hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    Ağansoy cinayetinde Çakıcı'ya 18 yıl

    Ağansoy cinayetinde Çakıcıya 18 yıl
    expand

    Alaattin Çakıcı, Nurullah Tevfik Ağansoy cinayetine ilişkin davada, "haksız tahrik altında tasarlayarak adam öldürmeye azmettirme" suçundan 18 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Nurullah Tevfik Ağansoy, 1996'da İstanbul Bebek'teki bir çay bahçesinde Alaattin Çakıcı'nın adamlarınca öldürülmüştü.
     
    İstanbul 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen karar duruşmasında, tutuklu sanık Alaattin Çakıcı avukatlarıyla birlikte hazır bulundu.
     
    Son savunmasını yapan Çakıcı'nın avukatı Mustafa Avlağı, müvekkilinin Ağansoy'u öldürme talimatı vermediğini, "vurun" şeklinde beyanı olduğunu, ancak öldürme kastıyla hareket etmediğini, kastın yaralama olduğunu söyledi.
     
    Avlağı, Çakıcı'ya verilecek cezada hafifletici nedenlerin uygulanmasını talep etti.
     
    Son sözü sorulan Alaattin Çakıcı da Ağansoy'un kendisine çok fazla hakaret ettiğini belirterek, "Arkadaşlığımız vardı, kendisi Almanya'da gizli polislere verdiği beyanlarda hainlik yaptı. Yüreğimi yakmıştır. Vereceğiniz karar düşündüğümden yüksek de olsa saygılıyım, neticede bir insan ölmüş, ben 'onu öldürün' demedim. Çocuklarına üzülüyorum. Üzülmüyorsam yarın oğlumun ölüm haberi gelsin. Adaleti Batı'dan değil kendi ülkemden bekliyorum. Onların cüppelerinin paçalarına yapışacak kadar gurursuz değilim" dedi.
     
    Çakıcı sözlerini, "Düşünce olarak ölmesini istedim. Ancak kesinlikle 'öldürün' talimatı vermedim, sadece 'vurun' dedim. Öldürün deseydim, namerdim, bunu söylerdim. Doğru olan bir insanı öldürmek değil yaşatmaktır" diye bitirdi.
     
    Davayı kısa bir aradan sonra karara bağlayan mahkeme, Çakıcı'yı "Ağansoy'u tasarlayarak öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
     
    Ceza önce "haksız tahrik" unsuru göz önüne alınarak 22 yıla, daha sonra da sanığın duruşmadaki hal ve hareketleri nedeniyle 18 yıl 4 aya indirildi.
     
    Çakıcı'nın kararın açıklandığı sırada başına öne eğip yeniden kaldırdığı görüldü. Çakıcı kararın okunmasının ardından heyete teşekkür etti.
     
    Çakıcı hakkında son olarak, Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, Karagümrük Spor Kulübü Lokali baskını nedeniyle 14 yıl 9 ay 20 günlük hapis kararını onamıştı.
     
    DAVANIN GEÇMİŞİ
     
    Yargılama aşamasında esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Orhan Erbay, Alaattin Çakıcı ile Tevfik Nurullah Ağansoy'un olay tarihi olan 28 Ağustos 1996 tarihinden birkaç ay öncesine kadar arkadaş olduklarını, ancak çeşitli nedenlerle aralarının bozulduğunu söylemişti.
     
    Ağansoy'un bu aşamadan sonra Çakıcı'yı tehdit eder ve hakaret içerir şekilde beyanlarda bulunduğunu belirten Savcı Erbay, Alaattin Çakıcı'nın da yakın adamı olan Adnan Çiçek ve Kenan Ali Gürsel'e Ağansoy'un öldürülmesi konusunda talimat verdiğini iddia etmişti.
     
    Bunun üzerine Çiçek ve Gürsel'in, diğer sanıklarla birlikte Bebek sahilindeki ''Deniz Cafe''de bulunan Ağansoy ve yanındakilere ateş ettiklerini belirten Savcı Erbay, bu saldırıda Tevfik Nurullah Ağansoy ile yanında bulunan Celal Babür ve yan masadaki Ayşe Gülçin Balaban, karşılıklı çatışma sonucu da Recep Çiçek'in öldüğünü, Ferda Temel, Murat Çalışkan, Gültekin Alkol ve Emrah Çiftçi'nin yaralandığını hatırlatmıştı.
     
    İstanbul 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi, 23 Ekim 2002 tarihindeki kararında diğer sanıklardan Adnan Çiçek ve Aydın Göker'i, Tevfik Nurullah Ağansoy'un öldürülmesi eylemine katılmak suçundan müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.
     
    Diğere sanıklardan Ahmet Atlılar ve Yener Üçüncü'ye de 20'şer yıl ağır hapis cezası veren mahkeme heyeti, aynı olayda Recep Çiçek'in öldürülmesine ilişkin haklarında dava açılan sanıklar Burak Çalışkan, Ferda Temel ve Ramazan Vurmaz'ın, savunma koşulları altında ateş ettikleri anlaşıldığından beraatlarını kararlaştırmıştı.
     
    Yargılama aşamasında cezaevinde çıkan çatışmada ölen aynı davanın sanıkları Kenan Ali Gürsel, Ferdi Heybet ve Hasan Taşkın hakkındaki ''taammüden adam öldürmek'', ''kasten adam öldürmek'', ''kasten adam öldürmeye teşebbüs'' ve ''silahla yaralamaya teşebbüs'' suçlarından açılan davanın da ortadan kaldırılmasına hükmedilmişti.
     
    O dönemde gıyabi tutuklu bulunan ve Fransa'da yakalanan Çakıcı ile yine gıyabi tutuklu Kamil Özkılıç'ın dosyası ise ayrılmıştı.
    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow