Fitch'in Türkiye çantasında ne var?

Fitch'in Türkiye çantasında ne var?

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in Türkiye'nin kredi notunu ''yatırım yapılabilir ülke'' seviyesine çıkarmasının ardından gözler kuruluşun yarınki toplantısında vereceği mesajlara çevrildi. Türkiye'nin risk algısının azaldığını ve not artışını ''tam zamanında'' yaptıklarını belirten Fitch Başanalisti Ed Parker, 2013 yılı içi Merkez Bankası'nın atacağı adımların sermaye akışını kontrol etmekte önemli rol oynayacağının söyledi.

Kuruluşun yarın İstanbul'da düzenlenecek olan toplantısı öncesinde AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Ed Parker, Türkiye'nin ekonomi ve mali politikalarını son derece iyi yönettiğini belirterek, ''Bundan sonrası için, ekonomiyi sürdürülebilir kılacak uygun mali ve parasal politikaları uygulanması önemli. Türkiye ekonomisinin iyi bir durumda olduğunu gösterdi. Fakat Türkiye'nin kırılgan bir ekonomik geçmişi ve süregelen bir cari açık sorunu var. Bunu da göz önünce bulundurarak, özellikle (ileriye yönelik) Merkez Bankası'nın ekonomiyi kredi şişmesinden, aşırı ısınmadan ve cari açığın yeniden artması olasılığından koruyacak bir şekilde yönlendirmesi gerekiyor'' ifadelerini kullandı.

Türkiye ekonomisinin yumuşak inişe doğru ilerlemesi, yakın dönem makro finansal risklerdeki iyileşme, kamu borcundaki azalış, güçlü bankacılık ve görece çeşitlendirilmiş ekonomik sistemini gerekçe göstererek Türkiye'yi yatırım yapılabilir seviyeye çektiklerini anımsatan Parker, Türkiye'ye girecek fonları ekonomiye etkilerini karşı Merkez Bankası politikalarını işaret etti.

Parker, ''Tipik olarak, bir ülkenin notu eğer yatırım yapılabilir notuna yükseltilmiş ise, bu daha geniş bir sermaye havuzuna ve sermaye akışına sahip olacağını gösterir. Tabii bu otomatikman gerçekleşmez. Geçtiğimiz 12 ay, içerisinde Türkiye'ye zaten güçlü bir sermaye akışı oldu. Ne olursa olsun bu, Merkez Bankası'nın sermaye akışını yönetmek ve ekonominin ısınması olasılığı ile başa çıkmak için elinin iyi olmasının önemini gösteriyor'' dedi.

Fitch'in not kararı sonrasında Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, not artışları sonrasında ülkelerin GSYH'lerin yüzde 4'ü kadar küresel doğrudan yatırım çektiğini, Türkiye'nin de bu çerçevede 1-2 yıl sonra yaklaşık 32 milyar dolar doğrudan yatırım çekebileceğini bildirmişti.

''Geç kaldığımıza inanmıyorum''

Türkiye'nin kredi notunu ''yatırım yapılabilir'' ülke notuna yükseltmek konusunda geç kaldıklarını düşünmediğini söyleyen Parker, ''Geç kaldığımıza inanmıyorum. Daha öncesinde aşırı ısınma riski varken yapılacak bir not artırımın çok bir manası olmazdı. Türkiye ekonomisinin gelişimini, kamu finansmanındaki rasyoları gördük. Açık bir şekilde şimdi tam zamanıydı. Doğru kararı verdiğimize inanıyorum'' şeklinde konuştu.

Parker, Türkiye'nin kredi notunu ''yatırım yapılabilir'' seviyeye çıkarmaları kararının verme sürecine ilişkin olarak, şöyle konuştu:

''2011 yılında Türkiye ekonomisi aşırı ısınmıştı ve bazı ekonomik dengesizlikler ortaya çıkmıştı. Cari açık GSYH'nın yüzde 10 seviyelerine yükselmiş ve bu da sürdürülemezliğe işaret ediyordu. Finans ortamındaki artan belirsizlik, Euro Bölgesi'nde yoğunlaşan kriz, Türkiye'yi dış şoklara açık hale getiriyordu. Bu ortam içerisinde Türkiye'nin görünümünü 'pozitiften','durağana' değiştirmiştik. Sert inişe dair bazı endişeler söz konusuydu.

Ekonominin yeniden dengelendiğinin, cari açığın azaldığının delillerini gördük. Enflasyonun yeniden tek haneli rakamlara inişini gördük. Bir yandan ekonominin büyüme hızı azalırken, resesyona girişe dair bir gösterge görmedik. Türkiye'nin ekonomik temellerinde süregelen bir gelişim söz konusu ve kamu borcu rasyosunda da azalma var. Biz yakın zamanda Türkiye'nin direncini giderek artıracağını düşünüyoruz.''

''Bütün ülkelere aynı temeller üzerinde bakıyoruz''

Ed Parken, önümüzdeki iki yıl boyunca Türkiye'nin Fitch'ten yeni bir not artışı beklememesi gerektiğini ifade etti.

Parker, ''sıfırcı hoca'' benzetmelerine ilişkin, ''Bu doğru değil. Biz analizlerimizi ekonomik verilere ve risklere göre yaparken, bütün ülkelere aynı temeller üzerinde bakıyoruz'' dedi.

Türkiye ekonomisinin 2012'de yüzde 3, 2013'te yüzde 3,8 ve 2014'te yüzde 4,5 büyüyeceği tahmininde bulunan Parker, Orta Vadeli Program'ın hedeflerinin ''başarılabilir'' ve ''gerçekçi'' hedefleri olduğunu vurguladı.

Parker, ''Türkiye'nin Orta Vadeli Programı'nın başarılabilir, büyük oranda gerçekçi hedefleri olduğunu düşünüyoruz. Bu yıl itibariyle Türkiye'nin bütçe açığı beklenenin biraz daha üzerinde gerçekleşecek. Fakat bütçe açığındaki artış, iç talep azalması ile karşılaştırıldığında ölçülü seviyede. Genel olarak Türkiye'nin bu yıl bütçe performansı gayet makuldü. OVP'nin öngörülerinin gerçekçi olduğunu düşünüyoruz'' ifadelerini kullandı.

5 Kasım'da Türkiye'nin kredi notunu ''yatırım yapılabilir'' seviyeye çıkaran uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fith, Türkiye ekonomisine dair açıklamasında, özellikle ekonominin güçlü yapısına ve global şoklara karşı direnç artışına vurgu yaparken, ''Ülkenin kamu finansmanı kilit gücü oldu. Düşük bütçe açığı ve borç dinamikleri olumlu. İşsizlik son 11 yılın en düşük oranı'' ifadelerini kullanmıştı.

Fitch açıklamasında, ''Not artırımı kısa dönemde makrofinansal risklerin gevşemesi ve devletin azalan borç yükünü yansıtıyor. Türkiye ekonomisi diğer yatırım yapılabilir seviyedeki ülkelerden daha volatil kalacak. Türkiye'de kamu maliyesinin durumu kredi notu artışında güçlü ana unsur. Türkiye'nin güçlü bankacılık sistemi kredi notunu destekliyor'' ifadelerine yer vermişti.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS