Son Dakika

Baykal'dan askere soru: "Neden 8 gün?"

Baykal'dan askere soru: "Neden 8 gün?"

Baykal'dan askere soru: "Neden 8 gün?"

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Kuzey Irak'ta başarıyla yürütülen kara harekatına neden 8'inci gününde son verilmiştir?" diye sordu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, kara harekatına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, "Ben, TSK'nın o güç coğrafyada, bu kış koşullarında, en ağır koşullarda başarıyla vermekte olduğu mücadeleyi sadece 8 gün sürdürebileceğine, onun ötesine taşımaya muktedir olmadığına inanmıyorum" dedi.
 
Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), Irak'ın kuzeyine gerçekleştirdiği kara operasyonuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
 
TSK'nın çok güç koşullarda kendisine verilen görevi, kendisine yakışan üstün başarıyla gerçekleştirdiğini ifade eden Baykal, TSK'nın, olağanüstü kış koşullarında, çok güç bir coğrafyada, yüz akı bir sonucu almış olmasının milletin ve dünyanın takdirini kazandığını söyledi.
 
Baykal, "Bu sonucun ortaya çıkmış olmasıyla iftihar ediyoruz. Bu sonucu gerçekleştiren Silahlı Kuvvetler'in bütün mensuplarını, erinden, Genelkurmay Başkanı'na kadar yürekten kutluyoruz" diye konuştu.
 
Bu başarının şaşırtıcı olmadığını belirten Baykal, askeri harekatın planlanması, uygulanması, zamanlaması, koordinasyonu ve eş güdümünün her türlü takdirin üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
 
Baykal, "Bize yakışan, Silahlı Kuvvetler'imize yakışan muhteşem bir başarıyla karşı karşıya olduğumuza hiç kuşku yoktur" dedi.
 
Deniz Baykal, bir harekatın değerlendirilmesinde dikkate alınacak siyasi ve diplomatik boyutları ile uluslararası ilişkilerle ilgili yönleri olduğunu, bütün bunların ele alınmasına ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
 
Baykal, Türkiye'nin, Kuzey Irak'tan kaynaklanan terör tehdidine çok uzun süre sabırla tahammül ettiğini, Dağlıca saldırısından sonra, "Bıçağın kemiğe dayandığını" ifade ederek, müdahale aşamasına gelindiğini ve Türkiye'nin etkili tedbir alma olanağını elde ettiğini bildirdi.
 
"Harekatın bitirilmesi herkes için sürpriz oldu"
 
"Kara harekatının noktalanmasının, dünya ve Türkiye için sürpriz olduğunu ifade eden Baykal, başarıyla yürütülen kara harekatın en uygun, en başarılı gözüken bir noktaya geldiği sırada, aniden durdurulmuş olmasının kaçınılmaz olarak tartışmaları da beraberinde getirdiğini söyledi.
 
Baykal, "Acaba niçin Türkiye, bin bir güçlükle elde edebildiği ve müdahale hakkını en başarılı şekilde kullanmaktayken, harekatın 8'inci gününde, harekata son verme kararını almıştır. Niçin almıştır? Bu soru ortadadır. Bu soru, vicdanlarda ve kafalarda ortadadır" diye konuştu.
 
"Bu memleketin bütün vatandaşları, milletini seven, memleketini seven, askerini seven bütün vatandaşları, teröre karşı, 'Artık yeter' diyen bütün vatandaşları, haklı olarak, 'Şimdi ne oldu? Birden bire durduk' diye sormaktadır" diyen Baykal, böyle bir sorunun ortaya atılmış olmasının Silahlı Kuvvetler'e yönelik saygı ve sevgiyle çelişmediğini söyledi.
 
"ABD ile mutabakat içinde mi yaptınız?"
 
CHP Genel Başkanı Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Bush arasında gerçekleştirilen görüşmeyi ve Bush'un açıklamalarını anımsatarak, askeri harekata, ABD ile mutabakatla ve işbirliğiyle başlanılıp başlanmadığını sordu.
 
ABD Savunma Bakanı Gates'in harekatın sınırlı olması yönünde yaptığı açıklamaları da anımsatan Baykal, Gates'in Türkiye'ye gelerek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan ile görüştüğünü de anımsattı.
 
Gates'e, "Biz zaten çıkacağız. Niçin telaş ediyorsun. Bu demeçleri niye söylediniz?" denilip denilmediğini soran Baykal, Türkiye'nin en yakın partneri, işbirliği içinde harekatı başından beri planladığı ABD'nin Savunma Bakanı, perşembe günü görüşmelerini tamamlayıp Türkiye'den ayrılırken, "Türkiye'nin çıkma kararını cuma sabahı için aldığından haberdar olmadığını" söyledi.
 
Baykal, "Öyle mi? 'Biz kararı aldık da söylemiyoruz. Söylersek, çekilme sırasında zayiat veririz' Ya çekilmekte olduğumuzu Zebari söylüyor, Roj TV söylüyor. ABD Savunma Bakanı'na bunun söylenmesinde bir sakınca mı var?" diye konuştu.
 
"Bu iş neden erken bitti?"
 
"Bu iş niye erken bitti?" sorusunu yönelten Deniz Baykal, sanki birilerinın Türkiye'nin terörle mücadelesinden, PKK'yı Kuzey Irak'tan tasfiye etme konusunda nihai hedefe gitmesini uygun görmediklerini söyledi
 
Baykal, "Yani, birileri 'Kuzey Irak'ta PKK terörü tümüyle tasfiye edilmesin, tasfiye eder gibi yap, içerdeki baskıya karşı bir tedbir al, ABD'ye karşı düşmanlığı da böylece yatıştıralım, sen de bir şey yapmış ol ama sakın ha, Kuzey Irak'taki PKK varlığını tümüyle tasfiye etmeye yönelme mi?' diye düşündü" dedi.
 
Bunları sormanın hakları olduğunu belirten Baykal, günümüz siyasetinde duygusallık ve dostluğun olmadığını belirtti.
 
Baykal, "Ama benim hesabımda, eğer şartlar artık benim doğrudan müdahale etmeme imkan sağlıyorsa ki sağladı, eğer oraya girmişsem ki girdim, girdiğim zaman işi bitirmek olmalıdır" dedi.
 
"Kimse alınmasın kimse kızmasın"
 
Terörle mücadele konusunda ele geçen fırsatın sonuna kadar kullanılması gerektiğini ifade eden CHP lideri Baykal, "Ben TSK'nın o güç coğrafyada, bu kış koşullarında, en ağır koşullarda başarıyla vermekte olduğu mücadeleyi sadece 8 gün sürdürebileceğine, onun ötesine taşımaya muktedir olmadığına inanmıyorum" diye konuştu.
 
"Kimse alınmasın. Kimse duygusallaşmasın. Kimse kızmasın" diyen Deniz Baykal, bu olayın bir askeri bir de siyasi boyutunun olduğunu belirterek, siyasi boyutunun elbettte konuşulması gerektiğini söyledi.
 
ABD Savunma Bakanı Gates'in, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile yaptığı görüşmelere değinen Baykal, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'ın, "Kısa süre 1 yılda olur" dediğini belirtti.
 
CHP lideri Baykal, "Yani, belli reddetmiş... Öbürleri ne söyledi, bilmiyoruz. Perşembe ayrı ayrı konuştular... Perşembe günü öğleden sonra asker-sivil yetkililer biraraya geldi, cuma sabahı saat 4'de geri çekilmeye başladığımızı Zebari bize duyurdu" diye konuştu.
 
ANAVATAN'dan CHP'ye katılım
 
Baykal, TBMM'de grup konuşmasına başlamadan önce, İstanbul'un ANAVATAN'lı Bahçeşehir Belediye Başkanı Kemal Aydın'a, CHP'ye katılması dolayısıyla parti rozeti taktı.
 
Aydın, "Bahçeşehir halkıyla birlikte cumhuriyete ve CHP'ye sahip çıkmak için buradayız" dedi.
 
Deniz Baykal, daha sonra Bahçeşehir Belediyesi'nden CHP'ye katılanların isimlerini okudu.

Deniz Baykal, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin kapatılması ve büyükşehir belediyesi sınırları içinde yeni ilçe kurulmasını öngören tasarının yasalaşmaması için ellerinden geleni yapacaklarını, yasalaşması halinde ise Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaklarını söyledi.

Konuşmasında, nüfusu 2 binin altına düşen 863 belde belediyesi ile bazı ilk kademe belediyelerinin kaldırılmasını ve 43 yeni ilçe kurulmasını öngören kanun tasarısına yer veren Baykal, AK Parti'nin büyük bir hızla ve alelacele bu tasarıyı çıkarmaya çalıştığını söyledi.
 
"Bahçeşehir niçin ortadan kaldırıyor? Belediyeye ihtiyacı yok mu?" diye soran Baykal, 22 Temmuz'da yapılan milletvekili genel seçiminde burada CHP'nin yüzde 54, AK Parti'nin yüzde 14 oy aldığına işaret etti.
 
Baykal, yapılanın "belediyecilik uygulaması değil, ilkel, antidemokratik ve intikam alma uygulaması" olduğunu savundu.
 
"Referandum yapsana"
 
Baykal, hak etmiş yerlerin elinden belediyelerin alındığını, bunun altında siyasi kaygı ve hesapların bulunduğunu ileri sürerek, "Pek çok belediye, örneğin Karşıyaka... Burada CHP'nin olağanüstü gücünü parçalayacak, bölecek bir düzenleme, İçişleri Bakanlığı yetkililerinin de katkılarıyla, AKP Genel Merkezi'nde, seçim istatistikleri temel alınarak planlanmıştır, hazırlanmıştır" diye konuştu.
 
Siyasi hesapların ötesinde, çıkar, rant hesaplarının bulunduğunu ileri süren Baykal, "Bu insanlar bu yerlere bağlanmak istiyor mu? Onlara bir sorun. Oturmuş, belediyeciliği hakkıyla uygulayan yerler kapatılıyor"dedi.
 
Göreme'nin, Turunç'un kapatılacağını, buralarda yaz ve kış nüfuslarının farklı olduğuna dikkati çeken Baykal, "Referanduma alışılmasını söylüyordun, hadi yapsana referandum" dedi.
 
Baykal, tasarının Meclis'ten geçmemesi için milletvekilleriyle sonuna kadar el birliğiyle mücadele edeceklerini bildirdi.
 
AK Parti'li milletvekillerinin, "Bu yerlerin kapatılmasını ben de istemiyorum, ama emir Başbakan'dan, büyük yerden geldi, oy vereceğim " dediğini iddia eden Baykal, düzenlemenin yasalaşması halinde CHP'nin konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğini bildirdi.
 
"Milletin verdiği yetkiyle millete kabadaylık"
 
Mücadelelerini,siyaset meydanından, hukuk meydanına taşıyacaklarını kaydeden Baykal, "Çünkü haksızlık, adaletsizlik, anayasaya, uluslararası anlaşmalara aykırılık var" dedi.
 
Baykal, her şeye rağmen yasanın uygulamaya geçmesi halinde ise CHP iktidarında bu yanlışı düzeltmelerinin, boyunlarının borcu olduğunu ifade etti.
 
Bir iktidarın, yeni belediye kurarken kriterler getirebileceğini dile getiren Baykal, "Yüz kızartıcı suç işlemiş, üzerinden üniforması çıkartılıyor, rütbesi sökülüyor gibi, bir yerleşim merkezini belediyeden çıkarıp, mahalleye dönüştürülmesini kabul edemeyiz" dedi.
 
Baykal, bunun iyi niyetli bir girişim olmadığını, iktidarın tasarıyı 28 Mart'a kadar yasalaştırmaya çalıştığını söyledi.
 
Millet ile kavga ederek, kimsenin bir yere varamadığını, milletin verdiği yetkiyle, millete kabadayılık yapılmasını kabul edemeyeceklerini vurgulayan Baykal, "Bu zulmü onlara, o beldelere yapabilirsiniz, belediyecilik haklarını alabilirsiniz ama (alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste)" diye konuştu.
 
"Din satarak kapatmaya çalışıyorsun"
 
Ekonomideki gelişmelere de değindiği konuşmasında Baykal, ekonominin iyi gitmediğini, bu konuda çok ciddi olumsuzluklar yaşandığını savundu.
 
Baykal, seçimlerin hemen ardından, 23 Temmuz'dan bugüne kadar ekonominin temel kriterleriyle ilgili hiçbir olumlu gelişme olmadığını ifade ederek, dış ticaret, cari açık ve işsizliğin arttığını söyledi.
 
Türkiye'nin, hiçbir dönemde bu kadar dışa bağımlı hale gelmediğini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bu tabloya rağmen ekonominin iyi gittiğine dair açıklamalar yaptığını belirtti.
 
Erdoğan'ın, Maastrich Kriterleri'ne göre yapılan evrensel borç tarifini değiştirdiğini, özel bir borç tarifi yaptığını savunan Baykal, Erdoğan'ın "Biz daha düşük faizle borçlanıyoruz" dediğini söyledi.
 
Baykal, enflasyon ile birlikte düşünüldüğünde, en yüksek oranda faizle borçlanmanın gerçekleştiğini ifade etti.
 
Baykal, "Bir tarafta faiz, bir tarafta kumar, sonra eline almışsın türbanı, bana din satarak, din pazarlayarak, bunu kapatmaya çalışıyorsun" dedi.