CNN Türk

Yazarlar

GÜVEN EKEN

Güven Ekeneken@dogadernegi.org

Doğa Derneği Başkanı

Görünmez Kök

Görünmez Kök

11.01.2012 Çarşamba 06:43

Bana kökünü söyle sana ne olduğunu söyleyeyim.

Bir ağaç çizer misiniz? Şimdi de bir patates çizin. Doğa dili sohbetlerine bu basit iki soruyla başlarım. Genellikle her iki sorunun yanıtı da eksik verilir. Ağacı çizen bir gövde ve üzerinde uzanan dalları resmeder. Patatesi çizense yumrulu bir küre karalar. Ağaç çizimlerinde ağacın kökü unutulur. Patatesin ise aslında bir bitkinin kökü olduğu gözden kaçırılır, üzerine herhangi bir yaprak çizilmez. Daha doğrusu zihnimiz kök ve yaprakları çizme ihtiyacını görmez. 

Bu küçük unutkanlık, aslında yaşamı algılayışımızdaki büyük boşluğun bir yansımasıdır. Yalnızca gördüğü ve kullandığı nesneleri algılamaya alışmış zihnimiz, parçaları ilişkide olduğu tüm diğer varlıklardan soyutlayarak tanımlar. Örneğin bir nehre baktığında “su boşa akıyor” diyebilir. Oysa nehir, yerkürede yaşamın sürmesinin yegane nedeni olan su döngüsünün en önemli parçasıdır. Zihin, yaşamı var eden ana nedeni görmezden gelecek kadar gerçeğe yabancılaşmıştır. Ağacın köklerini çizmeyi unuttuğu gibi, kendi köklerini de unutuverir. Kök yerin altındadır. Görünmez. Ancak belirler. 

Birşeyin olup olmayacağını. Ne kadar süreyle olacağını... Kök belirler. Ağaçlar ve bitkiler gibi, nehirlerin, hayvanların, insanların, toplumların, kültürlerin ve sosyal oluşumların da kökleri vardır. Bu köklerin çıplak gözle görünmez olması, onların olmadığı anlamına gelmez. Tıpkı bir ağaç için geçerli olduğu gibi... Örneğin her nehrin onu oluşturan dağların içlerine karışmış kökleri vardır. Su tanecikleri dağın zirvesinden aşağı akarken önce kılcal damarlar oluşturur. Bu kılcallar, birer ikişer birleşerek kademeli olarak daha büyük damarlara dönüşür. Nihayetinde tüm damarlar üzüm salkımı geometrisiyle birbiriyle buluşarak tek bir gövdeye dönüşür. İşte bu gövde, nehrin ta kendisidir. Akıp giden nehir, dağlardan denizlere temiz suyu, besini ve oksijeni taşıyan bir atardamardır. 

Toplumlar da kökleriyle vardır. Coğrafya, o coğrafyada yaşayan diğer canlılar, hepsini besleyen doğa ve daha önce yaşamış insanların yarattığı kültür, toplumun köklerinin ana damarlarıdır. Bunlardan biri dahi kesilse, toplumun ve onun parçası olan insanların sağlığı tehlikede demektir. Kökleri kesilen bir toplumda önce özgüven, yaratıcılık ve üretim kaybolur. Bunlar yerine özenti, kopyacılık ve tembellik ikame eder. Sonra gruplar arası kutuplaşmalar başlar ve nihayetinde o toplum parçalanarak ölür. 

Bir canlının çoğalmasını engellemek istiyorsan onun dallarını kırarsın. Eğer onun büyümesini durdurmak istersen onun gövdesini kesersin. Ve fakat onu tümüyle yok etmek istersen, köklerini kurutursun. Dünyanın dört bir yanında coğrafyaya, doğaya ve kültüre savaş açanlara dikkat edin. Söylemleri yeniliktir. Lakin amaçları doğanın gücünü çalmaktır. 

twitter.com/ekenguven