hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    Dördüncü sanayi devrimi için hazır mısınız?

    Dördüncü sanayi devrimi için hazır mısınız
    expand

    Dördüncü sanayi devrimi ya da diğer adıyla Endüstri 4.0 hayatımızda önemli değişiklikler yapacak. Bu büyük olguyu daha yakından incelemek, neler gerçekleşeceğini görmek ve nelere ihtiyaç olduğunu anlamak ister misiniz?

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Herhangi bir sektörde bir değişiklik, yeni bir trend, farklı bir teknoloji ya da bir gelişme olduğunda, bunlara etkileyici, merak uyandırıcı ve bir o kadar da karizmatik isimler verilmesine artık alıştık. Bu tanımlamaya uyan ve son yıllarda dünya genelinde büyük bir merak ve heyecan uyandıran yegane şey ise dördüncü sanayi devrimi ya da diğer adıyla Endüstri 4.0.

    Kimileri tarafından dördüncü sanayi devrimi olarak nitelendirilen Endüstri 4.0 konseptinin şu anda alışılagelen üretim düzeninde köklü değişiklikler yapacağı öngörülüyor. Öyle ki ilk sanayi devrimi dünyanın düzeninde nasıl büyük bir etki yaptıysa Endüstri 4.0 ile benzer bir etkinin yaşanacağı iddia ediliyor.

    Biz de, önce üretim süreçlerini sonra da insanoğlunun yaşantısını büyük ölçüde değiştireceği belirtilen Endüstri 4.0'ın ne olduğunu, neler vadettiğini, nasıl işleyeceğini sizlere kısaca anlatmak istedik. Dördüncü sanayi devriminin detaylarına doğru bir yolculuğa hazır mısınız?

    İlk Üç Devrimden Sonrası 

    Öncelikle şunu tam olarak belirtmek gerekiyor. Endüstri 4.0 için "yeni bir teknoloji" ya da "iş disiplini" demek tam doğru olmaz. Endüstri 4.0 bundan 10 yıl öncesine kadar elde etmeyi hayal bile edemeyeceğimiz sonuçları almamızı sağlayacak yeni bir yaklaşım olarak tanımlanabilir. Bu nedenle daha önce de dediğimiz gibi "Dördüncü Sanayi Devrimi" olarak da adlandırılıyor.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Peki neden dördüncü? Ondan önceki üç devrim neydi, diye sorabilirsiniz. İlk sanayi devrimi, özellikle İngiltere'de 19. yüzyılda buhar makinelerinin icadıyla başladı. Bu makineler sayesinde fabrikalar kuruldu ve daha önce el tezgahlarında ya da başka küçük atölyelerde yapılan üretim daha hızlı ve daha çok sayıda yapılabilir hale geldi. İkinci devrim ise elektriğin yaygınlaşması ve çeliğin geniş kullanımı ile gerçekleşti. Artık çok daha hızlı ve verimli makineler geliştirilebiliyordu. Bu dönemde büyük fabrikalar ve büyük ölçekli seri üretim başladı.

    dördüncü sanayi devrimi

    Bilgisayarlar olmasaydı dördüncü sanayi devrimi gerçekleşmezdi

    Tüm bunlardan sonra bilgisayarlar devreye girdi. Üçüncü devrimin baş aktörü dijital teknoloji sayesinde otomasyon süreci hızlandı. Robot kollar ve makineler yavaş yavaş insanların yerini almaya başladı.

    Tam bu noktada bilgisayarlara ya da kişisel bilgisayar olarak tanımladığımız PC’lere ayrı bir paragraf da açmak gerek. Bilgisayarlar ilk ortaya çıktıklarında sadece kendilerini tasarlayan mühendislerin kullanabildiği makinelerdi. Bilgisayarların daha sonra gelişmesi, kullanımlarının kolaylaşması ve sonuç olarak da yaygınlaşması, insanların bu cihazlara daha aşina olmasına neden oldu. Herkesin kullanabildiği bir hale gelen bilgisayarlar iş dünyasının olmazsa olmazları arasına girdi. Üçüncü sanayi devrimi olarak adlandırılan süreçte PC’ler çok büyük rol oynadı. Üretim süreçlerinde her kademeden insan bilgisayarları kullanarak gelişen teknolojiye kolaylıkla ayak uydurabildi. Bilgisayarlar hem otomasyon süreçlerini oluşturmak için kullanıldı, hem de fabrikalarda kontrollerin sağlanması için ve hala daha geçerli olan insan müdahalesinin en önde gelen aracı olarak önem kazandı. Üçüncü sanayi devriminin en önemli aktörü olan bilgisayarlar, dördüncü sanayi devrimi için de çok önemli bir köprü vazifesi görüyor. Öyle ki, bilgisayarlar olmadan dördüncü sanayi devriminin gerçekleşmesi imkansız olur diyebiliriz.

    Dördüncü sanayi devrimi ise dijital teknolojinin potansiyelinin çok daha ileri seviyedeki kullanımı ile gerçekleşiyor. Kendi kendine öğrenebilen, yapay zekaya sahip bilgisayarlara uzaktan bağlı olan robotların, sensörlere gelen verilere göre üretim yapacağı bir dönemden bahsediyoruz. Peki Endüstri 4.0 denen bu yaklaşım nelerden oluşuyor?

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Endüstri 4.0'ın Kilit Noktaları

    Endüstri 4.0 üç kilit noktasından oluşuyor. Bunların ilki yine adını son dönemde sıkça duyduğumuz Nesnelerin İnterneti. Üretim hattına entegre edilen çok sayıda sensör sayesinde sürecin tamamı canlı olarak tüm detaylarıyla takip edilebilecek. Sensörler sadece yaşanabilecek sorunları tespit etmek amacıyla kullanılmıyor elbette. Üretim hattının her noktasından sürekli akan veri, daha verimli bir üretim süreci elde edilmesi için işlenebiliyor.

    İşte bu noktada devreye ikinci kilit nokta olan Büyük Veri ve veri analitiği giriyor. Büyük fabrikalarda, çok detaylı üretim süreçlerinin kilit noktalarından elde edilen veriyi anlamlı bir hale getirip yorumlamak çok büyük önem taşıyor. Sensörlerden elde edilen devasa boyutlardaki veri akışı, kendi kendine öğrenebilen yapay zekaya sahip güçlü bilgisayarlar ve özel analitik araçları ile hızlı bir şekilde analiz edilmek zorunda. Bu sayede üretim verimini büyük ölçüde artırmak, yaşanabilecek problemleri çok daha önceden görmek mümkün oluyor.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow
    dördüncü sanayi devrimi

    Endüstri 4.0'ın tamamen hayata geçebilmesi için gereken bir diğer kilit nokta ise bağlantı altyapısı ve bunun güvenliği. Tüm bu bahsedilen süreçlerin kusursuz işlemesi için çok güçlü bir iletişim altyapısına gerek duyuluyor. İletişim altyapısının kesintiye uğraması üretimin kesintiye uğraması anlamına geliyor ki bunu kimse istemez.

    Tüm bu kilit noktalarının sağlanması ile ortaya "akıllı fabrikalar" çıkıyor.

    Akıllı Fabrikalar

    Akıllı fabrikalar Endüstri 4.0'ın kalbinde yer alıyor. Bu fabrikalar gelişmiş iletişim teknolojisi sayesinde sensörlerden elde edilen verileri kendi yapay zekalarıyla analiz edip, üretim sürecini, tedarik zincirini ve benzer konuları otomatik olarak gerçekleştirebiliyorlar.

    Bu fabrikalardaki makineler ayarlarını üretim şekline göre kendileri yapabiliyor, özelliklerini optimize edebiliyor ve öğrenebilen yapay zeka sayesinde karmaşık görevleri bile tamamlayabiliyorlar. Bu sayede bugün elde edilemeyen verimlilik ve üretim kalitesi seviyelerine ulaşmak mümkün oluyor. Dördüncü sanayi devrimi tamamen gerçekleştiğinde fabrikalarda insana olan ihtiyacın minimum seviyeye geleceği öngörülüyor.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow
    dördüncü sanayi devrimi

    Bir fabrikanın "akıllı fabrika" statüsünde yer alabilmesi için bazı şartlar ortaya konulmuş. Öncelikle akıllı bir fabrikadaki tüm makinelerin, robotların, cihazların, sensörlerin, bilgisayarların ve hatta insanların birbiriyle kesintisiz olarak bağlantı halinde olması gerekiyor. Akıllı fabrikalarda sensörlerden elde edilen bilgilerle üretim ortamının sanal bir kopyası ya da bir simülasyonu oluşturuluyor. Bu tip fabrikalarda sistemlerin insanlara karar verme ve problem çözme anlarında destek olması gerekiyor. Son olarak ise akıllı bir fabrikada tek bir merkezi karar alma noktası olmuyor. Yapay zekalı sistemler belli noktalarda başka bir onay almadan kendi başlarına karar verebiliyorlar.

    Engeller Neler?

    Şimdiye kadar belirttiğimiz noktaların gerçekleştirilmesi için büyük adımlar atıldığı ve önemli bir aşama kaydedildiği biliniyor. Ancak bunları gerçekleştirmek söylenildiği kadar kolay değil. Hala önümüzde aşılması gereken engeller ve sorunlar bulunuyor.

    Bunların başında ise veri güvenliği geliyor. Nesnelerin İnterneti konusu beraberinde güvenlik endişelerini de getirdi. Birbirine bağlı cihazlardan oluşan hassas bir sisteme kötü niyetli birileri giriş yaptığında tüm sistemi çökertme ya da hassas bilgileri çalma ihtimali var. Bu birçok büyük üreticinin kafasını kurcalıyor. Endüstri 4.0 ile üretim büyük ölçüde bir IT işi haline geliyor.

    dördüncü sanayi devrimi

    Akıllı fabrikaların beklenildiği şekilde çalışması için çok stabil ve güvenilir sistemler kurulmalı ve bu kadar karmaşık ve detaylı bir yapının sorunsuza yakın olmasını sağlamak çok zorlu bir iş. Daha verimli bir üretim yapmak isterken, sürekli sistem sorunları yüzünden üretimin aksaması riski de şu an için göz ardı edilemeyecek kadar yüksek. Şu an için bu tip sistemler kurma konusunda genel olarak çok tecrübeli olmamamız da bu riski körüklüyor.

    Elbette işin bir de insani boyutu var. Üretimin kontrolünü tamamen yapay zekaya ve robotlara emanet etmek konusunda endişeler büyük. İnsan kontrolünün her zaman belli bir seviyede olması gerektiğini düşünenlerin sayısı az değil. Ayrıca Endüstri 4.0 ile birlikte işinden olacak kişilerin olması da bir problem teşkil ediyor.

    Trilyonlarca Dolar

    Tersinden açılıp kapanan şemsiye Kazbrella

    Peki dördüncü sanayi devrimi maddi olarak neler getirecek? Üretim yapay zekalara ve robotlara emanet edildiğinde bunun dünya ekonomisine katkısı ne olacak? Accenture'nin Ocak 2015'te yaptığı bir araştırma ortaya inanılmaz bir tablo çıkarıyor. Araştırmanın sonucuna göre, Endüstri 4.0 büyük ölçüde uygulandığında dünya ekonomisine 15 yıl içindeki katkısı tam 14,2 trilyon dolar olacak.

    Hali hazırda Almanya'da bir adet akıllı fabrikası bulunan Siemens, IMS Resarch'e yaptırdığı araştırma sonucunda Endüstri 4.0 sayesinde şimdiden tüm dünyada şirketlerin 1 yılda 200 milyar dolar daha fazla ciro elde edebileceğini açıkladı.

    dördüncü sanayi devrimi

    Parasal getirinin yanında dördüncü sanayi devrimi dünyanın her yerinde yaşanabilen üretim sorunlarının geçmişte kalmasını sağlayabilir. Tehlikeli çalışma ortamlarında robotlar ve yapay zeka kullanılarak insanların hayatları tehlikeye atılmayabilir. Çok daha kaliteli ürünler üretilebilir ve tedarik zincirleri daha verimli şekilde oluşturulabilir. Piyasada çok daha başarılı, iyi ve kaliteli ürünler, daha bol bulunabilir hale gelebilir.

    Dördüncü sanayi devrimi gerçekleşiyor. Yapay zeka ve robotların hakim olduğu bir üretim sürecinin gelip gelmeyeceğini değil, artık tam olarak ne zaman geleceğini konuşuyoruz. Bu alana erken yatırım yapanların uzun vadede karlı çıkacağı kesin. Her koşulda yakın gelecekte insanoğlunu çok daha farklı bir dünya bekliyor.

    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow