CNN Türk

Yazarlar

METİN GÜNEŞ

Metin GüneşMetingunes120538@aol.com

CNN TÜRK Londra Temsilcisi

3 artı 3 artı 1 = 0

3 artı 3 artı 1 = 0

13.04.2012 Cuma 09:57

İlk 3, AB'nin 3'ü (Fransa, İngiltere, Almanya). Diğer 3, Rusya, Çin ve ABD. 1 ise İran oluyor.

Ya 0? O da bu hafta sonu İstanbul'da yapılacak 3 artı 3 artı 1 görüşmelerinden çıkacak olan sonuç.
Eğer bu rakam bolluğu sizi rahatsız ediyorsa, bu görüşmelere söylemesi daha kolay olan D5 artı 1 artı 1 diyebilirsiniz. Hem bunu klavyede yazması da daha kolay oluyor.

D5, BM Güvenlik Konseyi'nin 5 Daimisi (Fransa, İngiltere, Rusya, ABD ve Çin) artı Almanya, artı İran. Her iki denklemde de sonuç değişmiyor. Yani 0 çıkıyor.

Neden? Çünkü İran bu müzakereleri mümkün olduğunca uzatarak dikkatleri başka tarafa yönlendirecek ve aynı zamanda da elindeki uranyumu en az yüzde 20 oranında zenginleştirmeye devam edecek.

Daha hızlı çalışırlarsa bu oranı yüzde 90'a da çıkarabilirler. Acemi nükleer fizikçiler bile  bunun nükleer silah imalatı için gereken madde olduğunu bilir. Her diplomat ise bunun bir meydan okuma olduğunu  anlar.

Pisagor başkanlığında yapılacak olan bu müzakereler (hayır, doğru değil. Başkanlığı Stephen Hawking yapacak) son 14 ay zarfında yapılan ilk doğrudan görüşme olacak. Bu toplantı öncesinde iran 3'e, ya da 6'ya veya 5 artı 1'e (bu üç kenarlı üçgene nasıl baktığınıza bağlı) bir mektup gönderdi.
Mektubunda nükleer silah yapıp yapmadığı konusunda herhangi bir önşart koşulmaması halinde görüşme masasına geleceğini söyledi. Ama zaten nükleer silah yapmadığını hep söylüyor. Bu da kendi başına bir artıdır. Ya da eksi. Burda açınız önemli.

Ve neden şimdi? İran'ın, "Yaptırımlar x Savaş tehdidi = Görüşme süreci" denklemini çözmüş bulunması muhtemeldir.

Mektup, sert yaptırımların uygulamaya sokulmasından ve ABD'de telaş ve heyecan içinde yapılan "İsrail Nisan ayında saldıracak" şeklindeki yorumlardan bir kaç hafta sonra gönderildi.
İran, az da olsa bir olasılık olan saldırı tehdidini azaltmak amacıyla müzakere masasına oturmayı kabul etmiş olabilir. Dünya güçlerinin Tahran ile müzakerelerde bulunduğu bir sırada, İsrail'in hava saldırısı düzenlemesinin siyasi anlamda zor olduğunu tahmin etmek için Einstein olmak gerekmiyor.
Lise matematiğimle bile yukardaki denklemin doğru olduğunu görebiliyorum. İran'ın da bu sonucu elde etmek için masaya oturduğunu düşünüyorum.

İran, yaptığı hesaplar uyarınca, cumartesi günü bazı olumlu sinyaller vererek diplomatlardan cesaret verici bazı homurdanmalar duyulmasını sağlayacak. İkinci bir toplantı ve süreçten söz edilecek. Ancak batılı bir diplomat bana, "Bir gecede büyük bir anlaşma sağlayamayız, ama bu davranış değişikliği olabileceğine dair bazı hızlı sinyaller alınmayacak anlamına da gelmiyor" dedi.

Batılı güçler görüşmelerin başarısızlığa uğrayarak kesilmesini istemiyor. Çünkü İran ile  savaşa girmeyi hiç istemiyorlar. O nedenle, İran bu oyunun içinde kaldığı sürece, görüşmelerin bir ikinci raundu, ve hatta bir üçüncü raundu da olacak ve Ekim ayına kadar bu böyle devam edecek.

Görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde ise savaş olasılığı kuvvetlenecek. Ama bu arada İran sentrifüjlemeye devam edecek. Geri kalanın hesabını da siz yapın.