Erdoğan'a 'Mussolini ve Hitler' göndermesi

Erdoğan'a 'Mussolini ve Hitler' göndermesi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu, gazeteci Ahmet Şık'ın kitap taslağının toplatılmasının yargı kararı olduğunu söyleyen Başbakan'ı eleştirdi. Kılıçdaroğlu, ''Mussolini ve Hitler de mahkeme kararı ile insanları tutuklarken kimse o yargıçlara değil, Mussolini ve Hitler'e bakıyordu, ülkeyi sen yönetiyorsun'' dedi. CHP lideri Avrupa Birliği yetkililerine de seslendi, ''Düşünceye kelepçe takan bir iktidarla karşı karşıyasınız'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubunda yaptığı konuşmada, hükümete bazı konularda 6 ay süreyle KHK çıkarma yetkisi veren yasa tasarısını eleştirdi.

"1 Haziran'a kadar çalışalım"

Yasa tasarısının gerekçesinde, "Yeni hükümet kurulacak, bu uzun sürer, ülkenin beklemeye tahammülü yok" denildiğini belirten Kılıçdaroğlu, "9 yıldır neredeydin sen, armut mu topluyordun? 9 yıldır bu milletin ensesinde boza pişirdin" dedi.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Parlamento tatile girecek, 'ben kanun çıkaracağım', yasama organının yerini yürütme organı alacak, yasa çıkaracak, muhalefetsiz... Bir sabah uyanacağız yeni bir kanun çıkmış olacak. Bu çağdışı anlayış değilse hangi anlayış.

Parlamentoda senin anayasayı değiştirecek milletvekilin var, kendi milletvekillerinden mi korkuyorsun, onlar da gelsinler, parlamentoyu tatil etmeyelim. Haziranın 1'ine kadar çalışalım, neyi getireceksen getir. KHK izni demek, parlamentoyu tasfiye anlayışının sonucudur, muhalefete tahammül edememenin bir sonucudur."

Kılıçdaroğlu, darbe sonrası, olağanüstü dönemlerde KHK'ların çıktığını ifade ederek, "Olağanüstü dönemlerdir, parlamento hikayedir, bir kişi vardır başta, onun dediği yasadır, öyle geçer. İstedikleri zaman KHK çıkar, istedikleri zaman 5-6 kişi bir araya gelir, altına basarlar imzayı 'kanun budur" derler" görüşünü dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Siz muhalefetin görevini KHK ile elinden alıyorsunuz. Gerekçesinde, 'yeni hükümet kurulacakmış, bu uzun sürecekmiş, ülkenin beklemeye tahammülü yokmuş' deniliyor. 9 yıldır neredeydin sen, armut mu topluyordun? 9 yıldır bu milletin ensesinde boza pişirdin sen. Parlamento kapanacak, beyefendiye KHK izni verecekmişiz. Niçin? Bakanlıkları birleştirecekmiş. Birleştir, getir parlamentoya, belki biz de destek vereceğiz sana. Lüzumsuz bir sürü bakanlık var, adam gibi bakanlık kurarsın, belki sana değil de bu ülkeye hizmet ederler."

Şık'ın kitap taslağının toplatılması

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, henüz eser niteliğine bile kavuşmamış nüshaları imha etmenin, yine bu hükümetin demokrasi kültüründe olduğunu öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, basılmamış eserin, suç unsuru olduğunu dile getirerek, "12 Eylül döneminden sonra, terör örgütü mensupları diye televizyonlara insanlar çıkarılır, suç unsurları arasında kitaplar da yer alırdı. O kitapların çoğu, şimdi piyasaya satılıyor. Bunların yaptığı ile 12 Eylül döneminin yaptığı arasında ne fark var; aynı, hiçbir fark yok. Orada olağanüstü hal vardı, şimdi de var. Buyurun erkekseniz konuşun, erkekseniz, bir işadamı olarak hükümeti eleştirin, başınıza ne geleceğini görün. İmha ediyorsunuz, suç deliliyse dosyasına konulur, niye imha ediyorsunuz, imha etmek, delili karartmak değil mi, delili karartmak suç değil mi?" diye sordu.

Kitapların toplatılmasıyla ilgili batının da şaşkın olduğunu, anlayamadıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Hitler deseler, Mussolini deseler geçmişte kalmış... Onlara çağrıda bulunuyorum, Hitler ve Mussoli'nin aklına gelmeyen baskıcı yöntemler, 21. yüzyılın AKP iktidarında Türkiye'de var, gözününüz görmüyor mu?" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, kitap toplanmasının yarattığı infial konusunda "Bunlar benim konum değil, bunların tamamı yargının konusudur" yönündeki açıklamasına işaret eden Kılıçdaroğlu, "Mussolini ve Hitler de mahkeme kararıyla insanları tutuklarken, kimse, o yargıçlara değil Mussolini ve Hitler'e bakıyor, sen yönetiyorsun ülkeyi, siyasal sorumluluk sana ait diyorlar" şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, yargının bazı konularda aldığı kararlara ilişkin Erdoğan'ın açıklamalarından örnekler verdi. Erdoğan'ın, "Yargı kararlarına saygı duymak gibi bir görevim yok" dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bu adam ülkeyi yönetiyor. Yargı kararlarına saygı duymayan bir insanın kafasında toplu iğne ucu kadar demokrasi kültürü var mı?" diye konuştu.

"Düşünce düşmanı"

Başbakan'ın "insanların düşüncelerine saygı göstermek gibi görevim yoktur" diyeceğini öne süren Kılıçdaroğlu, "Çünkü, düşünce düşmanı" dedi.

AB'den bir yetkilinin "kitap toplatma gibi olaylar devam ederse Türkiye ile müzakereleri kesebiliriz" dediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Günaydın, demek ki uyandılar. Türkiye'de demokrasinin ne halde olduğunu nihayet gördüler. Siz değil miydiniz, anayasa değişikliğine reformdur diyen. İşte buyurun reform geldi. Reformun geçtiği gün pek çok gazetecinin işine son verildi. Aydınların evleri basıldı. Basılmamış kitaplar imha edildi. Siz reformdur dediniz, o gücü oradan aldılar. Düşünceye kelepçe takan bir iktidarla karşı karşıyasınız. Düşünceye kelepçe takıldı" diye konuştu.

"Medya ile sorunumuz var"

Medyaya baskı uygulandığını ve medyanın artık "halkın gözü, kulağı, sesi olmadığını" belirten Kılıçdaroğlu, "suya tirit haberler" yapıldığını kaydetti.

CHP'de eleştirilecek bir şey olması durumunda manşet yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, "CHP'de bir şey yoksa, nerede bir ölüm, damdan düşme haberi varsa onun haber yapıldığını" söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Medya artık bu. Bu medya ile de bizim sorunumuz var. Medya ya adam gibi bir medya olacak, ülkenin sorunlarına eğilecek, bunları taşıyacak ya da kusura bakmasınlar bu medya ile bizim sorunumuz olur" dedi. Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi ahlak yasa teklifi de verdiklerini, bunun da kabul görmediğini anlattı.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS