Adieu "Merkozy"
07.05.2012 Pazartesi 09:44
Karı koca olsalar bu kadar uyumlu olamazlardı.
Komşu iki ülkenin liderlerinden çok, aynı ülkenin eş başkanları gibiydiler.
Ama bu mutlu birlikteliğe Fransızlar bugün son noktayı koydu.
Merkozy'e "Adieu" (güle güle) dediler.
Sarkozy aslında Merkel için bulunmaz ortaktı.
Merkel de Türkiye'yi AB'de görmek istemiyordu, Sarkozy de.
Merkel de seçilirken göçmenler üzerinden oy hesabı yaptı, Sarkozy de.
Merkel de siyasi yelpazede sağ kanatta yer alıyordu, Sarkozy de.
Ama olmadı, Berlin'deki hesap, Paris'e uymadı.
Fransızlar, artık göçmenler ve Türkiye ile milleti korkutarak o koltuğa oturulmayacağını gösterdi.
……….
Yeni AB filmi "Macera / gerilim"
Yarından itibaren Avrupa Birliği'nde yeni bir film vizyona giriyor.
Merkel ve Sarkozy'nin başrollerini paylaştığı aşk filminde perdede "FIN" son yazdı.
Yeni film daha çok "macera / gerilim" katagorisinde olacağa benziyor.
Zira Merkel, birlik içerisinde Fransa'nın desteği olmadan istediği gibi at koşturamayacak.
Haliyle Hollande Merkel için kolay lokma değil.
Bunun farkında olan Merkel, Fransa seçimlerine dışarıdan müdahele etmekten bile çekinmedi.
Sarkozy'ye açık açık destek verdi.
Rakibi Hollande'a ise randevu bile vermeyerek ciddi tavır koydu…
Ama görünen o ki, Merkel'in taktiği işe yaramadı ve korktuğu başına geldi.
----------
Bu ilk değil
Aynı Merkel son ABD seçimlerinde de George Bush'u açıkca destekledi.
Hatta rakibi Obama'ya Berlin'de tarihi Brandenburg kapısı önünde konuşma izni bile vermedi.
Ama sonuç yine aynıydı: Desteklenen Bush kaybetti, Obama kazandı.
Yani Merkel kime el uzatıysa elinde kaldı.
Ama kendi eli de artık çok kuvvetli değil.
Almanya'da seneye genel seçimler var.
Eğer büyük bir sürpriz olmazsa Merkel da gidici.
Bu durumda seneye AB'nin başında ne Sarkozy ne de Merkel olacak.
-------
Peki Merkozy geriye ne bıraktı?
Genç göçmenlere ihtiyacı olsa da onları küstüren yaşlı bir Birlik,
Domino taşı misali birbiri ardına yıkılmayı bekleyen ekonomiler,
Aşırı sağcıları tavan yapmış ülkeler,
Küstürülmüş ve yüzünü Arap dünyasına dönmüş bir Türkiye.
Tarih sayfaları sizce bu iki lideri "vizyon sahibi, birliğe yeni ufuklar kazandıran liderler" olarak yazar mı?