CNN Türk

Yazarlar

Hande Fırat

Hande Fırathandef@cnnturk.com.tr

CNN TÜRK Ankara Temsilcisi

BDP kimden yanıt bekliyor?

BDP kimden yanıt bekliyor?

02.04.2012 Pazartesi 06:28

Önce üç gazetede yer aldı, hükümetin yeni Kürt sorunu stratejisi, sonra bakanlar haberlerinin olmadığını peş peşe söylediler, sonra Başbakan konuştu, kısaca “terörle mücadele uzantılarıyla müzakere" mesajını verdi…

Tüm bu süreçte aslında belki “yeni” olarak adlandırılan stratejiden başlamak gerekiyor. Yeni stratejinin yeni olan yanı geçtiğimiz Temmuz ayından beri yok, çünkü Temmuz ayından beri devlet İmralı ile görüşmüyor, Kandil ile müzakere süreci yok, bunun yanı sıra terörle mücadele sürdürülüyor, demokratik adımların atılacağı konusunda ise hükümet zaten hemen her fırsatta mesaj veriyor, yani geçtiğimiz kış zaten böyle geçti…

Gelelim Başbakan Erdoğan’ın deyimiyle “terör örgütünün uzatılarıyla müzakereye" yani BDP ile yapılacak olası görüşmelere… Bizim bildiğimiz son görüşme Eylül ayında gerçekleşti, BDP'lilerle Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay arasında… Ama BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Milliyet Gazetesi’nden Aslı Aydıntaşbaş’a geçtiğimiz günlerde yaptığı “Yaklaşık bir ay önce bir bakanla görüştük" açıklaması çok dikkat çekti. O görüşme hükümetin “yeni" olarak adlandırılan Kürt sorunu stratejisinin üç gazetede yer almasından, Başbakan Erdoğan’ın “terör örgütünün uzantılarıyla müzakere" açıklamasından önceydi…

Şimdi o görüşmenin ayrıntılarına geçelim…

Görüşmeyi BDP talep etti, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’den, Bakan kabul etti. BDP’nin iki eş başkanı Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile yaklaşık bir ay önce görüştü, o görüşmede BDP’liler özetle “Bahar ve yaz geliyor, kış böyle geçti, ama bir şey yapılmazsa bahar ve yaz aylarında şiddet artacak görünüyor, gelin hep beraber bir şeyler yapalım, sizden yanıt bekliyoruz, biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız" mesajını verdiler. Edindiğimiz bilgiye göre Adalet Bakanı Sadullah Ergin “evet ya da hayır" gibi bir yanıt vermedi, ama Başbakan ile görüşeceğinin mesajını verdi, o tarihten sonra da BDP’liler Adalet Bakanı'ndan gelecek olası yanıtı beklemeye başladılar. Bugüne kadar Adalet Bakanı'ndan doğrudan, herhangi bir yanıt gelmiş değil. Ama süreçte yukarıda bahsettiğimiz gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeler ışığında farklı farklı değerlendirmeler duyduk, örneğin Aysel Tuğluk görüşmelerin İmralı ve Kandil ile olabileceğini söyledi…

BDP ne istiyor?
Önce şunu söyleyelim, “terör örgütünün uzantıları ile müzakere" sözü BDP cephesinde hayli rahatsızlık yaratmış. Örgüt uzantısı olmadıklarını, talimat almadıklarını hemen her sohbette söylüyorlar. Diğer taraftan hala Adalet Bakanı'ndan bir yanıt bekliyorlar, “uzantılarıyla müzakere" sözünden duydukları rahatsızlığa ve bu açıklama ile hükümetin BDP’ye karşı taktikle hareket ettiği olasılığına rağmen, hükümet ile görüşmek istediklerini de saklamıyorlar, üstelik bu konuda BDP adına konuşmaya sadece “eş başkanlar” yetkilidir mesajını veriyorlar.  BDP olası görüşme için kendi adına bir çerçeve bile çizmiş durumda, istekleri  bir komisyon oluşturulması…

Biraz “akil adamlar komisyonuna" benzer bir yapı… İçinde “blog” yapının Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya Önder gibi farklı isimlerinin, barolardan temsilcilerin, BDP ve hükümet ile AK Parti’den temsilcilerin yer alabileceği bir yapı. Komisyonun çalışma şeklini ise “Genel Başkanlar bu komisyonda yer alacak siyasetçilere yetki versin, bir masa etrafında tüm sorunlar konuşulsun, bir anlamda ne yapılabileceği çıkarılsın, bir yol haritası oluşturulsun" ifadeleriyle özetliyorlar.

Bu süreçte bir istekleri hatta kararları daha var. Tüm görüşmelerin açık yürütülmesi, yani iktidar partisi ile kapalı kapılar ardında kamuoyunun bilmediği “gizli” görüşme yürütmek istemiyorlar. Bir üst düzey BDP yetkilisi “İki parti arasında yapılacak ilk görüşme televizyonlar tarafından canlı bile yayınlanabilir, iktidar bunu istemez ise biz görüşme sonrasında açıklama yaparız, çünkü artık gizli saklı yürütülen bir süreç istemiyoruz, kamuoyu gelişmeleri bilmeli" dedi.

Peki ya İmralı ile Kandil?
Peki BDP bu süreçte, sorunun bir anlamda şah damarı olarak gördüğü İmralı ile Kandil’i nereye koyuyor? Edindiğimiz bilgilere göre bugün bu görüşmelerin başlaması için BDP’nin “İmralı ve Kandil ile görüşmezseniz, bizimle de görüşemezsiniz" gibi bir ön şartı yok. Ancak süreç sorunun gerçekten çözülmesi isteniyorsa İmralı ve Kandil ile görüşmenin şart olduğuna dikkat çekiyorlar. Bunun için önerileri ise oluşturulacak komisyonun hemen değil, ama belli bir aşamaya geldikten sonra İmralı ve Kandil ile de görüşebileceği. BDP’nin üst düzey isimleri, PKK’nın silah bırakması konusunda o komisyonun gidip görüşmeler yapabileceğini, hatta görüşmelerin gerekirse sadece kendileri yani BDP tarafından bile yapılabileceğini belirtiyor.

Olur mu?
Bu kez çözüm olur mu? Sanırım hemen herkesin aklındaki soru bu. Siyaset arenasında kim konuşursa “Bu sorun artık çözülsün, bu sorunu çözeceğiz, amacımız bu" diyor demesine ama geçen yıllara, ölümlere, kaçırılan “fırsat" yıllarına rağmen sorun orada hepimiz tam ortasında duruyor. Tüm bu süreçte cevapları kadar zor sorular var havada asılı… BDP’nin çizdiği çerçeveye iktidar ne der, BDP o çerçeveyi PKK “hayır" dese bile hayata geçirebilir mi, bu sefer herkes samimi olur mu, o samimiyet sürerken ölüm haberleri gelir mi, gelirse görüşme masası yerinde durur mu, tüm bunlardan önce görüşme için kim, ne zaman, nasıl adım atar ve hatta atar mı?

Soruların yanıtlarını hep beraber göreceğiz…