CNN Türk

Yazarlar

Dicle Canova

Dicle Canovadiclec@cnnturk.com.tr

CNN TÜRK Ankara Haber Müdürü

Dershanesiz bir sistem mümkün mü?

Dershanesiz bir sistem mümkün mü?

26.03.2012 Pazartesi 07:25

Başlık yeni değil..Çok söylendi ,hayata geçirilemedi. Peki ya şimdi?

Haber Başbakan'dan geldi üniversiteye girişte,birinci basamak olan YGS sınavı kaldırılacak..Dershaneler kapatılacak..
 
Ygs'nin kaldırılması yönündeki planlama yeni değil.
Düşünülen,Olgunluk Sınavı..Yani lise son sınıfta,,4 yıllık lise eğitim müfredatından girilecek bir sınav..
Kim yapacak? Ösym mi,okullar mı?
En son edindiğimiz izlenim hala üzerinde çalışmanın sürdüğüydü..
 "Her okul kendi öğrencisinin başarısı için sonuçta belirleyici olmaya çalışır" kaygısı ve sınavın adil bir ortamda yapılması gerekliliği nedeni ile yine merkezi olması üzerinde duruluyor
 
 
Ama sınav varsa dershane de vardır..
 
Her ne kadar Başbakan kaldıracağız dese de..
 
Dershaneler son olarak Dünya Bankası'nın raporu ile gündeme gelmişti..
 
O rapora göre, 1991'de dershaneye giden öğrenci sayısı 188 bindi; bu sayı her yıl katlanarak arttı. 2011 yılında dershaneye giden öğrenci sayısı 1 milyon 234 bine ulaştı. Öğrenci sayısındaki artışa paralel olarak, yıllar içinde dershanelerin sayısı da arttı. 1991'de 762 olan dershane sayısı, 2011'de 4 bine ulaştı.
 

Milli Eğitim Bakanlığı'nın verilerine göre ise Türkiye'de toplam 4 bin 83 dershane faaliyet gösteriyor..ülke genelinde dershane bulunmayan il yok..ciroları 10 milyonlara ulaşıyor..
 
tablonun nedeni sınav odaklı eğitim sistemi..
sadece üniversite değil,,ortaoğretime geçişte uygulanan SBS ile de dershaneye gitme yaşı düşmüştü..
 
Şimdi yapılmak istenen 4+4+4 sistemi ile ortaoğretime geçişi esnetmek,,SBS'yi kaldırarak eleme değil seviye belirleme modeline dönmek..
üniversiteye girişte de katsayı  eşitlenince rekabet ortamı bir nebze aşağı çekilecek diye bakılıyor
ama öyle mi olacak?
Esnek geçiş,öğrencinin tercih edeceği okul türü her ne olursa olsun hem müfredatta hem de üniveriteye girişte koşulları da eşitleyeceği için aksine rekabeti artıracak.
Öğrenci,Olgunluk sınavında alacağı puan ile girmeyecek üniversiteye..yine ikinci bir sınavdan geçecek ..Eleme sınavı..
Bu da dershaneler kapatılsa bile okul dışında eğitimi destekleme girişimlerini bitirmeyecek..belki de merdiven altına itecek. Belki de her ev bir dersaneye dönüşecek.özel ders alanlar artacak.
 
Gelelim dersanelerin okula dönüştürülmesine..Bunu da yine Başbakan söyledi.. Hatta bazı büyük dershaneler ile görüştüğünü de açıkladı.
Organize sanayi bölgelerinde Özel Meslek Lisesi açılması  projesi ile birlikte düşünüldüğünde,eğitimin özelleştirilmesi yönünde bir sürece mi giriliyor? Nitekim Başbakan "4+4+4 modelinde okul ihtiyacının artacağına da işaret etti,"Özel okullardan hizmet alma noktasındayız. Danıştay bozmuştu. Yeniden çalışma yürütüyoruz." dedi.
 
''10 bin zeki ve yoksul öğrencinin devlet eliyle özel okullarda okutulması'' projesiydi..2003 yılında genelge Eğitim-sen tarafından Danıştay'a götürülmüştü..Kamusal eğitim hakkına aykırılık iddiası ile.. bir de bazı özel okulları kalkındırma amaçlı olduğu öne sürülmüştü..Danıştay genelgenin yürütmesini durdurmuştu.
 
Bunun üzerine  kanun ile düzenleme yoluna gidildi.. Ama onu da Cumhurbaşkanı Sezer veto etti. Özel öğretim kurumlarından hizmet satın alınarak öğrenci okutulmasını hem Anayasaya aykırı buldu hem de kamu yararına..Anayasa'nın 42. Maddesine işaret etmişti Sezer..Eğitim öğretimin devletin gözetimi altında ve parasız olması gerektiği ilkesine.. Sezer, kontenjanını dolduramayan özel okulları desteklemenin devletin görevi olmadığını, bunun öğrencilere yarar  sağlamayacağını da vurgulamıştı. Tabii o dönem tartışma Fetullah Gülen okulları üzerinden yaşanmıştı..
 
Şimdi birkez daha özel okullardan devlet hizmet satın almak için adım atacak.
Dershanelerin de özel okula dönüştürülmesi hayata geçerse,bu eğitim sistemine nasıl bir fayda sağlayacak? Milli eğitim bakanının deyimi ile 4+4+4 eğitim sisteminin sorunlarını çözmeyecek.Evet ,daha da karmaşıklaştıracak.Üstelik parası olan ile olmayan arasındaki eşitsizliği artıracak.
 
Dicle'nin notu: kafama takıldı..Başbakan açıköğretim seçeneği konusunda "Özellikle Güneydoğu'da akıl baliğ olan (ergen) kız çocuklarını aileler okula göndermiyor. Açık lise bunun için. Ev okul sisteminin önü açılacak." dedi..
Bu durumda daha önceki yazımda gündeme getirdiğim tuğlanın üstüne tuğla koymak mı tuğlayı tuğlanın yanına koymak mı? Sorusunun yanıtını da vermiş oldu sanırım.Bu, yanlış zihniyeti tersine çevirmek yerine teşvik etmek değil mi?!