CNN Türk

Yazarlar

Emin Çapaeminc@cnnturk.com.tr

CNN TÜRK Ekonomi Müdürü

EMİN ÇAPA Çılgın Türkler

Çılgın Türkler

18.03.2010 Perşembe 11:52

Bugün gazetelerde yeralan iki haber biz Türkler'in ne kadar çılgın olduğunu gösterdi bana. Bunu sizlerle de paylaşmak istedim.

Çılgın Türkler çılgın benzin fiyatına karşı
En ilginç haber bir Fransız ailenin dünya turunun Türkiye bölümüyle ilgili.
Fransız diş hekimi Denis Mayet ve eşi Nanou iki çocuklarıyla birlikte 2,5 sene de 100 bin kilometreden fazla yol tepip, karavanlarıyla 30 ülkeyi gezmişler. (Milliyet Gazetesi)
Dünya seyahatinin sonunda ülkelerine dönerken de Türkiye'ye gelmişler.
Türkiye'yi pek beğenmişler, Kapadokya'ya hayran kalmışlar.
Ancak onları Türkiye'de en çok etkileyen şey neymiş biliyor musunuz: Benzin fiyatı.
Denis Mayet "üç yıllık gezi boyunca böyle bir fiyatı hiçbir yerde görmedik" demiş.
Hahahaaa..
Monsier Mayet, burası Türkiye..
Çılgın insanların memleketi.
Biz olduk olmadık meselelerde ayaklanır, birbirimize düşeriz..
Sonra bir dış tehdit bulur anında birlik oluruz..
Ama gündelik hayatımızı rezil eden, kötüleştiren, yoksullaştıran konularda hiç sesimizi çıkarmayız.
Deprem olur geçici iletişim vergisi konur, sonra bu kalıcı hale gelir..
Dünyanın en pahalı benzini bize satılır, ama biz hemen, "Yunanistan krizde, benzine zam yapmak zorunda kaldı" diye içten içe seviniriz.
Ama iflasın eşiğindeki Yunanistan'da benzinin litresi 1.3 dolar, Türkiye'de 2.5 dolar..
Yunanlılar 1.3 dolarlık benzin fiyatı için sokaklarda polisle çatışıyor, Türkiye'de mırıl mırıl mırıldanma dışında ses yok..
Yani biz Türkler'in çılgınlığı benzin fiyatlarıyla sınırlı, ya da Türkler benzin fiyatı konusunda çılgın..

* Fransız ailenin dünya turu fotoğrafları için tıklayın

Çılgın Türklerin çocukları hasarlı okullarda
Bugünün en korkunç haberi ise çocuklarımızla ilgili.
Biz Türkler aile yapımızın güçlü olmasıyla pek övünürüz. Hele çocuklarımıza olan düşkünlüğümüz malum.
Ama bugün gazetelerde Milli Eğitim'in bir raporu yeralıyor.
Hayır hayır, sandığınız gibi değil. Eğitim seviyemizin kötü olması, öğretmensiz okullar, boş geçen dersler falan değil.
Onlar bile bunun yanında ikincil kalır. Çünkü ders boş geçince cahil kalırsınız ama ölmezsiniz, belki bir gün bir kaç kitap okur cehaletinizi giderirsiniz. (Gerçi biz Türkler, çıldırmaktan okumaya pek fırsat bulamıyoruz, dünyanın en az okuyan milletleri arasında ilk sıralarda yeralıyoruz.)
Haber şu: Türkiye'deki okulların % 79'unun depreme karşı güçlendirilmesi gerekiyor (CNN Türk)
Tüm okulların % 64'ü öncelikli olarak, yüzde 15'i ise ikinci dereceden öncelikli olarak güçlendirilmeli. Yanisi şu, çocuklarını bu okullara göndermeleri için Türkler'in çılgın olmaları lazım.
Peki bu çılgınlığın önlenmesi ve okulların depreme karşı güçlendirilmesi için gerekli para ne kadar?: 15 milyar lira, yani yaklaşık olarak 10 milyar dolar.
Oysa MEB'nın yıllık yatırım bütçesi 1,5 milyar lira. Deprem için son dört yılda 227 milyon lira harcanmış. Bakanlığın hesabına göre 100 yıl sonra bütün okullar depreme karşı güçlendirilmiş olacak..
Şimdi biri bana bunu açıklayabilir mi lütfen!!??
Çocuklarımızın hayatından daha değerli ne olabilir??
Türkiye milyonlarca çocuğunun eğitim gördüğü okullarını depreme karşı güçlendirmek için 10 milyar doları bulamıyor.
Sakarya ve Kocaeli'nde binlerce insanımızın ölümüne neden olan depremin üzerinden 10 yılı aşkın süre geçti. O günden bu yana yılda 1 milyar dolar ayırsak çocuklarımız güvenli okullarda olurdu. Sakın bana bunun için para yok demeyin. Türkiye soldan sağa dönse okullara, bir yerlerden para bulur.
Milli Eğitim verilerine göre üniversite altı eğitim kurumlarında 14 milyondan fazla çocuğumuz var.
Kabaca bütün okullara çocuklar eşit dağılmışsa eğer 11 milyon çocuğumuz olası bir depremde ölüm riskiyle eğitim görüyor.

Biz Türkler çılgınlığı bırakıp biraz daha sıradan konularla ilgilensek ne iyi olur.
Bizim çılgın değil, aklı başında insanlara ihtiyacımız var.
Sizce de öyle değil mi?