Ayrıntı'dan 5 yeni kitap

Ayrıntı'dan 5 yeni kitap

Ayrıntı Yayınları, Kasım ayına yine dolu dizgin başladı. 5 yeni kitabı 9 Kasım'da raflardaki yerini alacak olan Ayrıntı Yayınları, yakında da Michel Foucault'nun biyografisini okurla buluşturacak.

Bunu Ben de Yaparım!
Modern Sanat Kullanma Kılavuzu

"Modern sanatı anlamak neden bu kadar zor? Neyin sanat olduğuna, neyin olmadığına kim karar veriyor? Sanat ve kuram yazılarında neden tumturaklı bir dil kullanılır? Sanat camiasının şatafatlı kulislerinde neler olup bitiyor?

İşte size, son derece eğlenceli bir modern sanat kılavuzu!

İş futbola, televizyon dizilerine gelince hemen herkes az çok laf etse de, sanat muhabbetlerinde kem küm etmemek için birkaç ayrıntı ve anekdot da bilmek gerekiyor. Ama bu zamanda sanat dünyasının karmaşık labirentlerinde uzun uzun gezinmeye kimin vakti var ki?
 
Sanat, sanat dünyası ve sanat ticareti hakkındaki acımasız gerçekleri öğreneceğiniz bu rehber kitap, hep aynı havalı laflar eden sanat erbabından ve bildik yavan heyecan gösterilerinden hiç şaşmayan sanat pedagoglarından çok farklı bir telden çalıyor. Çağdaş sanatın en önemli türleri ve akımları hakkında genel bir bilgi verirken, anekdotlarla eğlendiren ve sapla samanı birbirinden ayırt etmeyi öğreten bu sanat rehberinin mottosu şu: Az olsun, öz olsun.

Çağdaş sanat sergilerinde bazen çileden çıkan ama sanat düşmanı olmak da istemeyen herkese hitap ediyor bu kitap. Okurları, dışı cilalı, içi boş sergilerden uzak durmaya, sıkı bir "sanat diyeti" yapmaya çağırıyor! "Çok eğlenceli ve keyifli!" Focus dergisi

"Meşhur isimlerden korkmayan, sahte saygı gösterilerinde bulunmayan bir kitap. Modern sanat hakkında sağlam bilgiler veren, aynı zamanda da güldüren bir kitaba her zaman rastlanmıyor." Literaturkritiker dergisi

Babamın En Güzel Fotoğrafı

Gönül Kıvılcım on yıllık bir aradan sonra yazdığı ikinci romanı Babamın En Güzel Fotoğrafı'nda köklerini arayan bir kadının belleğinden hüzünlü ve sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor okuyucusunu.  Kimsenin hasarsız atlatamadığı bir dönemi büyük bir duyarlılıkla canlandıran Kıvılcım iyi hikâyenin gerçek hikâye olduğunu kanıtlıyor; en azından onu okuyanlar için..  
 
Kökler.

Buğdayların kökleri var, tıpkı insanların olduğu gibi. Burada, ırmak kıyısında söğüt ağacının altında oturmuş onları hatırlamaya çalışıyorum, köklerimi. Dallarıyla göğü kucaklayan söğüt ağacının kıpırtılarını takip ediyorum ve o ağaçtan düşen mekik şeklindeki sarı yaprakları. Dünyayı unutmak için daha kaç yaprak gerekir? Cevap: havada dönerek yere  düşen bir yaprak. Bir tane daha. Yaprak yağmuru bu. Elim kolum bağlı yaşlı söğüt ağacının yapraklarını kaybedişini izlerken burada ölebilirim diye düşünüyorum. Doğduğum topraklarda ölümden korkmuyorum.


Unutulmuş Adanın Kararsız Seçmeni

Çağdaş Amerikan yeraltı edebiyatının en şaşırtıcı yazarlarından Arthur Nersessian Unutulmuş Ada'nın Kararsız Seçmeni'nde günümüz ABD'sinin karanlık bir parodisini sunuyor. Bilimkurgulara özgü bir zaman metaforu, paronayak bir siyasi düzen ve kaotik bir atmosfer…

Unutkanlık hastası Uli gözlerini açtığında kendisini tuhaf, ürkütücü, hem tanıdık hem çok yabancı bir şehirde bulur; NewYork'ta… Ancak bu yeni NewYork Nevada çölünün ortasına kurulmuştur. Yakılıp yıkılmış bu vahşi şehirde insan hayatının hiçbir değeri yoktur. Siyasi parti kisvesi altında örgütlenmiş iki gangster çetesinin egemenlik savaşı verdiği sokaklar, yaklaşan seçimler nedeniyle  tam bir savaş alanına dönmüştür. Bu iki çete, Domuzlar ve Çöpçüler, başkanlık yarışını kazanmak için her yolu denemektedir. Az sayıda insanın yaşadığı şehirde bir oy bile önemlidir ve kararsız seçmenlerin tercihi belirleyecektir her şeyi.

Can derdine düşüp çetelere boyun eğmiş seçmenleri gören Uli bir görevi olduğunu, buraya bilerek gönderildiğini düşünür; ama kim, neden görevlendirmiştir Uli'yi? Hepsinden önemlisi Uli kimdir?

Uli yavaş yavaş alternatif bir tarih ve ülke similasyonu içinde bir oyuncu olduğunu ve neden buraya geldiğini anlayacak ve Unutulmuş Ada'nın kararsız seçmeni için mücadele etmeye başlayacaktır.

Unutulmuş Ada'nın Kararsız Seçmeni'nde, William Burroughs ve Philip K. Dick karışımı bir üslupla, günümüz NewYork'undan hareketle yepyeni bir dünya yaratıyor Nersessian. Karanlık bir hikaye bekliyor okuru bu kitapta. Arayan yer yer umut da bulacaktır bu kitabın sayfalarında ama mutlaka rahatsız edici zengin bir hayalgücü eşliğinde…

Kızıllığın Kalbi

Kızıllığın Kalbi uzaklara dair pek çok şeyin hikayesi. Amerika'dan Güney Afrika'ya dönen ve yeni demokrasi karşısında hayal kırıklığına uğrayan, yeni tanıştığı ve erken kaybettiği bir kadını ararken yolu ülkenin diğer ucundaki bir köye düşen Camagu'nun hikayesi. Yüz elli yıl önce Xhosa halkına sığırlarını kesip ekinlerini yakmaları telkininde bulunan genç kadın peygamberlerin, peygamberlere inananların ve inanmayanlarn hikayesi. Yüz elli yıl sonra devam eden düşmanlığın, kıtlık karşısında çaresizleşmiş bir halkın asırlık çekişmelerinin hikayesi. Tuhaf aşk üçgenlerinin, platonik bir aşkın ardı sıra geldiği köyde gerçek aşkı bulacak olan bir adamın, modernleşme sürecinin, yerelliğin, kıtlığın, İngiliz sömürgesi altında yazılan bir tarihin, kızıl toprakların kalbinin hikayesi.

Afrika edebiyatının yaşayan en önemli isimlerinden biri olan Zakes Mda'nın en önemli eserleri arasında gösterilen Kızıllığın Kalbi, yalın fakat güçlü örgüsüyle Güney Afrika'nın yakın tarihine değinirken aynı zamanda neredeyse iki asır öncesinin tarihsel olaylarına ve bugüne yansımalarına da edebi bir dille ışık tutuyor. Kızıllığın Kalbi yalnızca bir roman değil, bir tarih çalışması, yaşanmış ve yaşanmakta olana karşı alınmış bir tavır olarak da okunmalıdır.

Tarihçi ve Toplumsal Hareket

Tarihçi ve Toplumsal Hareket, 19. yüzyıl ve yirminci yüzyıl başı, sosyalist ve işçi hareketi  tarihinin öncülerinden Georges Haupt'un (1928-78) son kitabı.

"Bu kitapta bir araya getirilen yazılar, akademide dar bir alana hapsedilen enternasyonal sosyalizm tarihi içinde 20 yıl önce başlayan "işçi sınıfı tarihi için verilen mücadelenin" ürünleridir. Yazıların temel tezi, Enternasyonal'in, sosyalizm tarihinde açılan bir tür parantez olmak bir yana, bu tarihin birincil momenti, hatta matrisi olduğu yönündedir.

Bu kitapta bir araya getirilen yazılar, akademide dar bir alana hapsedilen enternasyonal sosyalizm tarihi içinde 20 yıl önce başlayan "işçi sınıfı tarihi için verilen mücadelenin" ürünleridir. Yazıların temel tezi, Enternasyonal'in, sosyalizm tarihinde açılan bir tür parantez olmak bir yana, bu tarihin birincil momenti, hatta matrisi olduğu yönündedir.

Kitaba bütünlüğünü veren her şeyden önce yönteminin üç farkı amacı göz önünde bulundurmasıdır: Geçmişteki polemiklerle kırık dökük bir hale gelen zemini düzeltmek ve tarihi tanınmaz kılan sahte dekorları indirmek; sosyalizmin uluslararası boyutlarını yeniden öne çıkarmak ve son olarak da işçi hareketi tarihinin işlevi üzerine yeniden düşünmek için katkı sunmak. Hareketin gerçek bilgisine erişmek, bu tarihin muhataplarını, geçmişe ilişkin göndermelerin ve bunların keyfi kullanımının çoğu kez aldatıcı olduğu konusunda daha uyanık olmaya sevk edebilir."
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS