Futbolun üzerindeki karanlık eller
21.11.2009 Cumartesi 02:48
Avrupa’nın gündeminde futbol tarihin en büyük bahis skandalı var. Skandala adı karışan ülkeler listesinde ikinci sırada 29 maçla Türkiye yer alıyor. Araştırmayı yapan Başkomiser Friedhelm Althans skandalın boyutunun daha da büyüyeceğinin sinyallerini veriyor.
Avrupa futbolunda deprem etkisi yaratan skandalın merkez üssü Almanya. Ülkede çok sayıda özel bahis şirketi ve bürosu var. Durum böyle olunca isteyen istediği gibi at oynatabiliyor. 2005 yılında daha küçük çaplı bir skandal patlak vermişti. O zamandan bu yana sular duruldu sanıyorduk ki meğer Alman polisi pusudaymış.
Nasıl ortaya çıktı
2008 yılının sonlarında telefon dinlemelerine takılan bir konuşmayla başlıyor herşey. Polis telefondakilerin şike pazarlığına şahit oluyor. Bahis çetesinin pazarlıkları polis tarafından dinlendikçe şike skandalının boyutları da genişliyor. İşte 2009 da Avrupa çapında 200 maçın manipüle edildiği ifadesi de bu dinlemelere dayanıyor.
Eh şikeciler Avrupa çapındaki suç ortaklarıyla bir şekilde iletişime geçmek zorundaydılar.
Güvercin uçuramayacaklarına göre ya telefonla ya da E-Maille haberleşeceklerdi. Almanya’daki telefon dinlemeleri Türkiye’yi aratmayacak boyutta olduğundan çetenin dinleme ağına takılması da gecikmedi. Alman polisi büyük balık yakaladı ve Avrupa futbol tarihinin en büyük şike skandalı ortaya çıktı.
Buz dağının görünen kısmı
Almanya Futbol Federasyonu Başkanı Theo Zwanziger’in skandal sonrası yaptığı açıklama ise manidar: „Paranın olduğu yerde şike de olur, bu skandal beni şaşırtmadı.“
Paranın döndüğü, bahislerin oynatıldığı yer Almanya olduğu için de ülkedeki şike, yolsuzluk ve rüşvet gibi skandallara bakan Bochum savcılığı işe el attı. Şimdi son baskınlarda ele geçirilen yeni deliller inceleniyor. Araştırmayı yapan Başkomiser Friedhelm Althans açık söylüyor: „Bu buzdağının görünen kısmı“.
29 maç bilmecesi
Bochum Başsavcılığındaki toplantıda Başkomiser Althans şike skandalının bulaştığı ülkeler ve maçları dile getirirken “Türkiye 1. liginde 29 maç” ifadesini kullandı. Kafalar karıştı. Toplantıyı izleyen Milliyet Muhabiri Recai Aksu tekrar sordu. 1. Lig mi? yoksa Süper Lig mi? Savcı, polis, UEFA yetkilisi, herkes birbirine baktı sonra „Türkiye’deki en üst lig işte“ açıklaması geldi. Herhalde dünya üzerinde 2. ligin adının 1. lig olduğu tek ülke Türkiye.
Bu da kavram kargaşasına neden oluyor.
Ancak işin ilginç bir diğer yanı basına dağıtılan yazılı metinde Türkiye’nin karşısında „1. ligden itibaren“ ifadesinin yer alması. Metinde tüm ülkelerde şike yapılan ligler detaylı veriliyor. Hangi ligde ne kadar maçın manipüle edildiği yazıyor.
Peki Türkiye için bu neden açıklanmıyor. Bu maçlar araştırmayı yapan başkomiserin dediği gibi sadece Süper Lig maçları mı? Yoksa diğer ligler de bu rakamın için de mi? Burası hala muamma.
Karanlık eller
Futbol öyle birşeydir ki en aklı başında olan adamın bile alır aklını başından. Bakın CNNTürk’teki sabah haber merkezi toplantılarına. Konu döner dolaşır futbola gelir sonra
bir sohbet bir muhabbet başlar ki toplantının ucunu yakalayana aşk olsun. Türkiye’deki kadar renkli olmasa da bu durum Almanya’da da farklı değil.
Futbolda Madonna’nın literatürüne geçen “tanrının eli” ifadesi gibi şu günlerde futboldaki „karanlık elleri“ konuşuyor tüm Avrupa. Bu eller o kadar uzun ki Avrupa’da 9 ülke futbolunu zan altında bırakıyor. Herkes herkesten şüpheleniyor.
Futbolda kimin eli kimin cebinde? Sorusuna yanıtı araştırmalar derinleştikçe daha iyi göreceğiz.