John Terry Türk olsaydı
27.01.2012 Cuma 08:53
Futbolda şike skandalında yapılan yanlışlar, özellikle şu günlerde İngiltere'de bu duruma örnek gösterilebilecek bir olay yaşanırken, ülkemizde durumun vehametini gözler önüne seriyor.
İngiltere Premier Ligi son aylarda iki sansasyonel ırkçılık skandalıyla çalkalanıyor; birincisi Liverpool'un Uruguaylı oyuncusu Luiz Suares, diğeri ise İngiltere Milli Takımı ve Chelsea'nin kaptanı John Terry hakkında.
Suarez'in maç sırasında Manchester Unitedlı Evra'ya "zencicik" diye hitap etttiği iddia edildi. Evra, Fransız TV'sine konuşurken böyle bir hakarete maruz kaldığını söyledi. Bunun üzerine İngiltere Futbol Federasyonu (FA) Suarez'den savunmasını istedi. Suarez ise bu sözcüğü kullandığını itiraf etti ve ülkesinde bunun hakaret anlamına gelmediğini söyledi. Fakat "ırkçılığa 0 tolerans" prensibinden hareket eden FA, Suarez'e 8 maç ceza verdi.
John Terry ise 23 Ekim'de Chelsea-Queens Park Rangers karşılaşmasında rakip takımın oyuncusu Anton Ferdinand'a çok ağır ırkçı bir hakarette bulunmakla suçlandı. Hatta maçı televizyondan izleyen milyonlarca kişi bile Terry'nin sarfettiği ağır hakareti dudak hareketinden okuyabildi.
Ancak Suarez'e anında 8 maç ceza veren FA, Terry'ye dokunamadı. Çünkü FA'dan önce savcılık devreye girmişti. Adı açıklanmayan bir kişinin şikayette bulunması üzerine, savcılık Terry hakkında ırkçılık soruşturması başlattı.
Bizde şike skandalı patlak verdiğinden bu yana ortaya çıkan manzaraya bakıyorum da sanki ülkemizde bir jüri sistemi var. John Terry olayı Türkiye'de olmuş olsaydı, "Adam bariz bir şekilde ırkçı küfür sallamış. Federasyon çağırsın bir dudak okuyucu, çözsün olayı versin cezayı" diye TV'lerde, gazetelerde ahkam ve cezalar kesilirdi. Ama İngiltere'de işler öyle yürümüyor. İngiltere'de yargının üstünlüğü mutlak ve tartışılmaz. Bu nedenle de FA'nin, Terry'ye ceza verebilmek için yargının kararını beklemesi gerekiyor.
Hatta, Terry'nin FA, cezasından kurtulmak için kendi kendisini polise gammazladığını iddia edenler bile var.
Bırakın ülkemizde yapıldığı gibi bir linç sürecini, İngiltere'de hiçbir gazete, hiçbir televizyon programı Terry davası sonuçlanana dek bu konuda haber ve yorum yayınlayamıyor.
Terry 6 ay sürmesi beklenen davanın sonunda suçlu bulunursa, mahkeme tarafından yüklü bir para cezasına çarptırılacak ve ırkçılıktan sabıka kaydı alacak. FA Terry'yi ancak yargının suçlu bulması durumunda cezalandırabilecek ve bu ceza 2500 pound para cezası ve en az 8 maç, en çok yaşam boyu futboldan uzaklaştırmak olacak.
İngiltere'de tüm bunlar olup biterken, FIFA başkanı Sepp Blatter ve UEFA başkanı Michel Platini'nin "ırkçılığa karşı 0 tolerans" şeklindeki söylemlerine karşın, ne UEFA'ya "nasıl yapsak acaba" diye danışıldı, ne de UEFA müfettiş gönderip durumu araştırma cüretini gösterebildi.
Peki ya İngiltere Futbol Federasyonu, bizim TFF'nin yaptığını yapıp, yargılama süreci devam ederken Terry'ye ceza vermeye kalkışsaydı ne olurdu?
Savcılık, yargıyı etkilediği, yargılama sürecine müdahelede bulunduğu gerekçesiyle FA hakkında soruşturma açardı. En az 6 ay hapis cezasından başlayan cezalara çarptırılırdı FA yetkilileri.
Aslında Türkiye'de de savcılık tarafından şike yapmakla, ya da menfaat sağlamak amacıyla çete kurmakla suçlanan kişi ve kurumların suç işleyip işlemediklerine sadece mahkemeler karar verebiliyor. TFF ille de şikecilere ceza vermek istiyorsa, yargıya yansımamış, daha önceki yıllarla ilgili suçlamaları ele alabilir. Mesela bir 8-0'lık Ankaragücü maçı var herkesin dillendirdiği. TFF işe bu noktadan başlayabilir. Eğer isterse.