CNN Türk

Yazarlar

Murat Yetkinmyetkin@radikal.com.tr

CNN TÜRK Ankara Kulisi Programı Yapımcısı

MURAT YETKİN ABD ile ilişkilerde Ermeni sorunu

ABD ile ilişkilerde Ermeni sorunu

06.03.2010 Cumartesi 09:01

Ne Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün devreye girmesi, ne ABD Başkanı Barack Obama’nın ‘yapmayın’ tavsiyesi yayımlaması, ne de ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un oylama oturumuna girmeden önce Komite Başkanı Howard Berman’ı araması işe yaradı.

ABD’nin 24 Nisan’ı ‘Ermeni soykırımını anma günü’ ilan etmesini öngören yasa tasarısının Temsilciler Meclisi gündemine alınması, Dış İlişkiler Komitesi’nin 4 Mart oylamasında 22 oya karşı 23 oyla kabul edildi.
Böylece, son onlarca yılın çoğunda görülen manzara tekrarlanacak; yani tasarının 24 Nisan’a yaklaşan günlerde Temsilciler Meclisi’nde oylanmaması yine ABD Başkanı’nın ricacı olup ‘Amerikan çıkarlarına aykırı olur’ diyerek Meclis Başkanı’nı ikna etmesine bağlı kalacak.
Gerçi bu defa Ankara’nın daha erken harekete geçip girişimi Komite aşamasında öldürmek istemesi sonucu Clinton’un Berman’a ‘milli çıkarlarımız’ kartını kullanması, en azından Berman üzerinde ters tepti. Yahudi kökenli tecrübeli siyasetçi Berman, inadına oylamayı uzattı, gitti koridorlardan oy vermeyen vekil topladı tasarı aleyhine oylar bir fazlayı bulur bulmaz da yüzünde muzaffer bir tebessümle oturumu kapattı.
Burada önemli olan Berman’ın Yahudi olması değil. Çünkü Kongre’nin tek Müslüman üyesi Keith Ellison da Ermeni soykırımı tasarısı lehinde oy kullandı. Kendisiyle birkaç yıl önce Fethullah Gülen hareketine yakın Rumi Vakfı’nın Vaşington’da, Kongre binasındaki davetinde tanışıp aynı masada yemek yediğimiz Ellison Türkiye lehine oy verseydi, hatta oylamaya girmeseydi, tasarı gündemden düşmüş olacaktı.

Siyasi zıtlaşma konusu
Evet, Yahudi cemaatinin son birkaç günde Türkiye’ye ‘Geçmezse bizden bilinecek’ türünden müstehzi desteğin altında bir ‘One Minute’ yarası bulmak mümkündü, ama Müslüman vekil Ellison örneğinde de gördüğümüz gibi, konu Amerikan iç politikası açısından artık inanç aidiyeti boyutlarını aşmış, zıtlaşmaya dönüşmüş durumda.
Bunda Obama’nın seçilene kadar insan hakları gruplarına ve Ermeni cemaatine verdiği ‘Öncekiler yapamadı, ben teslim olmam’ sözlerini şimdi Beyaz Saray’ın ateşten koltuğuna oturunca tutamıyor olmasına duyulan tepkinin de payı var.
İşin Türkiye-ABD gerilimi olduğu kadar, Obama yönetimi ile Başbakan Tayyip Erdoğan yönetimi arasındaki gerilim boyutuna da burada değinmek gerekiyor.
Türkiye ve Ermenistan’ın 2 Nisan 2009’da protokolleri imzalamasından birkaç gün sonra Obama Türkiye’ye gelmişti. Ve o günlerde protokollerin açıklanması bekleniyordu.
Ancak Başbakan Erdoğan’ın Türk dış politikasının iç politikasıyla kesiştiği bir nokta olan Yukarı Karabağ’daki Ermenistan işgali konusunda Azerbaycan’ı teskin etme ihtiyacı duyması ve Ermenistan’ın bunu gerekçe göstererek protokollerin ilanını geciktirmesi Obama’nın Erdoğan’ı suçlamasına neden oldu.
Obama, Erdoğan’ın yeni bir 1 Mart 2003 yaşamak istemediğini ve hiçbir Türk başbakanın Azerbaycan’ı terk etmek olarak algılanacak bir girişimde bulunmak istemeyeceğini anlayamıyor.
Amerikan yönetiminin, Ermeni soykırım tasarısının kabulü halinde Türkiye’yi küstürerek milli çıkarlarının zedeleneceği endişesi taşıdığı alanlarsa şunlar:

* Irak’a Türkiye’nin verdiği siyasi destek, özellikle ABD’nin tam erişemediği gruplarla temas bakımından ABD açısından stratejik değer taşıyor.

* Afganistan‘da Türkiye yalnızca askeri varlığıyla değil, tarihi bağlarıyla NATO operasyonuna destek veriyor.

* İncirlik üssü hem Irak, hem de Afganistan’daki birliklerin ikmal ve idamesi açısından ciddi önemde. 

* Balkanlar’da özellikle Bosna-Sırbistan, Kosova ve Sancak gibi kriz alanlarının kontrolünde Türkiye etkin konumda.

* Ortadoğu denkleminde Türkiye, hem Filistinli gruplarla, hem Lübnan’daki gruplarla, hem de Suriye ile kurduğu özel ilişkilerle mevcut.

* Rusya ile hem Karadeniz, hem de (Ermenistan dahil) Kafkaslar’da kurulacak siyasi dengeler açısından Batı dünyasında Türkiye’nin özel yeri var.

* ABD’nin NATO sisteminde kurmak istediği füze kalkanı projesi içinde Türkiye’ye radar üsleri kurmak istediğini, son Ankara ziyaretinde ABD Savunma Bakanı Robert Gates söylemişti.

* İsrail ile ilişkiler sarsıntı geçirmiş olsa da, Türkiye nihayetinde İsrail’in bölgede sağlıklı ilişki kurabileceği belki de tek ülke.

* Ve İran: Türkiye’nin İran ile bağlantıları, nükleer programın uluslararası kontrolü
açısından umulmadık bir anda fayda sağlayacak imkânlar taşıyor.