Nevruz'u karşılarken... "Yeni güne eski başlangıç"
19.03.2012 Pazartesi 09:18
Farsça kelime anlamıdır "Yeni Gün"
Baharın gelişi, tabiatın uyanışıdır kutlanan
Asırlardır...
Yeni giyisilerdir,temizlenen evler..
Özel yemekler..
Yakılan ateştir.
O ateşin etrfında biraraya gelinen,sıcağının
Avrasya'yı ısıttığı gündür..
Farklı kültürlerde,kutlamaların anlamı farklı olsa da ortak gelenektir ateş..
Kötülükleri hastalıkları kovduğuna inanarak atlanır üstünden..Temizlenmektir, arınmaktır.
.....
18 Mart 2012
İSTANBUL: Valilik 21 Mart haricinde kutlanmasına izin vermedi..
Polis, millet caddesini kapatarak kazlıçeşme meydanına yürümek isteyen 300 kişilik bir gruba müdahale etti, ortalık savaş alanına döndü.
Kaldırım taşları söküldü,,yollar kapatıldı,,bir dershane taşlandı,, çöp konteynırını ateşe verildi. Çevik kuvvet polisi gruba gaz bombalarıyla müdahale etti.
DİYARBAKIR: BDP'nin, 21 Mart'ta kutlanması gereken nevruzu Diyarbakır Valiliği'nin izin vermemesine karşın bu pazar kutlama ısrarı nedeniyle Diyarbakır güne gergin başladı. Kentin çeşitli mahallelerinden nevruz alanına gitmek isteyenlere güvenlik güçleri anında müdahale edince yer yer olay çıktı.Telefon firmalarına ait mobil baz istasyonu araçları ateşe verildi.
.....
Gece ile gündüzün eşitleneceği, bahara ,ateş üstünden atlayıp arınarak girileceği o güne 4 kala manzara buydu..
hafta boyunca da bu haberler sürecek..öyle görünüyor..
ve bu tablo, bu ülkede baharın gelecek olmasını "korkulu bir bekleyişe" çeviriyor..uyanan doğa değil,,öfke oluyor..Yeni Gün birkez daha eski sorunlarla başlıyor..Herkesin her kesimin "çözümden" söz ettiği ama sadece durduğu yerde, bir adım ileri atmadan konuştuğu bir ortamda,hastalıklardan koruyamıyor ateş..arındırmıyor..yeni başlangıçlara neden olamıyor. Sivas'ta vicdanları yakıyor,Silivri'de minicik eteğin üç demir düğmesinde parlıyor ,meclis'te selobant tankını ateş topuna dönüştürüyor,26 yaşındaki Emine'nin üç çocuğunu ısıtmak için fön makinesinin içine giriyor,,o kendini asarken..
Ateş yakıyor,yıkıyor,öldürüyor..Bizler kızgınken,kırgınken,,sevemezken,çare bulamazken..
Belki de bu yüzden bahar da bir türlü gelmek bilmiyor..
Dicle'nin Notu: Ankara'da güneşin ilk kez,yavaş yavaş ısıtmaya başladığı bir Pazar sabahına felaket haberleri ile uyandıktan sonra kaleme aldım yazıyı..Baharın gelmesini bu kadar çok beklerken,getirdiği haberlerle kara kışta donup kalan duygularımızı kim, ne, nasıl ısıtacak?sadece havanın ısınması yetmez,baharın gelmesi için..