CNN Türk

Yazarlar

FERHAT BORATAV

Ferhat Boratavferhatb@cnnturk.com.tr

CNN TÜRK Haber Genel Yayın Yönetmeni

Dertli generaller

Dertli generaller

30.07.2011 Cumartesi 07:30

Turkiye'de zaten sorunlu olan asker-sivil iliskilerinin en sorunlu konularından biri üst komuta kademesinin belirlenmesidir. Askerlere kalsa bu işi kendi içinde halletmek ister. Zaten yasalar da buna uygun yapılmıştır, sivil siyasetçilere biçilen rol askerlerin secimini onaylamaktir.

Ancak isler her zaman bu modele uygun işlemez.

Özellikle Genelkurmay Baskanı ataması sancılı olabilir, ve bazen de hiç planlanmayan sürprizlere yol açabilir.

İşte yakın tarihimizde yaşanan dört olay örneğinde Genelkurmay Baskanlıgı krizleri.

Orgeneral Erdelhun, Demokrat Parti iktidarı tarafından, 1958 yılı ağustos ayında önce Kara Kuvvetleri Komutanlığına, bir ay dolmadan da Genelkurmay Başkanlığına atandı.

Komutan olarak, askerlerin siyasete karışmasına ve askeri cuntalara karşı çıktı.

Bu tutum, bazı genç subaylar arasında yayılmakta olan huzursuzluğu hızlandırdı. 27 Mayıs 1960'da ordu Adnan Menderes hükümetini devirdi, iktidara el koydu.

Aynı gün Orgeneral Erdelhun  tutuklandı. Yassıada mahkemesinde yargılandı ve idama mahkûm oldu. 

Cezası önce ömür boyu hapse çevrildi, sonra da Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından affedildi.

İkinci olay ise, tam bir sürprizler yumağı idi.

Yetmişli yılların sonu. Süleyman Demirel başbakan. Demirel, darbe hazırlığı yaptığından kuşkulandığı Kara Kuvvetleri Komutanı Namık Kemal Ersun'u erken emekli etti.

Yerine Birinci Ordu Komutanı Adnan Ersöz vekaleten geldi. Ancak Demirel, Ersöz'ü de Genelkurmay'da istemiyordu.

Ersöz 30 Ağustos'ta emekli oldu.

Ve o tarihte, Ege Ordu Komutanlığı'ndan emekli olmaya hazırlanan bir orgeneral, Kenan Evren, birden kendini Kara Kuvvetleri Komutanı olarak buldu..

Sonra teamül işledi.

Kenan Evren Genelkurmay başkanı oldu.

Ve 12 Eylül 1980'de kendisini kariyerinin en üst noktasına taşıyan siyasetçiyi, Süleyman Demirel'i deviren darbeyi yaptı.

Necdet Üruğ, 12 Eylül döneminin en güçlü isimlerinden biri. Milli Güvenlik Konseyi'nin genel sekreteriydi.
83 yılında ordu kışlasına dönerken Genelkurmay Başkanı oldu. Dört yıl boyunca bu güçlü pozisyonda kaldı.

Emekliği geldi, ancak komuta kademesini uzun yıllar için belirlemeden ayrılmak istemiyordu.

Teamüle göre yerine Orgeneral Necip Torumtay'ın gelmesi gerekiyordu, ama Üruğ'un adayı Kara Kuvvetleri Komutanı Necdet Öztorun'du.

Öztorun'un yolunu açmak üzere, Üruğ 2 Temmuz'da emekliliğini istedi.

Ancak bunu yaparken dönemin başbakanı Turgut Özal'la konuşmamış, konuyu YAŞ'a götürmeyi bile beklememişti.

Özal, Öztorun'u veto edeceğini belli etti.

"Necdetler Operasyonu" iki orgeneralin emekli olmasıyla bitti, Genelkurmay Başkanlığı makamına oturan Necip Torumtay oldu.

Necip Torumtay'ın yolu başbakan Turgut Özal'la bir kez daha kesişecekti.

Görevde üçüncü yılında, birinci Körfez Savaşı patlak verdi.

Cumhurbaşkanı Özal, Amerikalılarla birlikte Irak'a girmek yanlısıydı.

Ordunun pasif kaldığını, generallerin değişen dünyayı anlamadığını düşünüyordu. Orgeneral Torumtay  ise, ordunun donanımın yetersiz olduğunu savunarak ayak diriyordu.

Sonuçta görev süresi sona ermeden, 3 aralık 1990 tarihinde kendi isteği ile Genelkurmay Başkanlığı görevinden emekliye ayrıldı.