir telaş sarmıştı cuma günü... Bankaların hazine bölümlerinde ve genel müdürlük katlarında toplantı üstüne toplantı yapıldı.

Gerçi hazırlıklar haber ilk çıktığı gün, yaklaşık iki ay önce başlamış ve kısa sürede tamamlanmıştı ama yine de son kez bir gözden geçirilme ihtiyacı duyuluyordu.
Piyasanın en büyük oyuncusu, bankaların en sevdiği kredi müşterisi geri dönüyordu. Eski güzel günler, kârların yarısından çoğunun Hazine kâğıtlarından geldiği günler tekrar ufukta görünmüştü...
Elde para vardı ne de olsa. Tamam, kredi verme konusunda hiçbir banka esasında cimri davranmıyordu. Söyledikleri gibi isteyen herkese kapıları açıktı ama koşullar öyle ağırlaşmış, faizler öyle yükselmişti ki benim diyen babayiğit bile, bu koşullarda kredi almak için iki hatta yirmi iki kere düşünmek zorunda kalıyordu. Elde bir hayli birikmiş para vardı yani... Bankacıların kulaklarından para fışkırıyordu.
Şimdiye kadar ağır da olsa bu koşulları kabul eden şirketlere verilen kredilerden ve bireysel müşterilerden elde edilen kâr sayesinde yılın ilk çeyreği bir hayli iyi kapanmıştı. Dünyanın dev bankaları devlet yardımı için çırpınırken Türk bankalarının kârlarını yüzde 18 artırması büyük bir başarıydı ama bu daha ne kadar sürebilirdi ki?
Son bir aydır Merkez Bankası bir yandan uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ve yatırım bankaları diğer yandan, yaz aylarında bu mutlu zamanların sona ereceğini, hem şirketlerin hem de vatandaşın ödeme sıkıntısına girebileceğini söylemiyor muydu? Vallahi ilaç gibi gelmişti bu haber...
 
5 katlı kamçı
Borç yiğidin kamçısıdır değil mi? O halde hazırlanın yiğitler, kamçılar inmeye başlıyor önümüzdeki günlerde... Nereden mi biliyorum? Hani "göz var izan var" diyesim geliyor ama afaki tanımlamalara bırakmayalım işi; elimde daha sağlam veriler var. Mesela Hazine'nin borçlanma limitinin geçen cuma günü 5 kat artırıldığı haberi sizi ikna edebilir mi?
Ama önce bir bakalım Hazine neden böyle bir ihtiyaç içindeymiş.
Uzun zamandır Hazine, kamu borcunun takibi için Merkezi Yönetim Borç Stoku diye yeni bir veri yayımlıyor. Bu veri, KİT'leri mahalli idareleri, fonları dışarıda tuttuğu için iç ve dış borç çok daha sağlıklı izlenebiliyor. İşte son açıklanan rakamlar artık iyice net bir biçimde gösteriyor ki 2000'lerin başından bu yana istikrarlı bir şekilde 300-350 milyar lira civarında seyreden kamu borcu 2008 Ağustos ayından bu yana hızla artıyor. Mayıs ayının sonu itibariyle 411 milyar doları buldu. Üstelik daha da artacak. (Bkz: Grafik)
Ayrıca bütçe açığının 49 milyar liraya çıkacağını kabul eden hükümet, bunun daha da artmasından endişe ediyor. Zaten şu ana dek yaşanan artış bile yeterince endişe verici. Bütçe açığı yılın ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 903.9 artarak 20.6 milyar liraya yükseldi. Ayrıca bankalara göre 49 milyar lira iyimser bir rakam. Çünkü hem yerli hem de yabancı bankalar bütçe açığının yıl sonunda 80 milyar liraya kadar çıkabileceğini düşünüyor.
 
Borçlanma limiti arttı
Hatırlayacaksınız, 2002'de ekonomik krizin ardından çıkarılan Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Kanunu ile hesapsız borçlanmanın önüne geçilmişti. Bu kanun hükümete borçlanma miktarını ancak o bütçe yılında yaşanabilecek ihtiyaca göre en fazla yüzde 10 oranında artırabilme yetkisi veriyordu. Bu çerçevede 2009 için öngörülen net borçlanma sınırı 13.5 milyar liraydı. Oysa ocak-mayıs döneminde 20.3 milyar TL'yi aşan bir net borçlanma gerçekleştirildi. Böylece Hazine, bütçe kanununda öngörülen sınırın nerdeyse 2 katı bir net borçlanmayı çoktan gerçekleştirmiş oldu. Ve artık bu oran 5 katına kadar artırıldı ve net borç kullanma limiti 13.5 milyar liradan yaklaşık 75 milyar liraya çıkarıldı.
Yani şu ana dek bu likidite sıkışıklığında piyasadan yaklaşık 8 milyar lira fazladan para çeken Hazine, bu limitin tamamını kullanırsa piyasayı kurutacak.
Tabii Hazine'nin bu kadar obur olmasını kimse beklemiyor zaten pratikte de pek mümkün değil bu ama insan yine de "acaba" demekten kendini alamıyor. Eğer bu ihtimal gerçekleşirse her birimiz kürek mahkûmları gibi kırbaçsız yaşayamaz hale geleceğiz haberiniz olsun.
Kısacası şimdi artık kamu, yeniden özel sektörün en büyük rakibi.
Tarih tekerrür ediyor sanki.

Birincisi trajediydi, şimdi ise sırada komedi var sanki...

Bankacıları tatlı bir telaş sarmıştı cuma günü... Bankaların hazine bölümlerinde ve genel müdürlük katlarında toplantı üstüne toplantı yapıldı. Gerçi ...
( KB)