Pakistan İran olur mu?

Pakistan İran olur mu?

Pakistan'da olağanüstü hal ilanıyla sonuçlanan olaylar, İran'da 1979 yılındaki İslam devrimi öncesi durumla belli noktalarda örtüşüyor.

İşte, benzerlikleri ve farklarıyla 30 yıl önce İran, 30 yıl sonra Pakistan...
 
Benzerlikler:
1979 yılındaki İran İslam devrimi öncesinde Şah Rıza Pevlevi, ABD'nin dostu ve mütttefiki, Ortadoğu'da Rusya'ya karşı güvencesiydi.

Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref de, tıpkı İran Şahı gibi, ABD'nin dostu ve El Kaide ile mücadelesinde en yakın ortağı.

Şah, devrim öncesinde ABD'nin demokrasi çağrılarını reddetmişti. Müşerref de bu yolu izlemekten kaçınmadı.

30 yıl önce İran'da yaşananlar ile bugün Pakistan'da olan biten de birbirini tutuyor. Washington Post gazetesi yazarı David Ignatus bu benzerliğe dikkat çekiyor ve Pakistan konusunda ABD yönetimini uyarıyor.
 
Fark:
İran ile bugünkü Pakistan arasındaki tek fark o dönem İran'ın nükleer silahı olmaması. Zira bugün Pakistan'ın nükleer silahı bulunuyor.

Pevlevi muhalefeti sindirmek isteyince... 

İran'ı İslam devrimi sürecine getiren olaylar, Şah Rıza Pevlevi'nin muhalefeti sindirme çabaları ve ardından rejim karşıtlarının sokağa dökülmesiyle başladı. Liberal, sol ve dini gruplar Şah'ı devirmek için aynı meydanda birleşti. Kitlesel gösteriler, Ayetullah Humeyni'nin iktidarıyla sonuçlandı.
 
Şimdi, Pakistan'da da süreç benzer şekilde işliyor: Amerikan yanlısı Pervez Müşerref'e karşı muhalif cephede sol, sağ ve ılımlı partilerin yanı sıra radikal İslamcılar da bulunuyor.
 
ABD, Butto'nun dönüşünü destekledi

ABD, bu dönemde eski Başbakan Benazir Butto ile bağlantıya geçti ve ülkeye dönüşünü destekledi. Müşerref'in ABD ile ilişkileri tıpkı Şah'ın son dönemi gibi kötüye gidiyor. Demokrasi çağrılarına kulaklarını tıkayan Müşerref, ABD'nin aylık 150 milyon dolarlık mali desteğini kaybetmek üzere.
 
ABD cephesinde ise durum belirsiz; yönetimin 30 yıl önce İran'da olduğu gibi yine çok net bir B planı yok. ABD, Müşerref'in devrilmekte olduğu görüşüne katılıyor.
 
Endişeler, El Kaide'nin kaostan yararlanması ve Müşerref ile denetim altına alınan nükleer gücün, sonraki dönemde nasıl kontrol edileceği üzerinde yoğunlaşıyor.
 
İran'da işçi devrimini engellemek isterken İslam devrimiyle en önemli müttefikini kaybeden ABD, şimdi El Kaide ile mücadele adına Pakistan'ı da kaybetmek üzere...
 
"ABD'nin sabrı sınırsız değil"
 
Beyaz Saray, Müşerref'i, "ABD'nin sabrının sınırsız olmadığı" yönünde uyararak, ülkede demokrasinin yeniden tesisini istediklerini bildirdi.
 
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Gordon Johndroe, "Bu sınırsız bir süreç değil. Gözaltına alınanları serbest bırakmaları gerek. Sokaklarda insanları dövmeye son vermeleri ve basın özgürlüğünü yeniden sağlamaları, hemen, şimdi demokrasi yoluna dönmeleri gerek" diye konuştu.
 
Butto yandaşları polisle çatıştı
 
Bu arada, Devlet Başkanı Pervez Müşerref'in olağanüstü hal uygulamasının oylandığı Meclis'ten destek kararı çıkmasının ardından, Meclis çevresinde protesto gösterisi düzenleyen eski başbakanlardan Benazir Butto yandaşlarıyla polis arasında çatışma çıktı.
 
Devlet televizyonu, parlamentoda yapılan oylamada Müşerref'in olağanüstü hal uygulamasının oybirliğiyle kabul edildiğini duyurdu.
 
Oylamanın ardından Meclis çevresinde çıkan çatışmada, polis göz yaşartıcı bomba kullandı. Yüzlerce kişi polis barikatlarını aşmaya çalıştı, polis aralarında kadınların da olduğu bazı göstericilere copla müdahale etti.
 
Göstericiler, Benazir Butto'yu destekleyen ve olağanüstü hal uygulamasına son verilmesini isteyen sloganlar attı.
 
Butto'dan yandaşlarına: "Gösteri yasağına karşı koyun"
 
Muhalefet lideri Benazir Butto ise, yandaşlarına gösteri yasağına karşı koymaları çağrısında bulundu. Butto, yandaşlarına, lideri olduğu Pakistan Halk Partisi'nin cuma günü başkent İslamabad'dan, yakınındaki Ravalpindi kentine planladığı yürüyüşe katılmaları çağrısında bulunarak, yandaşlarından ülkede olağanüstü hal ilan edilmesini protesto gösterisine katılmalarını istedi.
 
"Herkesten ne pahasına olursa olsun Ravalpindi'ye gitmelerini istediğini" söyleyen Butto, Müşerref'in genelkurmay başkanlığından istifa etmemesi durumunda da 13 Kasım'da Lahor'dan uzun yürüyüş başlatacağını söyledi.
 
Butto, diğer muhalefet liderleriyle görüşmesinden sonraki açıklamasında, Müşerref'in olağanüstü hal yönetimini bırakması da dahil taleplerinin 9 Kasım'a kadar yerine getirilmemesi durumunda muhalefet yandaşlarının 13 Kasım'da Lahor'dan uzun yürüyüş başlatacağını, ardından İslamabad'da oturma eylemi yapacaklarını kaydetti.
 
Benazir Butto ayrıca, Müşerref'in cumartesi günkü olağanüstü hal ilanından bu yana partisinden 400'den fazla kişinin gözaltına alındığını kaydetti. Sürgündeki eski Başbakan Navaz Şerif de Suudi Arabistan'dan telefonla yaptığı açıklamada, Batı'ya Müşerref'i yalnız bırakmaları çağrısında bulundu.
 
Pakistan'ın daha derin bir kaosa sürüklendiğini söyleyen Şerif, Müşerref'in olağanüstü hal ilanından sonra avukatlar dahil binlerce kişinin gözaltına alındığını ifade etti ve ortaya çıkan bu durumdan radikal unsurların yarar sağlayacağını söyledi.
 
Pakistan'da olağanüstü hal ilan edildi

Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref, 3 Kasım'da ''ülkedeki aşırı dincilerin isyanı ve yargının müdahaleleri'' nedeniyle olağanüstü hal ilan etmiş ve anayasayı askıya almıştı.
 
Olağanüstü hal ilanının ardından aralarında avukat, yargıç ve siyasi parti yetkililerinin de bulunduğu bin 500'den fazla kişi gözaltına alınmıştı.
 
Pakistan dünyada en istikrarsız 12'nci ülke
 
Pervez Müşerref'in olağanüstü hal ilan ederek dünya gündemine gelen Pakistan, bütün dünyada en istikrarsız ülkeler arasında 12'nci sırada bulunuyor.
 
ABD'de yayımlanan Foreign Policy (Dış Politika) dergisi, belirli kriterler kullanılarak yapılan değerlendirmede, dünyadaki en istikrarsız devletler arasında Pakistan'ın 12'nci sırada bulunduğunu belirtti.
 
Pakistan'ın kuruluşundan bu yana geçen önemli olaylar şöyle:
 
14 Ağustos 1947: Hindistan'ın İngiltere'den bağımsızlığını kazanmasından sonra Pakistan kuruldu. Pakistan devleti, coğrafi olarak birbirinden ayrı iki parçadan oluşuyordu.
 
Bugünkü Pakistan'ı oluşturan Batı Pakistan ve bugünkü Bangladeş'i oluşturan Doğu Pakistan. Pakistan'ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah Eylül 1948'de öldü.
 
Ekim 1951: Başbakan Liyakat Ali Han vurularak öldürüldü.
 
Ekim 1958: Genel Vali İskender Mirza sıkıyönetim ilan etti. Sıkı yönetim Başkomutanı General Eyüb Han, daha sonra cumhurbaşkanı oldu ve Mirza'yı görevden aldı.
 
Ocak 1969: Bölgesel özerklik konusunda Doğu ve Batı Pakistan'da yaygın ayaklanmalar oldu. Mart ayında Eyüb Han istifa etti ve yetkilerini General Yahya Han'a devretti. Yahya Han sıkıyönetim ilan etti.
 
Aralık 1970: Pakistan, 13 yıldan sonra ilk serbest genel seçimleri yaptı. Batı Pakistan'da seçimleri Zülfikar Ali Butto kazandı. Avami Birliği ise Doğu Pakistan'da neredeyse tüm milletvekilliklerini kazandı ve böylece bütün ülkede çoğunluğu elde etti. General Yahya ve Butto, Avami Birliğinin hükümeti kurmasını reddetti.
 
Aralık 1971: Doğu Pakistan konusunda Pakistan ile Hindistan arasında savaş çıktı. Savaş 90 bin Pakistan askerinin teslim olmasıyla sonuçlandı ve Bangladeş'in doğmasına yol açtı. Yahya Han, iktidarı Butto'ya devretti, Butto 1973'de Başbakan oldu.
 
Temmuz 1977: Genelkurmay Başkanı General Ziyaülhak askeri darbeyle Butto hükümetini yıktı, iktidarı ele geçirdi ve sıkı yönetim ilan etti. Eylül ayında 7 yıldır yürürlükte olan olağanüstü hal kaldırıldı.
 
Nisan 1979: Düzmece bir iddiayla yargılanan Butto idam edildi. Ekim ayında Ziyaülhak seçimleri süresiz erteledi ve siyasi partileri yasakladı.
 
Ağustos 1983: Devlet Başkanı Ziyaülhak, 1985 martında seçim yapma ve sıkı yönetimi kaldırma sözü verdi. Birkaç gün sonra Karaçi'de hükümet karşıtı 20 bin gösterici, hükümet yanlısı 10 bin göstericiyle çatıştı.
 
Şubat 1985: Seçimler yapıldı. Mart ayında Ziyaülhak 5 yıllığına devlet başkanlığını tekrar üstlendi. Aralık ayında ise Mart 1969'dan beri uygulanan sıkıyönetim ve olağanüstü hal kaldırıldı.
 
Ağustos 1988: Ziyaülhak, Pakistan'da meydana gelen bir uçak kazasında öldü.
 
Kasım 1988: Zülfikar Ali Butto'nun kızı Benazir Butto seçimleri kazandı.
 
Ağustos 1990: Devlet Başkanı Gulam İshak Han, Butto ve hükümeti yolsuzluk ve yetkilerini kötüye kullanmak suçlamasıyla görevden aldı. Olağanüstü hal ilan edildi. Kasım ayında Navaz Şerif başbakanlığa seçildi.
 
1993: İshak Han, yolsuzlukla suçlayarak Şerif hükümetini görevden aldı. Butto tekrar Başbakan oldu.
 
Kasım 1996: Devlet Başkanı Faruk Leghari, Butto'yu görevden aldı ve genel seçim çağrısı yaptı. Yapılan seçimleri Navaz Şerif kazandı.
 
Ocak 1999: Genelkurmay Başkanı Pervez Müşerref, kansız bir darbeyle iktidara el koydu. 2001'de devlet başkanı olarak and içen Müşerref, Nisan 2002'de yapılan tartışmalı bir referandumla görev süresini 5 yıl daha uzattı.
 
9 Mart 2007: Müşerref, Anayasa Mahkemesi Başyargıcı İftihar Çaudri'yi görevden aldı. Avukatlar ve muhalefetteki politikacılar, bu kararı protesto eden gösteriler yaptı. Anayasa Mahkemesi, temmuzda Çaudri'nin görevine iadesine karar verdi.
 
3 Kasım: Müşerref, olağanüstü hal ilan etti ve anayasayı askıya aldı. Yüzlerce avukat ve muhalif politikacı tutuklandı.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS