Çürümenin romanı Türkçe'de

Çürümenin romanı Türkçe'de

İthaki Yayınları'ndan Kasım ayı için 4 yeni kitap kitapseverlerle buluşuyor.

Çürümenin romanı: Mezarların Çağrısı

Özellikle Avrupa’da kitapları çok satanlar listelerinde yer alan yazar Simon Beckett’tan yepyeni ve çarpıcı bir polisiye. Adli antropolog Dr. David Hunter karakteri bir kez daha sahnede.

Dünyada 7 milyon kişi tarafından okunan uluslararası bestseller   Mezarların Çağrısı, Adli Antropolog Dr. David Hunter’ın yeni bir macerasını konu alıyor.  Issız bir arazide genç bir kızın cesedinin bulunması, eski bir cinayet dosyasının açılmasına ve tüm okların hapishanedeki acımasız katil Jerome Monk’a çevrilmesine neden olur. Monk’un işbirliği teklifi ise David Hunter’ın hayatını tamamen değiştirecektir. 

Mezarların Çağrısı kitabını yazmak için çeşitli üniversitelerde Suç Bilimi, Anatomi ve Kimlik Tespiti, Cesetlerin Yerinin Tespiti gibi dersler alan Simon Beckett, ayrıntı ustası olduğunu bir kez daha kanıtlamış oluyor.  Mezarların Çağrısı’nın sesli versiyonu, Almanya’da 2011’in en popüler sesli kitabı seçilerek HörKules Ödülü kazandı.

Simon Beckett kimdir?

Simon Beckett, 1960 yılında Sheffield’da doğdu. İngiliz filolojisi üzerine yüksek lisansını tamamlamasının ardından, eğitmen olarak İspanya’ya gitti. Oradan döndükten sonra serbest gazetecilik yapmaya başladı ve şimdiye kadar The Times, The Daily Telegraph, The Observer gibi gazeteler için yazı yazdı. Uluslararası çok satanlardan olan dört kitaplık David Hunter serisinin diğer kitapları Ölümün Kimyası, Kemiklerin Şifresi, Ölülerin Fısıltısı İthaki Yayınları tarafından yayımlandı.    

Kitaptan:

Bir. İki. Sekiz.
Çürümenin sayıları. Büyük küçük bütün organizmalar bu orana göre bozulur. Havada, suda, toprakta. Hava şartlarının aynı olması kaydıyla, su altındaki bir cesedin dağılması yüzeyde bırakılan bir cesedinkinin iki katı zaman alır. Toprak altında ise sekiz kat daha fazla. Bir, iki, sekiz. Basit bir formül ve kaçınılmaz bir gerçektir bu. Bir şey ne kadar derine gömülmüşse, o kadar uzun süre sağlam kalır.

Oscar ödüllü yazardan eşsiz bir umut hikayesi: Kızıl Ağaç

İsimsiz küçük bir kız kapkara ağaç yapraklarının sardığı bir odaya uyanır.

Karmaşık, şaşırtıcı ve yabancı bir dünyada dolaşırken içi karanlık duygularla dolar. Ama odasına geri döndüğünde umut kızıl bir ağaç yaprağında “tam da hayal ettiği gibi” filizlenmek için bir yol bulmuştur.

Kızıl Ağaç çocuk kitapları Oscar’ı olarak kabul edilen Astrid Lindgren ödüllü yazar Shaun Tan’ın Türkiye’de yayımlanan ilk kitabı. İthaki Yayınları’nın Türkiye’deki okuyucularla buluşturduğu kitap karanlık bir dünyada yolculuğa çıkan kızıl saçlı bir kızın umut dolu öyküsünü büyülü kelimeler ve eşsiz resimlerle anlatıyor. Kitap, yalnızlık ve yabancılaşma gibi kelimelerle anlatılması en güç duyguları olağanüstü resimlerle birleştirerek tadına doyulmaz bir okuma deneyimi sunuyor.

Bugüne kadar İspanya, Fransa, Japonya, Amerika, Çin ve Kanada'da yayımlanan kitap Patricia Wrightson ödülünü kazandı ve Fransızca çevirisi Fransa’da çocuk kitaplarına verilen en önemli ödüllerden biri olan 'le Prix Octogones'e aday gösterildi.   

Shaun Tan kimdir?

Kitabın yazarı Avustralyalı yazar ve çizer Shaun Tan, 1974 yılında doğdu. 2011 yılında İsveç’in ünlü çocuk kitapları yazarı Astrid Lindgren anısına her yıl verilen ve çocuk edebiyatı alanında en büyük ödül olarak kabul edilen Alma ödülünü kazandı. Ayrıca 2012 ve 2011’de, daha önce pek çok kez aday gösterildiği Hugo Ödülü’nü kazandı. Kendi çizim ve yazılarından oluşan yaklaşık 20 çocuk kitabı bulunan Shaun Tan’ın kendi animasyon kitabından The Lost Thing (İthaki Yayınları, Aralık 2012)  adıyla sinemaya uyarlanan filmi, 2011 yılında en iyi kısa animasyon Oscar’ı kazandı. 

Tahsilli Bir Domuzun Anıları

Russell Potter’ın, Tahsilli Bir Domuzun Anıları,  İthaki Yayınları’nın Başka Kitaplar serisinden çıkan yeni bir kitap. Salford’daki bir çiftlikte geçirdiği ilk dönemlerinin sıradanlığının ardından, şöhret basamaklarını hızla çıkan domuz Toby’nin ilginç hikayesi, Tahsilli Bir Domuzun Anıları’nda “edebi” bir dille anlatılıyor. 

Fonda 18. Yüzyıl İngiltere’sinin olduğu Tahsilli Bir Domuzun Anıları, hem dönemin sosyal yapısı hem de şov dünyasının iç yüzü hakkında ipuçları veriyor. Hayatını anlatırken Dante’den örnekler verip, betimlemeler yapan, Oxford’da özel eğitim görüp, Shakespeare okuyan, sahte “tahsilli domuzlar” ile mücadele eden Toby’nin maceraları; bir başkasına bağımlı hale gelmekten kurtulmayı anlatan eğlenceli bir roman. 

 “Normallerin ulaşamayacağı raflarda saklayınız” sloganıyla, edebiyatta farklı sesler duymak isteyenler için hazırlanan  Başka Kitaplar serisi; bolca eleştiri, kararınca kara mizah, tedirgin edecek kadar yüksek dozda ironi içeriyor.

Russel Potter kimdir?

Russel Potter; edebiyat, erken dönem medya ve Kutup keşifleri tarihi dersleri vermektedir; 2007 yılında Kutup Manzaraları: Görsel Kültürde Buzlar İçindeki Kuzey (Arctic Spectacles: The Frozen North in Visual Culture) adlı kitabı basılmıştır, Kanal 4’te yayınlanan Kuzeybatı Geçidinin Peşinde (Search for Noartwest Passage) programının sunuculuğunu yapmıştır.  Rhode Island’da bulunan Providence’ta yaşamaktadır.

Üç ressamdan sanatın sancıları: Işık Aşktan Daha Eskidir

Farklı dönemde yaşamış biri gerçek ikisi kurgu üç ressamın ekseninde dönen Işık Aşktan Daha Eskidir, sanatçının yaratım sürecindeki hesaplaşmaları, sancıları ve sanatın sanatçıyı “ölümsüzleştirmesi”  üzerine çarpıcı bir roman. Kim bilir belki de sanatçı bilinçsiz bir katilden başka bir şey değildir.

İspanyol yazar Ricardo Menèndez Salmòn Işık Aşktan Daha Eskidir kitabı, farklı dönemlerde yaşamış, ama bir şekilde birbirlerinin hayatını etkilemiş üç ressamın  hikayesini anlatır. Hayatlarında sorular yaşayan bu üç ressamın hikayesi Bocanegra adlı bir yazar tarafından anlatılır.  Bu birbirinden farklı üç hikaye yine farklı dönemlerde geçer ama aralarında tematik ve şekilsel bir birlik ve bütünlük vardır.

1950 yılında Avrupa’da Kara Veba’nın yaraları sarılmaya çalışılırken, geleceğin 11. Gregoriosu olacak kardinal yardımcısı Piere Roger de Beaufort, ressam Adriano de Robertis’in   son eseri  Sakallı Meryem’i yok etmeye gider. 1970’de Rus asıllı Amerikan ressam Mark Rothko sanatının ve ününün zirvesinde yaşadığı bunalım ve tüm bu ilgi ve hayranlıktan kaçma isteği sonrası, bileklerini keserek intihar eder.

Rus ressam Vsevolod Semiasin resmin hakimi olma ve “kendini kendi yapıtına karıştırma” arzusuyla  kendi tuvallerini parçalayarak yer. Aşkı huzurda bulan ama umutsuz ve bitkin yazar Bocanegra ise acılarıyla bu üç ressamın hikayesini anlatarak yüzleşir ve 2040 yılında sonunda “ölümsüzlüğe” erişir.

Sanatçı olma mücadelesi, sanatçıların dış güçlere ve etkenlere karşı seslerini ve kendilerini savunmak zorunda kalışlarını etkileyici bir dille anlatır.

Ricardo Menèndez Salmòn kimdir?

1971’de Gijon’da doğan Ricardo Menèndez Salmòn çağdaş İspanyol edebiyatının en usta kalemlerinden biri olarak kabul edilir.

El Pais gazetesinde ve birçok edebiyat dergisinde yazıları yayımlandı. Menèndez Salmòn Kötülük Üçlemesi (La ofensa, Derrumbe, El corrector) diye de bilinen eserleriyle ünlüdür. 

La ofensa yayımlandığı yıl Qwerty Barcelona Television ödülleriyle Libreria Sintagma’nn En İyi Kitap ödülünü aldı ve edebiyat dergisi Quirema tarafından 2007’nin en iyi İspanyolca eseri seçildi. Işık Aşktan Daha Eskidir 2010 yılında Calamo “Otra miranda” ödülünü aldı.

Kitaptan:

Bazı günler var ki hiçbir şey olmuyor. Yani bir yazı formuna dönüştürülebilecek bir şey olmuyor. Aslında pek çok insan hayattan hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey demeden, sürekli bir hiçlik yaşarak geçer; ancak kim bilir belki bunun farkında değillerdir veya umursamıyorlardır, belki de bu durumu görmezden geliyorlardır. Hiçlik genelde görünmez, duyulmaz, sıkıcı bir durumdur. Nefes alır verir gibi yaşanır hiçlikte: Otomatik bir şey gibidir.






{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS