Kadınlar, TBMM’ye girmeden, ortak dili yakaladılar bile...
07.05.2011 Cumartesi 09:11
İstanbul’un 3 seçim bölgesinde, tüm partiler ve bağımsızlar toplam 57 kadın aday var. Ve bu 57 adaydan 34’ü, Haklı Kadın Platformu’nun ev sahipliğinde hem birbirleriyle, hem de kadın sorunlarına yıllarını vermiş STK’ların yetkilileriyle buluştular.
Birbirinden donanımlı ve enerjik onlarca kadın, seçilmeleri halinde kadınların yaşam seviyesini yukarı çekmek için ne tür çalışmalar yapacaklarını anlattılar. Çok genç ve çok tecrübeli adayların birarada oldukları toplantıda kısa sürede partiler üstü bir atmosfer oluştu; salona ortak bir dil hâkim oldu. Çok güzeldi. Görmeye değerdi.
Kreş Destek Sistemi
Kadın adayların hedeflerini, dün alfabetik sırayla yazmaya başlamıştım. Bugün kaldığım yerden devam ediyorum:
AK Parti’den Esra Hatipoğlu “Bütün gençlerin bir siyasi görüşü olmalı, ben bunun için çalışacağım” derken, kendisini “kadın ve insan hakları aktivisti” olarak tanımlayan CHP adayı Güliz Kaptan, TBMM’ye girerse kadınlara insan hakları eğitimi verilmesi için çalışacağını söyledi. KAGİDER eski Başkanı CHP’li Gülseren Onanç, milletvekili olursa vereceği ilk yasa tasarısıyla (Kreş Destek Sistemi), 1-5 yaş arasında çocuğu olan çalışan kadınların önlerindeki en önemli engeli kaldırmayı hedefliyor. “Ben kadın hareketinden geliyorum” diyen CHP adayı Hilal Dokuzcan, yerel yönetimler uzmanı olarak yerelde kadının durumunu iyileştirmeyi hedefliyor.
Bir Türk Yahudisi
Kendisini “Ben bir Türk Yahudisiyim” diye tanıtan CHP adayı Mari Gormezano, kadınların eğitiminin ön planda olduğu çalışmalar yapmak ve varolan eğitimin içini doldurmak; CHP’li Mehtap Düzova, insan hakları derslerinin eğitim sistemimize yeniden konmasını sağlamak suretiyle, kadınların şiddet görmesinin önüne geçmek istiyor.
CHP adayı Melda Onur, kadınların sosyo-ekonomik konumunu bir nebze de olsa düzeltmek adına mikro kredi ve sosyal girişimcilik konularına ağırlık verecek.
Yeni Anayasa için...
AK Parti adayı Meltem Gürler, “Şimdi TBMM’ye girmek istememin temel nedeni, yeni Anayasa’nın yapılacağı Meclis’te varolmak” diyor. TBMM Başkanvekili MHP milletvekili Meral Akşener, “Partimiz kotaya karşı, ama ben kadın kotasından yanayım” diyerek net bir tavır ortaya koyarken, kadın vekillerin TBMM’de uzun süre kalamadığından yakınarak, “Meclis’te kadınlarla ilgili bir siyasi hafıza oluşamıyor” diyor.
CHP adayı Merih Türe, nakış öğretmeni olarak kadınların meslek öğrenmeleri ve ekonomik özgürlüklerini kazanmalarının yolunu açmak istiyor. AKP Kurucular Kurulu üyesi Mihrimah Belma Satır, “Kadınlara dönük tabuların yıkılması ve kadın dilinin yaygınlaşması için, hangi partiden olursa olsun kadınlarla çalışmaya hazırım” diyerek çok önemli bir taahhütte bulunuyor.
İlk kadın Spor Bakanı!
CHP’li Özge Çağrı Toraman, yine CHP’li Bahar Özay gibi Prof. Dr. Binnaz Toprak’ın Boğaziçi Üniversitesi’nden öğrencisi; ikisi de hocalarının teşvikiyle CHP’den aday olmuşlar.
Ak Parti adayı Özlem Öztekin Vural, kadınları yasalarla sahip olduğu haklar konusunda bilgilendirmek, CHP adayı Sedef Küçük TBMM’de yoksul ve eğitimsiz kadınların eğitimi için çalışacak. MHP adayı avukat Pınar Çapar, her kadının meslek sahibi olabilmesi için çalışacak. AK Parti’den Prof. Dr. Sevim Savaşer’in hayatı, Hemşirelik Yüksek Okulu’nda öğretim üyesi olarak genç kızları ve kadınları eğitmekle geçmiş; ancak son dönemde hemşirelik eğitimi alanların % 90’ının erkekler olduğuna dikkat çekiyor.
AK Parti adayı Prof. Dr. Türkan Dağoğlu, “Ben kadın-erkek eşitliğinden ziyade, kadınların kendi aralarındaki eşitsizliği gidermeye çalışacağım” diyor.
25 yıllık tarih öğretmeni MHP’li Yasemin Yıldırım’ın hedefi, 0-12 yaş arası çocuklara ücretsiz gündüz bakımı sağlamak. CHP’li Yegâne Güley’in hedefi Türkiye’nin ilk kadın Spor Bakanı olmak.