Gazze'ye Yardım Konvoyu ve Orta Doğu Dengeleri
07.01.2010 Perşembe 12:55
Gazze'ye giden yardım konvoyu Mısır'da ciddi zorluklarla karşılaştı.İlk bakışta bürokratik engel gibi gelebilir. Değil. Mesele siyasi.
Türkiye bugün Orta Doğu'da önemli bir aktör. Buna karşın Mısır'ın tutumu ise Arap-İsrail meselelerinde kendisinin baş aktör olduğu yolunda. Türkiye'nin bu sorunlara müdahil olmasından memnun değil. Mısır Fransa ile beraber hareket ediyor ve Türkiye'nin nüfuzunun artmasını istemiyor.
Orta Doğu'da ABD'nin nüfuzunun göreceli olarak azalması sonucunda aktörler artmaya başladı. Bunlardan başlıcası Suudi Arabistan. Hem siyasal ağırlığı var hem mali
ağırlığı var. Filistin'e önemli ölçüde mali yardımı bulunuyor. İşte Türkiye de Mısır'a karşı Suudileri yanına çekmeye çalışıyor. Suudiler ise İran'ın artan nüfuzundan ciddi biçimde rahatsız. Onlar da Türkiye'yi İran'a karşı yanlarında görmek istiyor. Siyasal tahtaravelli böyle görünüyor. Suudilerin Araplar nezdindeki zayıf tarafı ABD'nin yakını olarak görülmek ve wahhabism.
Orta Doğu böyle bir cadı kazanı. Araplar Türkiye'nin desteğinden memnun kalırlar. Ancak, Türkiye'nin aralarındaki sorunlara müdahil olmasını istemezler. Bir diğer ifade ile destek ver ama gerisine karışma. Suudilerin ve Mısır'ın Türkiye'den farkı ise bu konulara müdahil olmalarının Araplar nezdinde sıkıntı yaratmaması.
Mısır'sız harp, Suriye'siz barış olmaz diye bir söz vardır. Birincisi tamamen doğrudur. İkincisi ise pek belli değil.
Türkiye'nin Filistin davasının önemli aktörü haline gelmesi Mısır'ı bu nedenlerle rahatsız ediyor. Mısır Abbas ve El Fatah'ı destekliyor; Hamas'a karşı. Unutulmasın Mısır'ın Müslüman Kardeşler sorunu var kendi ülkesinde... Türkiye ise Hamas'ın destekçisi olarak görülüyor. İsrail, Mısır, Mahmud Abbas ve ABD'nin ortak noktası Hamas'ın yok olması. İşte Hamas'ın egemenliğindeki Gazze'ye yardım konvoyu bu nedenle Mısır'da zorlukla karşılaştı.
Orta Doğu'da "malı" (barış ve toprak) kim sağlayacak sorunu ise ortada. Burada en büyük etken ABD. O da şu sıralarda herhangi bir ilerleme sağlayamadı. İki devlet (İsrail ve Filistin) formülü ise giderek İsrail'in yerleşim bölgeleri politikası yüzünden içeriğini kaybediyor. Bir gün Filistinliler nüfus artışlarına güvenerek tek devlet olalım derlerse ne olacak? İsrail biraz da bunu düşünmeli. Orta Doğu'da daha çok su akar. Kan akmasın da... Her ülke burada sıkıntı çekecektir.
Türkiye giderek sokaktaki Arabın gönlünü kazanırken bazı Orta Doğu ülkeleri liderlerinin gönlünü kaybedecektir. Orta Doğu'da kazan-kazan formülü henüz geçerli değil...