Bak Sen Şu ORRF'UN Yaptıklarına!
28.03.2012 Çarşamba 12:58
Bahar geldi, ne güzel. Yenilenme, arınma zamanı. Güneşin sıcaklığı yüze vurdukça gülümsemekten alıkoyamıyor insan kendini. Ve o gülümseme birçok olumsuz şeyi de olumluya çeviriyor.
Ben bahar yorgunluğu yaşamayanlardanım. Aksine daha da enerjik oluyorum. Hatta uyumama hali başlıyor. Günü, güneşi, baharı kaçırmak istememe durumu.
Bu kış çok çetin geçti. Kar, yağmur, fırtına… Ve çocukları mecburen eve mahkum ettik. Baharın, güneşin en güzel yanlarından biri de o bıdıkları salmak doğaya. Kat kat lahana bebek modunda giydirmek zorunluluğu da ortadan kalkınca varmayın keyfimize.
Hafta sonu limonata tadında bir hava vardı Ankara'da. Dağhan da bu durumdan etkilendi ki durmadı yerinde; sürekli "Attiii" diyerek dışarı çıkmak istedi.
Bol bol gezdik. Böyle güzel havalarda ilk ziyaret yerimiz Anıtkabir oluyor. Hem evimize çok yakın hem de yemyeşil, araba sıkıntısı yok. Dağhan kalabalıklar içinde. Etrafını dikkatle izliyor. Bu seferki ziyaretimizde tam da askerlerin nöbet değişim törenine denk geldik. Büyülendi sanki. Yürürken çıkardıkları o ritmik sese ellerini çırparak ve aynı ritimle eşlik etmesini görmeliydiniz. Sonra ellerinden tutup meydanda yürütmek istedik. Askerler gibi vurmaya başladı ayaklarını. Bir taraftan da "Ram Ram" diyerek eşlik etti.
Dağhan'ın inanılmaz bir ritm ve müzik kulağı var. Eh bize düşen de bu yeteneğini gelişimi için avantaja çevirmek.
Her hafta gördüğü eğitimleri içinde müzik de var. Çeşitli müzik aletleri eşliğinde çıkardığı sesleri farklılaştırmaya ve konuşmasına katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Alman besteci Carl Orff tarafından geliştirilen bu yöntemde çocuğun ritm duygusunun ve yaratıcılığının geliştirilmesi amaçlanıyor. Ezgili-ezgisiz vurmalı çalgılar olan Orff çalgıları dört-beş yaş çocuğunun çalabileceği kolaylığına sahip. Bu nedenle okul öncesinde Orff çalgıları yaygın olarak kullanılıyor.
Müzik, konuşma ve dans insanın kendini ifade etme biçimlerinin başında geliyor ve her insanın içinde kendini sanatsal olarak ifade etme becerisi var. Çocuklar için de bu böyle. İster gelişimsel geriliği olsun ister olmasın bir çocuğun gelişiminde ritm ve müzik çok çok önemli.
Orff öğretisinin temelinde de yaşayarak öğrenme var. Hareketi, dansı, iç dinamizmi, yaratıcılığı, doğaçlamayı ve bireysel anlatım biçimlerini ortaya çıkaran ve tüm duyular tarafından algılanan etkinlikler içeriyor. Orff çalışmalarının içeriğinde, vazgeçilmez olan en önemli şey "oyun" ve elbette bu oyunlarla beraber çocuklar bir çok yeteneğini ortaya çıkarabiliyor.
Dağhan bir çok şeyi bu eğitimle birlikte pekiştirdi. Örneğin bazı kelimelerin söylenmesi, konuşmaya hazırlık, bunun için ağzın güçlendirilmesi gibi. Müzik öğretmenimiz Çağrı Uğur. Aslında Konservatuarın Opera bölümünden mezun. Ama kendini gelişim geriliği olan çocuklara adamış. Dağhan ile pek bir eğleniyorlar.
Dağhan'ın müzik ve ritme olan ilgisi çok daha önce başlamıştı. Hatta bu konuda normalin üstüne bir yeteneği olduğunu söylemek gerek. Önceden sadece ritm taklitleri varken şimdi kelimeleri de ritmle çıkarıyor. Örneğin; A-YAK-KA-BI, ya da POR-TA-KAL gibi.
Şimdi kelimelerden cümlelere geçiş yapmaya başladılar. Konuşmanın temeli önce farklı sesleri çıkarmak var.
Bununla beraber özellikle katı gıdalara geçildiğinde çiğneme, bir şeye üfleme ağız içi kasları kuvvetlendirip çocuğun konuşma yeteneğini kazanmasını sağlıyor. Dağhan önceleri üfleyemiyordu. Önce sıvı balonlarla başladık. Önce ben üflüyordum, sonra onun yapmasını istiyordum. Sonra balonlara geçtik. Ve şimdi de flüt. Evet Dağhan flüte üfleyebiliyor ve ses çıkardıkça bu onu daha çok heveslendiriyor.
Özel gereksinimli çocuklar için müzik ve Orff yaklaşımının büyük bir önemi var.
Hareket becerilerinin gelişmesi
Kendini ifade etme ve sosyalleşmesinin gelişmesi
Çalgı çalabilme ve şarkı söyleme becerisinin kazandırılması
Davranış biçimi oluşturmada model olma ve duygusal zenginliği geliştirme
Sosyal ve duygusal davranışların geliştirilip değiştirilmesi
İletişim yeteneğinin geliştirilmesi
Öğrenme güçlüğünün giderilmesi gibi.
Vallahi sevgili okuyucularım, bu tatlı bıdıkların müzikle neler öğrendiğini görünce Allah, Carl Orff'tan, Bethooven'dan, Bach'tan, Mozart'tan ve diğer çığır açan müzisyenlerden razı olsun demek istiyorum.
En ÖZEL Anneler Günü…
ANNE BEBEK Dergisi'nin Nisan sayısında Dağhan ile birlikte röportajımız olacak. Sevgili Aslıhan Gündüz ile çok keyifli bir söyleşi yaptık. Röportaj sonrası Sevgili Aslıhan bu sene Anneler Günü'ne özel bir çalışma yapmak istediklerini söyledi.
Anneler Günü özel sayfalarında "Özel Çocukların Anneleri"ne yer vermek istemişler. Bizimle yaptıkları söyleşiden sonra bu çocukları ve annelerini, yaşadıklarını daha çok insana duyurmak istemişler. Ne de iyi düşünmüşler…
Sevgili Özel Anneler, sizden istedikleri onlara hikayenizi ve fotoğrafınızı göndermeniz.
3 soru var cevaplamanız gereken,
-Çocuğunuzu ve kendinizi tanıtır mısınız?
-Özel bir çocuğun annesi olmak nasıl?
-Sizin için anneler gününün anlamı nedir?
Bu sorulara cevap vermeniz yeterli. Cevaplarınızı ve yüksek kalitede bir fotoğrafınızı aslihan@annebebek.com.tr ve bana gönderebilirsiniz.
Son gün 6 Nisan.
Özel Çocukların Melek Anneleri Hadi Siz de Duyurun Sesinizi…