Washington'dan Erivan'a İran fırçası

Washington'dan Erivan'a İran fırçası

Diplomasinin 11 Eylül'ü olarak nitelenen WikiLeaks belgelerinin açıklanması Erivan yönetiminin de başını ağrıttı. Dünyadaki birçok ülkenin de belgelere yönelik tepkisi sürüyor.

Ermenistan:
WikiLeaks belgelerine göre, ABD yönetimi Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’a bir mektup göndererek Türkiye ve Karabağ konusundaki çabaları için överken, İran’a silah gönderdiği gerekçesiyle açıkça fırçalayıp yaptırım uygulamakla tehdit etti.

News.am’in haberine göre, açıklanan WikiLeaks belgeleri arasında ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı John Negroponte tarafından doğrudan Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’a gönderilen bir mektup da yer aldı.

ABD’nin Erivan Büyükelçisi eliyle doğrudan Sarkisyan’a gönderilen "gayri resmi" mektup, "Sayın Cumhurbaşkanı, Dağlık Karabağ anlaşması ve Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi konusundaki çabalarınızı takdir ediyoruz. Ancak ciddi ve hatta ölümcül silah transferi konusunda hayal kırıklığı içindeyiz" diye başlıyor.

Erivan’ın İran’a transfer ettiği silahların Irak’ta Amerikan askerlerine karşı kullanıldığı ve birçok askerin ölüp birçoğunun da yaralanmasına yol açtığı öne sürülen mektupta, Amerikan yönetiminin bu olayı görmezden gelemeyeceği belirtilerek Erivan’ın yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği kaydediliyor.

Negroponte daha sonra Ermenistan Cumhurbaşkanı’nından İran’a bir daha silah transferi yapılmayacağına dair yazılı bir taahhütname istiyor.

Yazılı taahhütnameyle yetinmeyen ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı, Erivan’ın taahhüdünü yerini getirip getirmediğini denetlemek üzere ABD’li görevlilerin Ermenistan’da ani teftişler yapmasının kabul edilmesini talep ediyor.

Mektubun ek bölümünde ise, Ermenistan’ın İran’a transfer ettiği silahların listesi veriliyor. Daha sonra, Ermenistan üzerinden gönderilen bazı roket ve makinalı tüfeklerin Irak’ta çatışmalarda öldürülen Şii militanlarda bulunduğu ifade ediliyor.

İsrail:
WikiLeaks tarafından yayımlanan belgelere göre, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Filistinlilerle imzalanan Oslo Anlaşması'nı "hata" olarak görüyor.

ABD Kongre üyesi Gary Ackerman'ın o dönemde Binyamin Netanyahu ile yaptığı bir konuşmaya dayanarak 2007 yılı Nisan ayında gönderdiği bir telgrafta, Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in Netanyahu'ya, kendisinin de yardımcı olduğu Oslo barış sürecinin yanlış temellere dayandığını söylediği belirtildi.

Peres o dönemde Başbakan Yardımcısı, Netanyahu da muhalefet lideri idi. Ackerman'ın telgrafına göre, Netanyahu Şimon Peres'in kendisine, Oslo'nun yanlış ekonomik temellere dayandığını, Avrupalıların ve ABD'nin Filistinlilere yardımının şişirilmiş bir bürokrasinin yaratılmasına yolaçıp, Filistin Yönetimi çalışanlarının, maaşlarının ödenmesi için uluslararası toplumun eline bakmaları sonucunu getirdiğini söylediğini aktardı.

Ackerman'ın notlarına göre Netanyahu, yaptıkları görüşmede, Kadima partisini de "düzmece" bir parti olarak değerlendirip, eski Başbakan Ehud Olmert'in döneminde Hizbullah ile Lübnan'da yapılan 34 günlük İkinci Lübnan Savaşı'nı "aptallık" olarak yorumladı.

Jerusalem Post gazetesi ise Kadima partisinin ortaya çıkan bu ayrıntılardan sonra Netanyahu'ya sert çıktığını belirtti.

Gazete, Kadima milletvekillerinden Yoel Hason'un, "Netanyahu, siyasi çıkarlarını ülkenin çıkarlarının önüne koyuyor. WikiLeaks, Netanyahu'nun içiboş liderliğine ilişkin olarak buzdağının görünen kısmını ortaya koymuştur" dedi.

Netanyahu, toprak takasını desteklediğini söylemiş

Wikileaks'de yayınlanan ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerinde ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, başbakanlık görevini üstlenmeden önce, Filistinlilerle yapılacak bir barış anlaşması için toprak takasından yana olduğunu söylediği belirtildi.

Mısır:

Hamas'ın 2007 ortalarında Gazze Şeridi'nde yönetimi ele geçirmesinin ardından El Fetih ile Hamas arasında başarısızlıkla sonuçlanan ulusal birlik görüşmelerine aracılık eden Mısır istihbaratının başkanı Ömer Süleyman, WikiLeaks'de yayımlanan belgelerde, her iki tarafın da ulusal birlik konusunda anlaşmayı istemediklerini savunuyor.

Belgelere göre, dönemin ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General David Petraeus ile Mısır istihbarat başkanı Süleyman arasında Kahire'de yapılan bir görüşmenin ardından Haziran 2009'da ABD'ye gönderilen bir kriptoda, Süleyman'ın "Uzlaşma belirsiz...Ne Hamas ne de El Fetih gerçekte bir anlaşma istiyor" dediği aktarılıyor.

Görüşmelerin açmazda olduğunu anlatan Süleyman'ın, Hamas'ın Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'tan Batı Şeria'da tutuklanan tüm Hamaslıları serbest bırakmasını istediğini ve bu yapılıncaya dek görüşmeleri durduğunu belirttiği, Hamas'ın bu koşulunu Abbas'ın kabul etmeyeceğini söylediği kaydediliyor.

Ömer Süleyman'ın yine de Mısır'ın Filistinliler arasında birleşmenin sağlanmasına yönelik çabalarından vazgeçmeyeceği sözünü verdiği ve "Çok zor, ama ben daima iyimserim. Kendimi sabırlı bir adam olarak görüyorum... Ama sabrımı da yitiriyorum" dediği ifade ediliyor.

Süleyman'ın Petraeus'a ayrıca, Mısır'ın Gazze'de sükuneti sağlamak, Hamas'ı zayıflatmak ve Abbas'a halk desteği sağlamak şeklinde 3 ana hedefi bulunduğunu açıkladığı belirtiliyor.

Hamas'ın zayıflatılması konusunda da Süleyman'ın "Mısır'ın Gazze'ye para ve silah naklini durdurduğunu, Hamas'ın Mısır ile Gazze sınırı altındaki tüneller vasıtasıyla yeniden silahlanma imkanları bulamadığı için yönetim kabiliyetini yitirdiğini hissettiğini" de dile getirdiği vurgulanıyor.

Çin:
Bu arada Çin, WikiLeaks internet sitesinin ABD Dışişleri Bakanlığı'nın gizli belgelerini yayınlamasıyla ilgili olarak Washington yönetimine, "sorunu uygun şekilde çözme" çağrısı yaptı.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hong Ley, Pekin'deki olağan basın toplantısında, "olayı not ettiklerini" belirtti, ancak yorum yapmaktan kaçındı. WikiLeaks belgelerinde "bazı Çinli yetkililerin Kuzey Kore'yi artık yararlı bir müttefik olarak görmedikleri ve bu ülkenin çökmesi durumunda müdahalede bulunulmaması gerektiği görüşünde oldukları" ileri sürülmüştü.

Sözcü Hong basın toplantısında ayrıca, Kore Yarımadasında tırmanan gerilimden dolayı diyalog ve istişare çağrısını yinelediklerini söyledi. Hong, "mevcut koşullar altında diyalog ve istişare yoluna dönülmesi zorunlu ve önemlidir" diye konuştu.

Suudi Arabistan:
Suudi Arabistan, internet sitesi WikiLeaks'de yayımlanan gizli belgelerde Kral Abdullah'ın ABD'den İran'a saldırmasını istediği yönündeki iddiayı önemsemedi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Usame El Nakli, Amerikalı diplomatlar tarafından ABD Dışişleri Bakanlığına gönderilen yazışmaların "kendilerini ilgilendirmediğini" söyledi.

Nakli, Suudi medyasında yer alan açıklamalarında, Krallığın yazışmaların gerçekliğini teyit etme şansı olmadığını belirterek, "Onlar üzerinde yorum yapamayız" dedi.

WikiLeaks'daki belgelerde, bir Suudi yetkilinin Amerikalı diplomatlara, Kral Abdullah'ın ABD'ye, "yılanın başını ezmek için İran'a saldırın ve nükleer programını felç edin" tavsiyesini hatırlattığı ileri sürülüyor.

Kanada:
WikiLeaks sitesinde yayınlanan Amerikan diplomatik yazışmalarından birinde, Kanada istihbaratının, Afganistan'daki olası saldırılarla ilgili "yardım" öneren İran İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı ile 2008'de temaslarda bulunduğu belirtildi.

Kanada İstihbarat Servisi (CSIS) Başkanı Jim Judd ve Amerikan Dışişleri Bakanlığı Müşaviri Eliot Cohen arasında 2 Temmuz 2008'de Ottawa'da yapılan görüşmenin belgesine göre, Judd, ülkesi ile İran arasındaki ilişkilerin yıllardır çok soğuk olduğunu belirterek, istihbarat servisinin İran konusunda "çok çok endişeli" olduğunu söylüyor.

CSIS'ın kısa süre önce, İran İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı'nın Kanada ile bir iletişim kanalı istemesinden sonra, bakanlıkla konuştuğunu anlatan Judd, "İranlılar potansiyel saldırılar konusundaki istihbarat paylaşımı da olmak üzere, Afgan sorunları konusunda Kanada'ya yardım etmeyi kabul ettiler" dedi.

Belgeye göre, Judd, "Aslında bu arada İranlıların gerçekten ne istediklerini anlamadık, çünkü onların Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü'nü (ISAF) öldürmek istedikleri açıktı" diye de itirafta bulundu.

Yunanistan:
WikiLeaks internet sitesi tarafından sızdırılan gizli belgelerden birinde ise Yunanistan'ın Makedonya'da gizli siyasi faaliyetlerde bulunduğu ileri sürülüyor.

Sızdırılan belgeler arasında, ABD Üsküp Büyükelçiliği tarafından Makedonya ile ilgili hazırlanan 783 belge bulunduğu, bunlardan 142'sinin Makedonya-Yunanistan ilişkilerini kapsadığı bildirildi.

Bu arada ABD Üsküp Büyükelçiliği yetkilileri, özel bir TV kanalına yaptıkları açıklamada, belgelerin orijinal olup olmadığı konusunun araştırıldığını bildirdi.

İsveç:

Gizli belgelerde ayrıca, İsveç'in ABD ile yaptığı işbirliğiyle, teröristlerin yakalanmasında büyük imkan sunduğu belirtiliyor.

İsveç basınına göre, açıklanan belgelerden 819'unda İsveç ile ilgili bilgiler yeralıyor ve begelerden 671'i Stockholm'deki ABD Büyükelçiliği'nden geçildi.

Yayımlanan diplomatik raporlarda teröristlerin yakalanmasında ABD ile İsveç hükümetinin yaptığı işbirliği anlatılıyor.

Afganistan:
WikiLeaks internet sitesinin yayımladığı belgelerde, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai'nin, güçlü kişilerle bağlantısı olan uyuşturucu kaçakçısı zanlılarını affettiği, tehlikeli tutukluları serbest bıraktığı öne sürüldü.

ABD'nin Kabil Büyükelçi Yardımcısı Frank Ricciardone tarafından gönderilen 6 Ağustos 2009 tarihli yazıda, "hem Karzai hem de Afganistan başsavcısının, hazırlık tahkikatında zanlıların serbest bırakılmasını sağladığı, tehlikeli kişilerin yargılanmaksızın özgür kalmalarına ya da yeniden savaş alanına dönmelerine izin verdiği" belirtiliyor.

Aynı belgede Karzai'nin, Nisan 2009'da 124 kilogram eroinle yakalanan 5 Afgan polisini, bu kişilerin 1990'lardaki iç savaşta kahramanlaşan iki kişiyle bağlantıları olduğu gerekçesiyle affettiği kaydedildi.

Sözkonusu polislerin mahkum edilerek 16 ila 18 yıl hapis cezalarına çarptırıldıkları, ancak Karzai'nin, "iç savaş sırasında şehit olan iki kişiyle uzaktan akrabalığı bulundukları gerekçesiyle hepsini affettiği" belirtilen yazıda, Karzai'nin ayrıca, zengin bir işadamının oğlu ve devlet başkanının destekçilerinden biri olan Hacı Emanullah ile ilgili bir uyuşturucu davasına karıştığı kaydedildi.

Ricciardone, "Hiçbir anayasal yetkisi olmadan Karzai, polise, sanığın arkasından dolap çevrildiği sonucuna varan ikinci bir soruşturma açılması emrini verdi" ifadesini kullandı.

Frank Ricciardone, kaleme aldığı istihbarat notlarında ayrıca, Hamid Karzai'nin, 19 yıl hapse mahkum olan uyuşturucu kaçakçısı İsmail Safad'ı serbest bırakmayı planladığına işaret etti. Büyük miktarda eroin ve silahla 2005 yılında tutuklanan Safad, ABD'nin uyuşturucuyla mücadele teşkilatı DEA'nın öncelikli hedeflerinden biriydi.

WikiLeaks'in dün yayımladığı belgelerin, ABD-Afganistan ilişkilerini germeyeceğini söyleyen Karzai'nin sözcüsü Vahid Ömer, konuyla ilgili olarak henüz açıklama yapmadı.

NATO:
NATO, Wikileaks'in, ABD'nin taktik nükleer silahlarının Avrupa'da konuşlandırılmasıyla ilgili detayların da yer aldığı gizli ve diplomatik belgeleri yayınlamasına tepki gösterdi.

NATO'dan yapılan açıklamada, sözkonusu belgelerin yayımlanması kınanarak, bu olay "yasadışı ve tehlikeli" olarak değerlendirildi.

Siteden sızdırılan belgelerde, ABD'nin Avrupa'da bıraktığı 200'den fazla taktik nükleer silahın Belçika, Hollanda, Almanya ve Türkiye'de bulunduğu da iddia ediliyor.
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS