CNN Türk

Yazarlar

Dört çocuk ve ben...

Dört çocuk ve ben...

21.06.2009 Pazar 08:47

Dünkü yazımı okumayanlar, aşağıdaki mektubu yadırgayabilirler...

Niye sadece oğlum Poyraz Deniz’e yazdığımı sorabilirler...

Öyle yazdım çünkü Hürriyet gazetesi benden Pazar ilavesi için “Oğlunuza aşk ve kadınlarla ilgili nasihatlar” başlıklı bir mektup yazmamı istedi...

Bu mektup o mektuptur ve onun için Poyraz Deniz’e hitaben yazılmıştır...

Biyolojik veya biyolojik olmayan çocuklarım arasında bir fark gözettiğim için değil...

***


Hayat ilginç bir tecrübe...

Annenden ve babandan onların yaşam tecrübelerinin rezümesini (özetini ve sonuçlarını) alıyorsun...

Sonra onları kendi yaşam tecrübelerinde zenginleştirerek yeniden harmanlıyorsun...

Bir yerden alıp sırtladığın, kültürel, etik, yaşamsal ve bireysel değerler, senin yaşam tecrübenin içinde yeni ve muhtemelen daha gelişmiş bir rezüme halinde, öteki kuşağa naklediliyor...

Bir kuşaktan bir başka kuşağa insani, toplumsal, kültürel her türlü değerin mirasları böyle geçiyor işte...

***


Ayşe Nazlı ve Engin Deniz hayatımda değeri olan iki ayrı kadından bana miras iki muhteşem çocuk...

Biri esmer, biri sarışın...

Beraber oynarken onları seyrettiğinizde bir Amerikan filmi seyrediyor gibi oluyorsunuz...

Onlara manevi babalık yaparken, kardeşleri Poyraz Deniz ve Mina Deniz doğdular...

Aşkı ve kadınları antalatan Mina’ya Mektuplar kitabımı yazdığımda kızım Mina henüz yoktu ortalarda... Şimdi kendi adına yazılmış bir kitap bulacak kucağında...

Engin Deniz Cuma günü “Babalar Günü”nü kutlayıp dedesiyle anneannesinin yanına yazlığa gitti...

Birazdan Ayşe Nazlı gelecektir eve...

Onu göreceğim için heyecanlıyım... Ben de birazdan gidip babamı tebrik etmeliyim...

Poyraz Deniz’le Mina Deniz henüz konuşamıyorlar... Ama bana bakıp gülüyorlar...

***


Ve dışarıda milyonlarca çocuk var benim ve bizim çocuğumuz olan...

Güneydoğu’da sokaklarda taş atıp ceza yiyen çocuklar da bizim çocuklarımız...

Karadeniz’de Fadime olanı da Temel olanı da...

Her renkten, her etnisiteden, her kültürden her çocuğun bizim hepimizin çocuğu olduğu gibi...

Belki diyorum,

Bu Babalar Günü’nde bütün hayatımızın dışında kalmış görünen çocuklara ayrım yapmadan babalık edebilirsek...

Nur topu gibi “demokrasi” adında bir bebeğimiz olur...

Aşağıdaki yazıyı, bir babanın oğluna yazdığı, “Kadınlar ve aşkla ilgili bir mektup” olarak okuyun sadece...

Babalar Gününüz kutlu olsun...


***



Oğluma mektuplar...

“HİÇBİR KADINA TEK GECELİK KADIN MUAMELESİ YAPMA...”

Sevgili Oğlum,

Henüz kırkını yeni doldurdun...

Tanrı izin verirse geldiğin bu muhteşem dünyayı, koskoca bir hayatı, bir erkek olarak yaşayacaksın...

Kim bilir kadınlarla ne ilişkilerin olacak, kim bilir nasıl büyük aşklar yaşayacak, kim bilir hangi aşk acıları çekeceksin?..

Acaba kadınlara karşı fazlaca cool takılıp kayıtsız mı olacaksın?..

Onları çok ciddiye alıp, derin acılardan mı geçeceksin?..

Hayatı, aşkı ve kadınları nasıl okuyacaksın bunları bilmiyorum, bilemiyorum...

***


Kadınlar ve aşk üzerine bir babanın kırkını henüz geçmiş oğluna nasihat vermesi fikri benim fikrim değil Hürriyet gazetesinin fikri...

Ben kadınlar ve aşk konusunda sana nasihat vermeyi doğru bulmam...

Olsa olsa önerilerde bulunabilirim...

Annemin babamın bana verdiği nasihatları sevmedim ben...

Nasihat kelimesini sevmediğim için dinlemedim de...

Nasihat kelimesinde bir ben bilirim edası, bir tepeden bakmacılık, bir afra bir tafra var...

Sana bunları yapmayacağım...

Aşkta nasihat olmaz, belki birkaç öneri...

***


Bugün kardeşin Mina’yla bana sunduğunuz “ilk biyolojik babalar günüm...”

Ağabeyin Engin Deniz annene anneliği, ablan Ayşe Nazlı bana babalığı daha önce tattırmıştı...

Ne mutlu ki, kardeşin Mina’ya siz doğmadan üç yıl önce, daha annenizi bile tanımadığım o günlerde Mina’ya Mektuplar diye bir kitap yazmıştım...

O kendini veya kadınları o kitapta ne kadar bulur bilemem...

Sen bir erkeksin...

Sana kadınları ve aşkı anlatmak ve önerilerde bulunmak çok daha zor...

Çünkü “erkek gibi erkek olmak” çok zor bir şey sevgili Poyraz Deniz...

***


Sana öncelikli şunu önerebilirim:

Hayatına iyi ve akıllı kadınları al...

Çünkü senin erkek olma sürecini hayatına giren kadınlar belirleyecek...

Onlar sana kadınlar karşısında nasıl davranman gerektiğini gösterecek...

Onlarla janti olmasını öğreneceksin, onlarla kadınlara muhteşem jestler yapabilecek kıvraklıklara geleceksin, onlarla güzel giyinmesini, onlarla iyi sevişmesini öğreneceksin...

Onlar senin hayatındaki değişmez hocaların olacak...

Kadınlar seni ehlileştirecek, makyajlayacak, karizmalaştıracak...

***


Aşık ol...

Aşık olmaktan korkma...

Her aşkın kadını seni bir başka düzleme kanatlandıracak... Her biten ilişki sana hayatla ilgili çok değerli dersler sunacak, seni geliştirecek, tekamül ettirecek...

Kadınlardan korkma Poyraz Deniz...

Eğer onurlarıyla oynamazsan, eğer gururlarını herkesin ortasında kırmazsan, eğer kadınlık duygularıyla alay etmezsen, sana “çok iyi dost olurlar kadınlar...”

Ama bunun için biraz çalışman gerekiyor...

Biraz karizma yapman, onlar kadar güçlü olman gerekiyor...

Yoksa güçsüz erkekleri sevmez kadınlar...

O zaman top diye oynarlar onlarla...

***


Kadınları sev ve onlara çok değer ver sevgili Poyraz Deniz...

Ama bana sorarsan onların çizdiği zikzakları takip etme, dehlizlerinde kaybolur, denizlerinde boğulursun...

Hayatına giren her kadın zaten senin üzerinde çok etkilidir...

Bu etkiyi bil, ama sakın seni bütünüyle yönetmesine izin verme...

Her kadın bir erkeği tamamıyla yönetmek için sonsuz ve sınırsız bir arzu duyar...

Onu tam anlamıyla yönettiğine kanaat getirirse, ondan hafif sıkılır...

Unutma ki, kadın yöneteceği erkeği arar, ama yönetemeyeceği erkeğe arıza duyar...

***


Son olarak senin hayatında “kadınlarla ilişkilerini belirleyecek” çok güzel ve çok anlayışlı bir annen var sevgili Poyraz Deniz...

Annenin anlayışının ve güzelliğinin sende bir özgüven duygusu yaratacağından eminim...

Ve fakat, annende bulduğun anlayışın aynısı elbette ki hayatına girecek kadınlarda olmayacak...

Onlar senin annen değil, sevgilin olacaklar...

Önceleri hayal kırıklıkları yaşayacaksın...

Üzüleceksin, için acıyacak...

Sonra belki umarsız bir kayıtsızlığın dehlizlerine savrulup günün gün, geceni gece edeceksin...

Fark etmez, bunlar hepsi seni olgunlaştıracak...

Eğer hayatta iyiysen, doğruysan, evrene doğru ve iyi enerji veriyorsan, bir gün muhtemeldir ki karşına elmanın ikinci yarısı olan kadın çıkacak...

Onu çok bekleme, her kadında onu arama, o kendiliğinden gelecek...

Seni tamamlayan kadın, sana huzur veren kadın olacak... Sen de ona huzur vereceksin...

***


O zamana kadar, kadınları hor görme;

Onları tek gecelik yatılacak yaratıklar olarak hiç değerlendirme...

Hiçbir kadına kendisini “ucuz” hissetirtme...

Kolay gelsin yavrum...

Baban...
CNNTurk.com - Türkiye, Dünya, Ekonomi, Finans, Spor, Sağlık, Kültür-Sanat, Yaşam, Bilim-Teknoloji, Hava-Yol Haberleri - Sayfa Bulunamadı!

CNN Türk

Sayfa Bulunamadı

İstekte bulunduğunuz sayfa bulunamamıştır. Aradığınız sayfa yayından kaldırılmış veya adı değişmiş olabilir veya geçici olarak servis dışı olabilir.

Lütfen aşağıdaki adımları deneyiniz

  • Eğer adresi adres barı kullanarak yazdıysanız lütfen doğruluğunu kontrol ediniz
  • Ana sayfaya dönerek bağlantıları kullanarak ulaşmak istediğiniz bağlantıya ulaşmayı deneyiniz.
  • Geri tuşuna basarak yeniden deneyiniz.

Yada Google'a bakabilirsiniz