CNN Türk

Yazarlar

Metin GüneşMetingunes120538@aol.com

CNN TÜRK Londra Temsilcisi

METİN GÜNEŞ   Gazze'de İsrail-Mısır ablukası

Gazze'de İsrail-Mısır ablukası

07.01.2010 Perşembe 09:00

Türkiye de dahil olmak üzere tüm dünya medyası yıllarca Gazze "ablukası"ndan söz ederken hep İsrail kuşatmasına atıfta bulunuyordu. Bunun yanıltıcı olduğu dün gözler önüne serildi.

Mısır’ın “Filistin’e Yol Açık” konvoyuna geçit vermemesi ile aslında bölgede serbest mal dolaşımına izin vermeyen ülkenin sadece İsrail olmadığı, Mısır’ın da Gazze’yi abluka altında tuttuğu anlaşıldı. Hamas’ın Gazze’nin kontrolünü eline geçirmesinden bu yana İsrail bölgeye kuşatma uyguluyor. Aralık 08- Ocak 09 savaşı öncesinde Gazze’den atılan binlerce füze nedeniyle İsrail bu ablukayı daha da sıkı bir hale getirdi.

Ancak Kahire de Rafah’dan Gazze’ye mal geçişine izin vermiyor çünkü Hamas’ı tanımak ve muhatap almak istemiyor. 

Bugünlerde Mısırlılar, ABD’nin de yardımıyla, 12 km uzunluğundaki sınır boyunca yeraltına aşılması zor, çelikten bir bariyer yerleştiriyor. Amaç sınırdaki tünellerden yapılan kaçakçılığın önüne geçmek. Aşırı uçların elindeki silahlar da dahil Gazze’ye giren bütün mallar bu tünellerden geçiriliyor. Gazze’nin dış dünyayla bağlantısını bu tüneller oluşturuyor.

Çelik duvar yerin altında neredeyse 20 metre derinliğe kadar inecek. Hamas’ın bu duvarı keserek açmaya çalışacağını bilen Mısırlılar gedik açılan yeri gösteren sensorlar da yerleştirecekler.

Kahire, Mısır kamuoyunun bu çelik duvara karşı olduğunu ve Müslüman Kardeşler gibi grupların bunu siyasi çıkar malzemesi olarak kullanacığını biliyor. Öyleyse sıradan Gazzeliler’in hayatlarını daha da zorlaştıracak olan bu duvarı neden inşa ediyor? Bu sorunun yanıtı Ortadoğu’nun hızla değişmekte olan güç dengelerinde yatıyor. Özellikle de İran’ın yükselişinde. Kahire, Hamas üzerinde baskı kurduğu için sadece Washington’dan “aferin” almakla kalmıyor, aynı zamanda Hamas’a, İran’ın saflarında yer almakla kırmızı çizgiyi aştığına dair bir ihtarda da bulunuyor.

İşte size Pan-Arap dayanışması. Ne zaman bir Arap devleti kendi çıkarları için bazı politikalar uygulasa, sonunda hep sıradan Filistinliler acı çekiyor. O yüzden Gazze kuşatması, ya da ablukası terimlerini kullanırken neler olup bittiğini iyi bilmek gerekiyor. Buna İsrail ablukası demek Arap ülkelerinin işine geliyor. İsrail’in ön plana çıkmasıyla Filistinlileri sürekli piyon olarak kullanan Arap ülkeleri gözardı edilmiş oluyor.

İsrail her hafta insani yardım taşıyan yüzlerce kamyonun Gazze’ye girmesine izin veriyor. Ama bu sadece oradaki nüfusun kıt kanaat geçinebilmesi için yeterli oluyor. Eğer Refah geçidi ticarete açık olmuş olsaydı, durum farklı olacaktı. Ama ara sıra izin verilen geçişler dışında bu kapı kapalı tutuluyor. O yüzdendir ki, bu ablukanın adına sadece İsrail değil, İsrail-Mısır ablukası denmesi gerekiyor.