"Ergenekon TBMM'nin bilgisi dahilindedir"

"Ergenekon TBMM'nin bilgisi dahilindedir"

İkinci "Ergenekon" davasında taleplere ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, "1996'daki Susurluk kazası sonrasında TBMM'de oluşturulan komisyona 'Ergenekon' konusunda ihbar gitmiştir. 'Ergenekon' bir ihbar telefaksı olsa dahi TBMM'nin bilgisi dahilindedir" dedi.

Adıgüzel, "O zaman yapılamayan araştırmanın bugünkü TBMM'ce yapılıp yapılmayacağı kuşkusuz ki yüce Meclisin takdirinde bulunmaktadır

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki salonda görülen duruşmada, sanık ve avukatların taleplerine ilişkin mütalaasını açıklayan Savcı Pekgüzel, milletvekili olan sanık Mustafa Balbay'ın, konuşması sırasında TBMM bünyesinde kurulacak bir komisyon ile "Ergenekon" diye bir örgütün var olup olmadığının araştırılması konusunu dile getirdiğini hatırlattı.

Pekgüzel, şöyle devam etti:

"Mahkememizin örgütün varlığı konusunda bir karar vermediğini, bu konunun TBMM bünyesinde kurulacak bir komisyon ile araştırılabileceğini, tahliye olması halinde kendisinin de bu çalışmaya katkı vereceğini söyledi. Bu ve birkaç konuda açıklama yapmak istiyorum. Öncelikle diğer davaların görülmesi sırasında başka sanık ve avukatlarınca hem de defalarca dile getirilen, mahkemenin örgüt konusunda karar vermediği beyanlarına daha önce değinmiştik. Bu nedenle sadece şunu belirtmekle yetinmek istiyoruz. Mahkeme, henüz sanık savunmalarının alınmasını tamamlamadı. Yargılamayı kesip, aradaki diğer usuli işlemleri de atlayarak karar mı verecektir ki, bu imkansızdır. Esas karar ile dava hükme bağlanır ve mahkeme dosyadan elini çeker. Bunu bütün avukat meslektaşlarımız başta olmak üzere çoğu kimse bilir."

Savcı Pekgüzel, bundan sonra aynı konunun gündeme getirilmesi halinde en azından bu konunun dikkate alınması gerektiğini söyledi.

"Davaya yeni davalar eklenmesi ile yargılamanın bitirilmesinin mümkün olmadığı" şeklinde söylemlerin de dile getirildiğini belirten Pekgüzel, "Herhangi bir örgüt davasında da dava açıldıktan sonra firarilerin yakalanması, yeni şüphelilerin, olayların tespiti ve birleştirme talepli davaların açılması rutin bir yargı uygulamasıdır. Davaların kapsamlı olduğu doğrudur, ama HSYK kararı ile sadece bu davalara bakan, bu davalar için ayrı bir kalem tesis edilen ve kesintisiz yöntem ile duruşma yürüten mahkemelerin davaları bitirmesi beklenir ve öyle de olması gerekir" şeklinde konuştu.

Sanık Balbay'ın talebindeki, "Ergenekon" örgütünün araştırılması için TBMM tarafından araştırma komisyonu kurulması konusu hakkında ise Pekgüzel, bu konunun yeni olmadığını açıkladı.

Savcı Pekgüzel, buna örnek olarak, birinci "Ergenekon" davası sanığı Ümit Oğuztan'ın 14 yıl önce 'Dikkat, bu bir ihbar değildir. Bir gerçeğin tespitidir' ifadesiyle başlayan ihbarını hatırlatarak, Oğuztan'ın, "Ergenekon" adını da verip, bazı Avrupa ülkelerinde "gladyo" olarak adlandırılan örgütlenmenin uzantıları hakkında bilgiler verdiğini söyledi.

Pekgüzel, şunları kaydetti:

"1996'daki Susurluk kazası sonrasında TBMM bünyesinde oluşturulan komisyona 'Ergenekon' örgütü konusunda ihbar gitmiştir. Görüldüğü gibi 'Ergenekon' örgütü, bundan 14 yıl önce bir ihbar telefaksı olsa dahi TBMM'nin bilgisi dahilindedir. O zaman yapılamayan araştırmanın bugünkü TBMM'ce yapılıp yapılmayacağı kuşkusuz ki yüce Meclisin takdirlerinde bulunmaktadır."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS