Salonda sehpaların üstündeki biblo, mumluk, resim çerçevesi tek tek alınıp itina ile kaldırılıyor.
Koltukların yeri değişiyor. Priz, telefon, internet hattı bağlı duvardaki prizlerin önüne koltuklar çekiliyor.
2 gündür ev ekstra havalandırılıp, halılar süpürülüp, yerler siliniyor. Mutfakta alt dolaplarda duran sıvı deterjanlar, zeytinyağı sirke gibi maddeler üst dolaplara kaldırılıyor.

Dolabın üstünde duran koca oyuncak sepeti indirildi ve oyuncaklar tek tek silindi, temizlendi.
En sevdiği yiyecekler alındı buzdolabına dizildi.
Dolu dolu, verimli geçsin diye her gün için program yapıldı.
Hafta başında Cuma günü Ankara gitme planları yaparken aldım haberi.
Gelecek hafta Perşembe günü Dağhan İstanbul'a gelecekti. 11 Mayıs Cuma günü kuzumla beraber Yılın Annesi ödül törenine katılacaktık. Sevgili Nilgün, bana en güzel Anneler Günü hediyemi verdi.
"Sen gelme, annenleri ve Dağhan'ı Cumadan gönderelim İstanbul'a, kalsın 10 gün seninle" deyince, tahmin edersiniz ki dünyalar benim oldu.
Hemen biletler alındı ve hazırlıklar yapıldı.

Benim melek kuzum evine geliyor.
Bahçeşehir sakinleri beni Yılın En Özel Annesi seçmiş. Nasıl garip duygular içine girdim anlatamam. Hem gururlandım, onur duydum. Hem utandım, hem çok çok mutlu oldum. Hüzünlendim bir de. Karışık yani…
Bir de billboard hazırlamışlar, donatmışlar Bahçeşehir'i, Esenyurt'u.
Nutkum tutuldu görünce. Kuzumla billboardlara da çıkmış olduk.
Çok teşekkür ederim bu değere layık gördükleri için. İşte tüm bu güzellikler arasında evladıma kavuşacak olmanın mutluluğu ve heyecanı var.
Bana ANNE diyen oğluma, beni ANNE yapan Allah'a çok şükür.