Altısı da profesyoneldi…
24.01.2011 Pazartesi 01:02
Sınır komandoları fikri ortaya atıldığından beri içimden bir itiraz yükseliyor. Bugün o itiraz maalesef daha da ete kemiğe bürünüyor. Dün Çukurca’da altı askerimizin şehit edilmesiyle..
Şehit olan çocuklarımızın kimliklerine baktım. Hepsinin isimlerinin önünde "profesyonel asker" olduklarına işaret eden ibareler var.
Birisi üsteğmen. Diğer üçü uzman çavuş. Ve son ikisi uzman onbaşı. Kayseri komando birliğinde görevliydiler.
Yani o coğrafyada PKK ile mücadele için eğitilmişlerdi. Profesyonel olarak askerliği seçmişlerdi.
Ama ben onların ölüm haberlerini aldığımda diğer şehit haberlerinden farklı bir duyguya kapılmadım.
"Profesyonel askerler, bilerek bu işi seçtiler, ölüm de bu işin riski" demedim. Ben demediğim gibi eminim anneleri ve babaları da demedi. Onların da, tıpkı vatani görevini yerine getirsin diye askere gönderdiği oğlunun şehit haberini alan diğer anneler gibi yürekleri yandı.
Tıpkı diğer anneler gibi neden diye sordular.
Bir yıl önce PKK’lıların dağdan indirilmesi konuşulurken, demokratikleşmenin altı çizilirken, genel af bile tartışılırken ne oldu da yine askeri argümanlar öne çıktı? Niye enerjimizi teröre kesin çözüm bulmaya değil de teröristle mücadeleyi öne çıkarmaya harcıyoruz? Bu bir siyasi manevraysa bu manevrayı hiç içime sindiremedim.
İşin içinde cesaret eksikliği, yönetim zaafiyeti var mı soruları zihnimi meşgul etmeye devam ediyor.
Bu sorularla boğuşurken gazetelere baktım.
Çukurca’da gerekli önlem alınmadı diyenler de var, o bölgenin komutanının Ergenekon zanlıları arasında adının geçtiğini söyleyen de. (Buradan ne anlam çıkarılacağını bilerek)
Tam TSK’ya haksızlık ediliyor derken bu kez PKK’yı koruduğu iddia edilen subaylarla ilgili soruşturma skandalı geldi aklıma. Göğsünü gere gere “benim askerim PKK’yı korumaz” diyen bir Genelkurmay olmadığını, olamadığını hatırladım.
Yani medyası, ile asker bürokrasisi ile, hükümetiyle bir Türkiye tablosu…
Temmuz'un neredeyse sonu. Ama İstanbul'da hava kapalı. Hatta dışarıda dolu yağıyor. Kötümserliğe mi kapıldım yine ne?