Güven bunalımı...
24.12.2009 Perşembe 03:20
Kimse kimseye güvenmiyor... Asker siyasetçilerin, siyasetçiler askerin her an kendi kalesine gol atmasından endişeli... Olaylara herkes kendi penceresinden bakıyor, ona göre pozisyon alıyor... Ve artık iyice alenileşti Ankara'da kurumlar hiç bu kadar birbirlerine şüphe ile bakmamış, birbirlerinin açıklamalarına hiç bu kadar mesafeli durmamıştı...
Dursun Çiçek imzalı belge siyasetçiler ile askerler arasındaki duruş farkını en net ortaya çıkaran olaydı. Genelkurmay Başkanı'nın kağıt parçası dediği belgeyi Başbakan'ın ciddiyetle yaklaşması dikkatlerden kaçmamıştı. Bugün benzer bir durum Arınç'ın evinin yakınında gözaltına alınan, sonra da serbest bırakılan askerlerin "amacı" sorgulanırken yaşanıyor.
Cumartesi günü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın evinin yakınlarında iki askerin polisler tarafından yakalandığı olayla başladı tartışma. Bülent Arınç'a bilgi veren polis askerlerin elinde Arınç'ın ev adresinin olduğunu söylediler. Bir başka kafa karıştıran nokta daha var bu olayda. Polise göre yakalanan askerlerden birisinin o adresi yutup yok etmesi son anda egellendi.
Soru işaretleri...
Olayda soru işareti çok. Ancak bu soru işaretlerini gidermek için taraflar arasında bir diyalog yok. Açıklamalarsa peş peşe yapılıyor. Önce Başbakan'ın olaya bakışı. Erdoğan'a göre olay vahim. Başbakan "Şu andaki tespitler, duyumlar, bunlara baktığımız zaman vahim bir süreç, düşündürücü süreç" diyor olay için.
Genelkurmay ne diyor. Genelkurmaya gore o askerler bilgi sızdırıldığından şüphe edilen bir başka askeri takip için oradaydılar ve görevliydiler...
Peki bu açıklama üzerine olayın merkezindeki isim Başbakan Yardımcısı Bülent arınç ne diyor. Arınç'a göre bu "tevil yollu ikrar". İçinde ikrar geçen bu yorum ve Arınç'ın genel olarak olayı anlatış biçimi, geçmiş olsun dileklerini beklediğine ilişkin sözleri Başbakan Yardımcısı'nın Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasından tatmin olmadığını gösteriyor.
Genelkurmay'a neden sorulmuyor?
Bahsettiğimiz isimler devletin zirvesindeki isimler. Sürekli temas halinde olması gereken tepe yöneticiler. Ama yapılan açıklamaların tümü o temas öncesinde. Ya diyaloğa girilse bile sonuç alınamayacağı düşünülüyor, onun için Genelkurmay'a "bu ne iş" diye sorulmuyor, ya da böyle bir temas için uygun zemin kalmadı.
Arınç'ın adresi askerlerin neden askerlerin elinde...
Bu tartışmaya bir nokta koyarak olaya dönelim. Siyasetin Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya mesafeli yaklaştığı bir gerçek. Peki o açıklamada da, tabir yerindeyse, soru işaretlerini arttıran bölümler yok mu? Var.
Genelkurmay açıklamasında olay bir mantık çerçevesinde anlatılıyor. Ancak o askerlerin ellerinde neden Arınç'ın ev adresinin bulunduğu sorusuna yanıt yok. O soruya ikna edici bir yanıt bulunmadığı sürece de Ankara'da tansiyonu düşürmek, kurumlar arasında karşılıklı güveni yeniden tesis etmek ihtimal dahilinde görünmüyor.