Kuzey Irak Başbakan Başdanışmanı Khaled Salih - 18 Eylül 2009
Kuzey Irak bölgesel yönetimi Başbakan Başdanışmanı Khaled Salih, Türkiye'nin bölgedeki etkisini ve Kuzey Irak-Türkiye ilişkilerini CNN TÜRK'ten Aylin Yazan'a değerlendirdi.
Kuzey Irak bölgesel yönetimi başkanı Mesud Barzani geçtiğimiz günlerde kendisiyle görüşen DTP heyetine, Türkiye’deki Kürt sorununun çözülmesi için üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını söylemişti. Bu yardım neleri kapsıyor.
KS: Barzani’nin açıklamasını duymadım ancak ne demek istediğini tahmin edebiliyorum. Topraklarımızın komşularımıza saldırı düzenlemek için kullanılmasını istemiyoruz. En başında beri politikamız bu yönde. Türkiye bizim topraklarımızı 12 yıl boyunca, 1991’den 2003’e kadar korudu. Bu nedenle Türkiye’nin, bölgesel yönetim için ayrı bir yeri var.
Bölgesel yönetimin Türkiye’deki Kürt açılımına yaklaşımı nasıl?
KS: Bu Türkiye’nin bir iç meselesi. Ama daha istikrarlı, daha güvenli bir Türkiye bizi de mutlu eder. Çünkü biz Türkiye’yi dışarıya açılmak için bir kapı olarak görüyoruz. Bu nedenle Türkiye’deki bu gelişmeyi yakından takip ediyoruz ve başarılı bir girişim olarak değerlendiriyoruz. Ülkede barış olması sınırın iki tarafındaki yatırımları da olumlu etkiler. Sınırlarda güvenliği sağlarsanız, yerel halk da kendi topraklarında daha çok yatırım yapar. Bölgeye daha çok işçi gelir. Bu nedenle bu tarz gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz.
Türkiye ile Kuzey Irak ilişkilerinde son yıllarda ciddi gelişmeler oldu. Direk uçuşlar başladı. Ticaret gelişiyor. Birçok Türk işadamı ticaret için bölgemize geliyor.
Peki Türk iş adamlarının Kuzey Irak’a ilgisi nasıl?
KS: Türk işadamları 1990’larda biz çok zor zamanlar yaşarken topraklarımıza geldi. Özellikle inşaat alanında çok katkıları oldu. Hastaneler, okullar inşa ettiler. Bölgede zaten aktifler ama bunu daha da geliştirmek istiyoruz. Kuzey Irak’ta faaliyet gösteren en az 500 Türk şirketi var. İlk 10 arasındalar. 2008’in başında Türk şirketlerinin bölgeye yatırım yapanlar arasında ilk 10’da yer aldığını biliyorum. Türkiye ile Irak arasındaki 5 milyar dolarlık ticaretin 2 milyar doları Kuzey Irak’la yapılıyor. Bu rakamı daha da artırmak istiyoruz. Örneğin Türkiye’ye finans ve bankacılık sektöründe ihtiyacımız olacak.
Güvenlik yatırımcılar için hala bir sorun mu?
KS: 2003-2004’te bazı güvenlik sorunlarımız vardı ama şimdi bölge güvenli ve siyasi olarak da istikrarlı. 2005 ve 2009’da iki başarılı seçim gerçekleştirdik. Yatırımcıları koruyacak yasalarımız da mevcut.
Bölgesel yönetim ile Bağdat arasında, petrol sahalarının işletimi ve gelirlerinin paylaşımı konusunda yaşanan sorunlar devam ediyor mu? Nasıl üstesinden gelinecek?
KS: Bu konuda hükümetin tamamıyla bir sorunumuz yok, sadece bazı bakanlıklarla sorun yaşıyoruz. Gelirlerin paylaşımı konusnuda da pek sorun yok çünkü biz anayasadaki “gelirlerin paylaşımı” kuralına uyuyoruz. Ancak bu paylaşımın nasıl olması gerektiğiyle ilgili kesin bir yasa yok. Bu sorun oluşturuyor. Irak’ın henüz federal sisteme alışamamış olmasından kaynaklanan sorunlar da var. ama anayasa bu konuda gayet açık. Petrol ve doğalğaz aramalarını yapmak, bölgesel hükümetin yetki alanına giren bir konu. Bağdat’ın ihraç sürecine müdahale etmeye hakkı yok. Ocak 2010’da yapılacak seçimlerin ardından kurulacak yeni hükümetle bu sorunun üstesinden geleceğiz.
Peki Bağdat hükümetinin bölgesel yönetim ile yabancı petrol şirketleri arasında imzalanan anlaşmaları geçersiz sayacağına ilişkin açıklamaları petrol çıkarma işlemlerine tehdit oluşturmuyor mu?
KS: Talabani’nin bu tarz açıklamalar yaparken, biz 2 yıl içinde 25 yeni anlaşma daha imzaladık.yatırımcılar kendi analiz ve değerlendimelerini yapıyor. Bölgesel hükümetin yasalarını inceliyorlar. Yasal zeminin sağlamlığını ve ekonomik getirileri değerlendirince, bölgede yatırım yapmaya karar veriyorlar.
Erbil bölgesindeki petrol yataklarından da önümüzdeki yıl petrol ihraç edilmeye başlayacağı belirtiliyordu. Bu çalışmalar ne aşamada?
KS: Çalışmalar süratle devam ediyor. Erbil’de önümüzdeki yıl üretim olmasını çok büyük bir ihtimal olarak görüyorum.
Kuzey Irak gazının Nabucco’ya kaynak olarak kullanılması mümkün mü?
KS: Bunu söyleyebilmek için erken. Çalışmalar devam ediyor. Doğalgaz arama çalışmaları için 35 garklı kontrat yaptık. Uygun yatağı bulduğumuzda ve kendi iç ihtiyacımızı karşıladıktan sonra Nabucco’yu da bir alternatif olarak düşüneceğiz.
Kürtler ve Araplar arasındaki gerilime de değinmek istiyorum. Amerikalı yetkililer bu gerilimin Irak için en büyük güvenlik tehdidini oluşturduğunu belirten açıklamalar yapıyor. Bu görüşe katılıyor musunuz?
KS: İki grup arasında çok büyük bir çatışma riskinin olduğu bur durumda değiliz. Buna katılmıyorum. Statüsü tartışmalı bölgelerde bazen bazı azınlık grupları hedef alınıyor. Tansiyon yükseltmeyi amaçlayan saldırılar da yapılıyor. Ama şanslıyız ki bu iki etnik grup arasında gerçek bir çatışmaya dönmedi. Ve bu sorunun da kısa zamanda çözüleceğine inanıyorum.