yaşam

Neden Japonya?

  1. Yaşam
  2. Diğer

Neden Japonya?

Neden Japonya?

Astrologlar, Japonya depreminin, ülkenin kuruluş haritası incelenerek çözebilmenin mümkün olduğunu söylüyor. "Kurumsal ve Ülkeler Astrolojisi" ile ilgilenen Astrolog Binnur Zaimler de kuruluş tarihi dikkate alındığında Japonya'nın hangi etkiler altında kaldığını Cnnturk.com okurları için yazdı.

Japonya’nın haritasındaki vurgular

11 Şubat 1889 yılında, Tokyo’da, İkizler burcu yükselirken kurulan ülkenin özburcu Kova...

Haritanın en dibinde yer alan Kova burcunun yöneticisi Satürn gezegeni, ülkenin sağlam temellere dayanmakta güçlük çekebildiğini, temelden zorlanmaya ve sallanma riskine açık olduğunu vurguluyor. Bu konumdaki Satürn, aynı zamanda, hatasız çalışılıp, dikkatle önlem alınırsa, Japonya’nın her konuda başarılı olacağını da gösteriyor.

Ay burcu ise 28 derece 55 saniye İkizler burcunda bulunuyor. Bu nokta, depremin tetiklenmesinin başrol oyuncusu olan ‘Betelgeuse’ sabit yıldızı ile kavuşumda bulunuyor.

Sabit yıldızlar, önemli kadersel etkiler yaratarak, büyük olaylarda başrol oynarlar. Herzaman ülkeye büyük başarı kazandıran, Eski Mısır’da Tanrı’yı sembolize eden ‘Osiris’ olarak da bilinen bu yıldızın, Uranüs ve Ay düğümleri tarafından zorlanması işleri değiştirdi.

Ay, Dünya astrolojisinde, halkı, insan kitlelerini temsil eder. Aynı zamanda ülkenin duygusal halini de sembolize eder.

21 Aralık 2010 Ay Tutulması, Balık Burcu ve Tsunami

Su grubu olan Balık burcu, büyük su hareketlerini, ve sonunda tsunamiyi tetiklemiştir.

Ay ve ‘Betelgeuse’ yıldızına çok yakın olan, 29 derece 23 saniye İkizler burcunda gerçekleşen 21 Aralık 2010 Ay tutulması, Uranüs gezegeninin aynı noktaya, Balık burcundan tam 90 derecelik zorlu açı yapması ile 11 Mart 2011 saat 06.05’te tetiklendi.

(Kaynak: The Book of World of Horoscopes- Nicholas Campion 2004, Sayfa 173)

Başka bir kadersel etki sembolü Ay Düğümleri ise tutulma noktasına bir derece tolerans ile yaklaşmıştı. ‘Deprem sırasında, Japonya üzerinde yükselen Balık Burcunda, Kiron (Yaralar, şifa bulunması zor konular), Mars (Savaş, yıkım ve hareket gezegeni) kavuşumdaydı.

Japonya’nın Mars dönüşüm döneminde olduğunu da söyleyerek, büyük bir depremin ancak bir çok gösterge biraraya geldiğinde gerçekleşebileceğini de açıklamak mümkün..

Japonya’nın haritasında yer alan Mars ve Merkür Balık burcunda bulunuyor. Ne tesadüftür ki 11 Mart tarihinde de Mars, Üranüs ve Güneş Balık burcuna gelerek, Ülkenin su ile bağlantılı konularını harekete geçirmiştir.

Nükleer Sızıntı

7 senede bir burç değiştiren Uranüs, depremden tam bir gün sonra, savaş ve patlamalarla bağlantılı Koç burcuna giriş yapıyor, nükleer sızıntı haberlerinin, depremden sonra, Uranüs Koç burcuna geçtiğinde çıkması ise, kesinlikle rastlantı değil...

Uranüs’ün aldığı açılar, Dünya astrolojisinde büyük değişimlerin olacağının göstergesiydi. Nükleer sızıntı başlı başına ele alınması gereken başka bir konu... Aynı dönemde, Neptün de büyük elektrik kapasitelerini de gösteren Kova burcunda, yani Japonya’nın Güneş burcunun yakınındaydı.

Şimdi Ne Olacak?

Tutulma noktası, önce Güneş, sonra da Mars tarafından yine tetiklenecek. Ancak bu tetiklenmeler, hiçbir zaman Uranüs’ün etkisi kadar şiddetli olmayacak.

Uranüs, ani, hızlı sarsılmalar veren, kişisel haritalarda olumlu etkileri de olan, hiyerarşide üst sıralarda yer alan ağır ama şiddetli bir gezegen. 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde de, Satürn ve Mars ile birlikte, 11 Ağustos tutulmasının tetiklenmesini gerçekleşti.

Ay tutulması yakında...

17-21 Mart ve 27-1 Nisan tarihleri arasında, Ay tutulması etkilerini hem Japonya’da, hem de Dünya üzerinde, siyaset, ekonomi ve jeografik olarak hissedeceğiz. Bu etkilerin, yaraları sarmada yapılacak büyük çalışmaları işaret etmesini dilemek en doğrusu olacak.

12 Senede bir burç değiştiren Neptün ise, 5 Nisan’da geçeceği balık burcuna oldukça yaklaşmıştır. Büyük su ve gaz hareketlerinin, üstelik de çoğu zaman kendini hiç belli etmeden etkili olacağını söylenebilir. Saptamalarda yanılgılar ve gerçeğin tam olarak anlaşılamaması durumları da söz konusu olabilir.

Doğa olaylarının, Dünya’nın doğal döngüsü içinde gerçekleştiğini hatırlatır, gelecekte bu tür olayların insanlığa ve tüm canlılara zarar vermeden geçmesi en büyük dileğimizdir. Dünya, doğaya uygun olmayan, Nükleer santraller gibi, insanlık tarafından yaratılıp, kontrol edilmesi güç olan oluşumlardan her zaman arınmak isteyecektir.

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}

ilgili haberler

 
LG
MD
SM
XS