Nükleer santral gibi bir konu sadece Enerji Bakanlığı'nın birkaç bürokratı ve teknisyeni düzeyinde verilecek bir karar değil. Çünkü herkesin hayatını ve hatta gelecek nesilleri yakından ilgilendiriyor.
En baştan söyleyeyim, bendeniz nükleer enerjiye karşıyım. Gerekçeleri, enerji sorununun çözümlerini burada tartışmayacağım. Onlar başka bir yazı konusu. Hiç merak etmeyin enerjisiz kalmazsınız.
Ama ben size daha ciddi, daha temel bir soru sormak istiyorum. Aşağıdaki fotoğraflara bakın, altyazıları okuyun ve ondan sonra, "Gene de nükleer santral yapmalıyız" diyebiliyorsanız o zaman öbür konuları tartışalım.
Tekrar edeyim, ben başka hiçbir çare olmasa bile nükleer santrale karşıyım. Çünkü hayatım boyunca çocukları çok sevdim. Elimde olsa onlarca çocukla birlikte yaşamak, onlarla oynayarak vakit geçirmek, bir tek gülümsemelerini almak için büyüklere yakışmayacak palyaço gibi komiklikler yapmak, göğsümde küçük bir bebeğin uyuduğunu hissedip geceler boyu hareketsiz yatmak, minik bedenlerinin kokusunu almak isterim.. Büyüklerin yalan dünyası yerine, çocukca itişip kakışmalı bir dünyada kalmak isterim..
Nükleer çocukların çocuk olma, çocukluklarını yaşama hakkını elinden alıyor. Her şeyden önce nükleere bu yüzden karşıyım.
Olayın ekonomik tarafı ise koca bir yalan. Ama burada paradan ve ekonomiden daha önemli bir konuyu konuşmak istediğim için, insan hayatını, çocukların geleceğini konuşmak istediğim için para ve ekonomiden bahsetmek istemiyorum.
ÖNCE ÇERNOBİL KURBANLARISİZCE BU RESİMDEKİLER TÜP PATLAMASI, YA DA BEKARLIKTAN KAYNAKLI RİSKLERİ TERCİH ETMEZ MİYDİ?
TABİİ BİRİSİ ONLARA SORSAYDI.

Belarus'dan ikiz Michael ve Vladimir kardeşler.

Gomel kentinden Alexandra Prokopenko. Babası kızına bakabilmek için işinden ayrılmış.
Birisi Alexandra’nın babasına “enerji ihtiyacımız var, nükleer santral lazım” meselesini açıklasın lütfen. Babanın yumruk yaptığı sol elindeki çaresizliğe ve isyana dikkat edin.

Dimitri, aşırı derecede radyoaktivite kirliliğine uğramış Rogin köyünde 10 yıldır lösemi ile mücadele ediyor.

İrina Patuchenko kızkardeşi Yelena gibi beyin tümörüyle savaşıyor. Yaşadıkları Gomel şehri, Çernobil felaketi sonrası ağır bir şekilde radyoaktiviteye tabi olmasına karşın tahliye edilmedi. Şimdi de Japonya'da hükümet, 20 km'lik alan dışındaki yerleri riskli görmüyor. Yani nükleer lobinin yalanları aynı şekilde işliyor. İster Rusya, ister Japonya, ister Türkiye..

Vasily Lyskovetz hala gülümsüyor. Çernobil'in etkilediği Vesnova'da kemik hastalığıyla doğdu. Sadece gülen gözlerini ve o güzel dudaklarını görsek "keşke bizimde böyle bir çocuğumuz olsa" deriz. Ama resmin tamamı, "hiçbir anne-baba böyle bir acı yaşamasın" dedirtiyor.

Dünyalar güzeli bu kız Annya. Gomel kentindeki radyoaktivite kurbanlarından birisi.

Annya her tedavi seansı sonrası dayanılmaz acılar içerisinde kıvranıyor.

Annya her şey için yardıma ihtiyaç duyuyor. Annesi Valentina her 15 dakikada bir onu çeviriyor.
TEHLİKE SADECE ÇERNOBİL GİBİ BÜYÜK KAZALAR SANMAYIN!
NÜKLEER SANTRALLERE YAKIN YAŞAMAK, YA DA NÜKLEER TEST ALANLARINA 150 KM UZAK OLMAK BİLE RİSK. ÜSTELİK ONLARCA YIL SONRASINDA DA..

33 Yaşındaki Ardak Kazakistan'da yaşıyor. 1970'lerde Sovyetler Birliği nükleer silahlarının denendiği test alanına 150 km uzaklıktaki Semipalatinsk yakınlarında radyoaktif kirlilik binlerce yıl sürecek.

Kazakistan'da taaaaa Sovyetler Birliği döneminde nükleer denemelerin yapıldığı Semipalatinsk yakınlarında yaşayan bir ailenin çocuğu. (Yani radyoaktivite oldu bitti, geçti yok. Toprağa, suya karışınca dönüş yok. Pu-239 izotopunun yarılanma süresi 24.000 yıl. Bunu söyleyenler de nükleer fizikçiler ki onlar bu işten hayatlarını kazanıyor.) Bu zavallı kız doğumdan 2 gün sonra ölmüş. Ölüme sevinilir mi? Hele de bir çocuğun ölümüne? Ama ailesinin içinde bulunduğu durumu düşünün.

Dimitri Baranov'un okula gitmesi yasak. Haftada üç kez diyalize giriyor. Yaşadığı Tomsk'daki 3 plütonyum tesisinden iki tanesi ABD ve Rusya arasındaki anlaşmaya istinaden kapatıldı. Ama artık çok geç.

Tomsk'daki nükleer santralin iki kurbanı daha. Ksenia tiroid kanseri ve bağışıklık sistemi sorunlarıyla yaşıyor. Abisi, Yevgeni Kolomoytsev ise radyoaktiviteden kaynaklanan böbrek sorunlarıyla boğuşuyor.

Tatiana Haliulina tiroid sorunlarıyla boğuşuyor. Yelena Haliulina'nın oğlu Daniel'in ise dizlerinde kanserli tümörler var. Yelena çocukların sık sık hastalıklara yakalandığını söylüyor. Oysa biz onların yaşadığı Nauomovka yakınlarında bir nükleer sızıntı olduğunu hiç duymadık.

Bu resim de dünyanın en büyük teknolojisine sahip Japonya'dan yeni bir resim. Son felaketin ardından kızında radyoaktivite çıkan bir annenin vedalaşması. Kim böyle bir dram yaşamak ister? Kim Türkiye'de Japonya'dan daha iyi mühendisler, denetim mekanizmaları olduğunu söyleyebilir? O her kimse lütfen depreme karşı Japonya'dan daha iyi ev yapmamızı sağlayabilir mi?

Japonya'dan bir resim daha. Çocuğu ölümcül radyoaktivite kontrolünden geçen ebeveynin o anda hissedeceği endişeyi düşünün. Eğer çocuklarınızın bir gün böyle bir kontrolden geçmesini istemiyorsanız, "hayır" deyin. Yüksek sesle "HAYIR" deyin.
Not: Resimler http://www.robertknoth.com sitesinden alınmıştır.
Not 2: Eğer siz de nükleere karış mücadeleye katkıda bulunmak istiyorsanız, Greenpeace'in 10 lira gibi sembolik desteklerinize bile ihtiyacı var. https://med.greenpeace.org/nukleer/